top of page

Haftalık Psikoloji Bülteni'ne üye ol

Teşekkürler.

HUZURSUZ EMOŞ.jpg

Geç kalmışlık hissi ve şefkatsiz telaş

  • 18 Tem
  • 2 dakikada okunur

Kırk yaşında tıp fakültesine başlamak isteyen adama, arkadaşları, “yahu altı yıl sonra okulu bitirdiğinde kırk altı yaşında olacaksın, ne gerek var?” diye çıkıştığında adam şakayla karışık yanıt verir:


“Tıp okumasam da altı yıl sonra kırk altı yaşında olacağım.”


Sanki ortak bir zaman çizelgesiyle doğmuşuz gibi her şeyin bir yaşı olduğuna inanırız.


Oysa hepimiz kendi eşsiz hikayemizi yaşarız.


--


Adam Phillips’e göre, şimdiye dek hayata çoktan yerleşmiş olmamız gerektiğine dair inancımız, yetişkin narsisizminden kaynaklanır.


Psikanalist, çocukların, olasılıklar arasında gezinen seyyahlar olduğunu söyler.


Yetişkinler ise durmayı ve bulunduğu yerin en iyisi olduğuna inanmayı diler.


Çocuğun arzusu çocukluktan çıkmaktır, yetişkinin arzusu ise değişim isteğinden kurtulmak.


--


Tarih boyunca, hızlı bir başlangıç yapıp erken uzmanlaşmak en iyi gelişim stratejisiydi. Çünkü her şey uzun süre aynıydı; kurallar bariz, işler tekrara dayalı ve geri bildirimler düzenliydi.


Kendimizi karşılaştırdığımız herkes benzer hayatı yaşar, erken evlenir, erken torun sahibi olurdu.


True Detective dizisinde sanatçı veya tarihçi olabilecekken polis olmayı seçen ve artık dönemeyen Rust Cohle’un dediği gibi, hayat, tek bir konuda uzmanlaşmak için bile kısa sayılırdı.


Yanlış bir seçimde zaman kaybetmek, geri dönüşü olmayan bir hata olurdu.


--


Oysa bugün her şey çok farklı.


David Epstein’ın kitabı Çok Yönlü’de gösterdiği gibi, günümüzde farklı konularla ilgilenerek kariyer tercihini geciktirenler, hem daha çok yaratıcılık sergiliyor, hem de değişen dünyaya daha iyi uyum sağlıyor.


Birçok insan, kırklı, ellili, altmışlı yaşlardan sonra inanılmaz dönüşümler gerçekleştiriyor. Erken uzmanlaşmış kişiler de, daha bilge oldukları yaşamlarının ikinci yarısında, benliklerine daha uygun rollere ve projelere atılıyor.


O zaman neden geride kalmanın acısını her geçen gün daha ağır hissediyoruz?


ŞEFKATSİZ TELAŞ


Epstein’e göre dünya o kadar hızlı değişir ki, uzun dönemli planlara sadık kalmak, aslında tasavvur edemediğimiz bir dünyada bilemeyeceğimiz bir rolü seçmek ve mutsuz olsak bile ona tutunmak anlamına gelir.


Bunun yerine mümkün olduğunca ağırdan alıp, kısık ateşte pişip, kendimizi çok yönlü bir şekilde geliştirmemizi önerir.


Ama bir düşmanımız var: Sosyal medyanın körüklediği şefkatsiz telaş.


--


Yetiştirilme tarzımıza bağlı olarak, içten içe başkalarının sevgisine layık olmak için bir şeyler başarmamız gerektiğine inanabiliriz.


Daha da zoru, kendi sevgimize ve saygımıza layık olmak için bir şeyler başarmak zorunda hissedebiliriz.


Kendine benzer en çok 150 kişiyle sosyalleşmek için evrilmiş bizler, sosyal medyada milyarlarca insanın başarısızlıkları gizlenmiş en harika halleriyle karşılaşınca şefkatsiz bir telaşa sürüklenebiliriz.


--


Nedir şefkatsiz telaş?


Ne olduğumuza değil de, ne olmadığımıza o kadar odaklanırız ki, verdiğimiz savaşları, artan bilinçliliğimizi, gelişen yeteneklerimizi, altından çıktığımız enkazları, üstümüzden attığımız yükleri, yıllar sonra itiraf edip yüzleştiklerimizi, yaralarımızı, sabrettiklerimizi, katlandıklarımızı, yani kendi hikayemizi görmezden geliriz.


Sanki herkes için geçerli bir zaman çizelgesi varmış gibi hisseder; hayatımızın en bilge, en güçlü, en cesur döneminde olmamıza rağmen gitmek istediğimiz yola “ne gerek var?” deriz.


--


Oysa her birimizin hikayesi başka ve hayatımız doğrusal değil. Bizler, A noktasından B noktasına giden araçlar değiliz. Daha çok, genişleyen evren gibiyiz.


Kendimize telaşla değil de şefkatle baktığımızda, hem çocuk seyyahlığımızın hem yetişkin bilgeliğimizin farkına vardığımızda, dünya ne kadar değişirse değişsin, nereye gitmemiz gerektiğini de biliriz.


1800’lü yıllardan kalma bir şiirde yazdığı gibi:


O yıldızı gördüysen, görmemezlik edemezsin bir daha;


Olabileceğin kişi olmak için geç değil hala.



Kaynaklar:

Adam Phillips - Kaçırdıklarımız

Nic Pizzolatto - True Detective

David Epstein - Çok Yönlü

Adelaide Anne Procter - A Legend of Provence

Yorumlar


30.000 üyeli haftalık Huzursuz Bülten'e ücretsiz abone olabilirsin:

Teşekkürler.

HUZURSUZ BEYİN

  • Instagram
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
bottom of page