top of page

Haftalık Psikoloji Bülteni'ne üye ol

Teşekkürler.

HUZURSUZ EMOŞ.jpg

Yanlış karar verme korkusu

  • 18 Tem
  • 3 dakikada okunur

Bazen kendimizi sıkışmış ve en ufak kararları dahi alamayacak kadar güçsüz hissederiz.


Saplantılı düşünceler konusunda uzman Martin Seif kronikleşen kararsızlığımızın ardında üç önemli neden olduğunu söyler:


1. Mükemmel kararı aramak


2. Belirsizliğe karşı duyarlılık


3. Pişman olma korkusu


Ancak pişman olma korkusu son yıllarda gittikçe ağırlık kazanır.


--


Tutunamayanların kahramanı, “kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım, kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım,” diyerek özetler dönemimizi.


Gittikçe bireyselleşen dünyada, artık ne evimiz sadece barınak, ne de işimiz sadece ekmek kapısıdır; dinlediğimiz şarkıdan, yediğimiz veya yemediğimiz şeye, okuduğumuz kitaptan yaptığımız seyahatlere kadar tüm seçimlerimiz kim olduğumuzu veya kim olmak istediğimizi gösterir.


Basit bir karar bile, bizi yanlış temsil eder korkusuyla, içimizde anksiyete yaratabilir.


--


Üstelik seçeneklerimizin fazlalığı, oralarda bir yerlerde mükemmel bir seçeneğin olduğu yanılgısını da beraberinde getirir.


Yüz elbise arasından seçim yaptığımızda, doksan dokuz elbiseden vazgeçmek zorunda kalırız; yüz insan arasından seçim yaptığımızda, doksan dokuz insandan vazgeçmek zorunda kaldığımız gibi.


“Pişmanlık korkusu yalnızca seçim yapmamızı engellemekle kalmaz, sahip olduğumuzu da değersizleştirir” der Winston Seif.


Geride bıraktığımız alternatifleri düşünmekten, elimizdekinin de değerini bilmez oluruz.


--


Baumeister ve arkadaşlarının teorisine göre zor kararlar aldığımız günlerin akşamlarında irade gücümüz zayıflar, kötü karar alma ihtimalimiz artar; dürtüsel alışveriş, sağlıksız yeme içme, atılmaması gereken mesajlar gibi.


Çok karar, çok yorgunluk getirir.


Zamanla karar yorgunluğu kronik kararsızlığa dönüşür, o zaman da veremediğimiz kararlar nedeniyle suçluluk duymaya başlarız.


Otto Rank'e göre terapinin hedefi, danışanın suçluluk duymadan seçim yapmayı öğrenmesidir. Belki de bu günlerde en çok ihtiyacımız olan şeydir bu.


KAÇINDIĞIMIZ KARARLAR


Yanlış karar vermekten korktuğumuzda, bazen değiş tokuş yaparız. Yalom, eşinden ayrılmak isteyen ama yalnız kalmaktan korkan danışanının, sorunu kendine bir sevgili bularak çözdüğünü söyler. Bu sayede artık “eş ve yalnızlık” arasında değil “eş ve sevgili” arasında karar verecektir.


Sevgiliyi seçer.


Ancak zaman geçer ve yara bandı etkisini kaybeder. Mutsuz kadın, yine aynı kararla baş başa kalır:


“Mutsuz ilişki mi, yalnızlık mı?”


--


Bazen kararı başka bir kişiye bırakmaya çalışırız.


Bazılarımız, terapistini onun yerine karar vermeye ikna etmek için büyük çaba harcar, bunun olmayacağını fark ettiğinde ise öfke ve hayal kırıklığıyla dolar.


Bazılarımız ise ayrılmak istediği ama pişman olmaktan korktuğu ilişkiyi sabote eder, durduk yere kavga çıkarır, istikrarsız davranır ve partneri tarafından terk edilmeyi bekler.


Bazılarımız ise kararın fallar, yıldızlar ve rüyalar tarafından belirmesini bekler, sorumluluğu soyut dış güçlere atar.


--


Peki ne fark eder? Sonuçta kararı biz de alsak, başkasına da bıraksak sonuç aynı olmuyor mu?


“Büyük kararların derin kökleri olur,” der Yalom; “her büyük seçim, büyük bir feragati yanında getirir; her büyük feragat ise yalnızlığımızı ve zamanın tükeniyor oluşunu gösterir bize.”


Hayatı boyunca zararlı alışkanlıkları yüzünden sevdiklerini kaybetmiş adam, bağımlılığıyla mücadele ederken kendisini neden sabote ettiğini fark eder:


“Eğer bugün bırakırsam, dün de bırakabilirmişim anlamına gelir. O zaman boşa giden hayatımın suçluluğuyla nasıl yaşarım?”


--


Karar vermek zordur. Napolyon gibi bir savaşçı bile defterine kimsenin karar alırken onun kadar cesaretsiz ve güvensiz hissetmediğini yazar. Ama bir kere karar aldı mı, bütün şüpheleri unutur.


Hayatlarından memnun insanlar da muhtemelen sürekli en doğru kararı verenler değil, kararlarını en iyi idare edebilenlerdir.


“Suçlulukla başa çıkmanın yolu telafidir.” der Yalom, “İnsan geriye doğru iradesini kullanamaz. Ancak geleceği değiştirerek geçmişini telafi edebilir.”


Yeni bir resim asmak için hiçbir zaman geç değildir.



Kaynaklar:

Winston Seif - Chronic Indecisiveness: Between a Rock and a Hard Place

Winston Seif - Behind Chronic Indecisiveness: The Fear of Regret

Irvin Yalom - Varoluşçu Psikoterapi

Irvin Yalom - Güneşe Bakmak, Ölümle Yüzleşmek

Oğuz Atay - Tutunamayanlar

Roy Baumeister - Willpower

Barry Schwartz - The Paradox of Choice

Yorumlar


30.000 üyeli haftalık Huzursuz Bülten'e ücretsiz abone olabilirsin:

Teşekkürler.

HUZURSUZ BEYİN

  • Instagram
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
bottom of page