top of page

Haftalık Psikoloji Bülteni'ne üye ol

Teşekkürler.

HUZURSUZ EMOŞ.jpg

Başlama anksiyetesi

  • 18 Tem
  • 2 dakikada okunur

Doğru adımı atmak neden bu kadar zor? Neden kendimiz için en basit adımı bile erteleriz?


Araştırmalar, kronikleşen ertelemenin asıl nedeninin tembellik veya iradesizlik değil, kaygıdan kaçınmak olduğunu bulguluyor.


Kendi iyiliğimiz için adım atmanın kaygı yaratması tuhaf gelebilir.


Basit bir adımın derinlerinde bile neler gizlenebileceğine psikanalitik, varoluşçu ve biyolojik bağlamda bakalım.


...


Psikanalitik bağlamda kaygının kaynağı hem eyleyen, hem de eleştiren olmamızdır.


Belirsizliğe doğru adım atan bir çocuk, doğru yolda olup olmadığını görmek için ara sıra durup, annesine bakar. Büyüdükçe annenin soyut varlığı içine yerleşir.


“Her çocuğun içinde annesi olduğu gibi,” der Winnicott, “her yazarın içinde okuyucusu, her müzisyenin içinde dinleyicisi ve her öğrenenin içinde öğretmeni bulunur.”


İçimizdeki eleştirmen ne kadar katı ve mükemmelliyetçiyse kendi başımıza adım atmamız da o kadar zorlaşır.



Varoluşçu bağlam, ertelemeyi sorumluluğun reddi olarak görür. Paul Tillich’in dediği gibi “insan, yalnızca karar anlarında insan olur.”


Kendi başımıza, özgürce aldığımız kararlarda “yaratıcının sorumluluğunu” üstleniriz.


Çünkü kendi hayatlarımızı yaratmak için adım atarız. Ama o zaman da iki soru belirir:


1. Neden daha önce yapmadın?


2. Bundan sonra hep yapacak mısın?


Kendimiz için attığımız basit bir adım bile, hayatın tüm sorumluluğunu yüklenmek anlamına gelir.



Biyolojik bağlamda beynimiz, uzun vadeli her türlü eylemi sabote etmeye çalışır.


Buna bir de sorumluluğun kabulü, eleştiri ve suçlanma ihtimali eklendiğinde acı çekmeye başlarız.


Bu acı, bize genellikle iç sıkıntısı olarak yansır ve kurtulmak için başka işlere dadanırız. Bir sayfayı yazmamak veya bir epostayı okumamak için bütün evi temizlememiz bundandır.


Başlamanın kaygısından kurtulmanın mucizevi bir yolu bulunmaz.


Kaygının içinden geçmeliyiz.


..


GEÇİT TÖRENİ


İç sıkıntısına rağmen harekete geçtiğimizde, zamanla denkleme “doğru yolda olmanın hoşnutluğu” ve “niyet ettiğimiz eylemi yapabilmiş olmanın özgüveni” katılır.


Dopaminal enerjiyle birlikte yeni ağlar hızlı oluşur ve pekişir.


Böylelikle başta pamuk ipliğine bağlı irademiz zamanla güçlenir.


Şimdi bunun yaratıcı insanların yaratma süreçlerini nasıl etkilediklerine bakalım.



Çoğu ödül kazanmış elliden fazla kitap yazmasına rağmen, Neil Gaiman, her başlangıçta zorlandığını söyler.


Buna “yaratıcının musluk tıkanıklığı” der.


Nasıl ki aylarca açılmamış bir musluğu ilk açtığımızda kirli ve bulanık bir su akarsa, kaygılı bir zihnin ilk performansı da hep kötü olacaktır.


Ama kendimizi suçlamadan, paniğe kapılmadan devam ettiğimizde, kirli su musluktan akar, akar, akar ve en nihayetinde gittikçe berraklaşmaya başlar.


Çünkü kaygı zamanla azalır.



Oscar ödüllü senarist/yönetmen Peter Farrelly de yeni bir esere başlarken her defasında içinin deli gibi çalkalandığını söyler:


“Kendime verdiğim tek görev başlamaktır. Ortaya ne kadar berbat bir şey çıkarsa çıksın başlamak… Çünkü bu sayede hiç olmazsa elimde zamanla güzelleştirebileceğim bir şey olur. İlk çıkardığım şeyle oynar, oynar, oynar ve ondan harika bir şey yaratmaya çalışırım.”


Yönetmen, basit bir tavsiyede bulunur:


“Başlangıç çalkantısını kabul edin. Ondan kurtulmaya çalışmayın. Onun içinden geçin.”



Dışarıdan ne kadar basit görünürse görsün, kendimiz için atacağımız o ilk adımın köklerinde derin anlamlar yatabilir.


Başlamak ve ilerlemek, pskanalitik bağlamda, içsel eleştirmenimizden kurtulup kendimize izin verebilmekle; varoluşsal bağlamda hayatımızı yaratmanın sorumluluğunu kabul etmekle, biyolojik bağlamda, adım adım beyin ağlarımızı esnetebilmekle mümkün olur.


Başlarken içinden geçmemiz gereken o büyük sıkıntı ise daha anlamlı bir hayata açılan geçit törenidir.



Kaynaklar:

Timothy A. Pychyl - Prokrastineyşın

Nuno Amado - Psychoanalytic views of “writer’s block”: Artistic creation and its discontents

Donald Winnicott - Home is Where We Start From

C. Steinert, N. Heim, F. Leichsenring - Procrastination, Perfectionism, and Other Work-Related Mental Problems

Julian Shapiro - Creativity faucet: Increase your creativity

Konuyla ilgili okuma önerisi:

Prokrastineyşın

Timothy A. Pychyk

Metropolis

Yorumlar


30.000 üyeli haftalık Huzursuz Bülten'e ücretsiz abone olabilirsin:

Teşekkürler.

HUZURSUZ BEYİN

  • Instagram
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
bottom of page