top of page

Haftalık Psikoloji Bülteni'ne üye ol

Teşekkürler.

HUZURSUZ EMOŞ.jpg

Makul beklentilerin zedelenmesi

  • 18 Tem
  • 2 dakikada okunur

Sevilmek, görülmek ve güvende hissetmek gibi makul beklentiler, çocuklukta şekillenir ve zedelendiğinde öfkeli yeminlere dönüşür.


Clarissa Estes’e göre çocukken bu beklentilerin ihmallerle yaralanması, yetişkinliğin en derin acılarından biridir. “Tüm bunların öfkelendirdiği çocuk,” diye yazar Estes, “büyüdüğünde kendisine bu şekilde zarar verilmesine bir daha asla izin vermeyeceğine dair yemin eder.”


Bu yeminler, ilişkilerimizden kendimize bakışımıza kadar her şeyi biçimlendirir.



Acı çekmeme yemini, psikolojik hayatta kalma stratejilerine dönüşür. İki abartılı uçtan birine savruluruz.


Bir tarafta “talepkarlar” yer alır. Bu kişiler, çocuklukta bulamadıkları güveni kontrolle arar; her şeyin mükemmel ve öngörülebilir olması için çabalar.


Diğer tarafta “kayıtsızlar” bulunur. Bu kişiler, beklentilerinin karşılanmayacağına dair acı bir deneyimi tekrar yaşamamak için duvar örerler. “Zaten olmayacak” diyerek beklentilerini sıfıra indirirler.



Romantik partneriyle sürekli birlikte olma planları yapan Ayşe ile bu planları hiç umursamıyor gibi görünen Ahmet bize o kadar zıt gelir ki ikisinin de geçmişte aynı dersi öğrendiğini fark etmeyiz:


“Terk edilmek acı verir.”


Ayşe, terk edilmemek için her detayı kontrol eder, sürekli tetiktedir. Ahmet ise daha en başından bir gün terk edileceğini kabul eder. Nasıl olsa bitecekse, neden duygusal yatırım yapsın ki?


Ayşe ve Ahmet, farklı yollar izleseler de aynı korkudan kaçarlar: Terk edilmek.



Değersizlik korkusu da ilişkilerimizi etkiler.


Meltem, her küçük eleştiriyi kişisel bir saldırı gibi algılar; kendini savunma ihtiyacıyla hemen öne atılır. Sürekli “Ben de yeterince iyiyim” deme telaşı içindedir.


Mert ise sessiz kalır. Eleştirilmekten, yetersiz görülmekten öylesine korkar ki fikrini söylememeyi seçer. Susarak kendini koruduğunu sanır.


Meltem konuştukça Mert içine kapanır. Mert sustukça Meltem daha da bastırır.


Aslında ikisi de aynı yarayı taşır: “Ben yeterince değerli değilim.”



Kırık umutlar, sadece ilişkilerimizi değil, yaratıcı ruhumuzu da gölgeler.


Geçmiş hayal kırıklıklarımız, dünyanın yaratıcılığımızı önemsemeyeceğine inandırmış olabilir.


Ali, sürekli hayallerinden, projelerinden, planlarından bahseder ama kıyaslama ve sert iç sesi yüzünden bir türlü onlara başlayamaz.


Nermin ise en güzel fikirlere ve hayallere sahip olsa bile onları gerçekleştiremeyeceğine peşinen inandığı için hayallerini çekmecesinde saklar, çünkü artık dünyaya güvenmez.



Estes, hayatımızı ve beklentilerimizi yeniden inşa etmemiz için yine öfke duygusuna işaret eder. Çünkü yetişkinliğimizde bu abartılı stratejilerin pek de işe yaramadığını görürüz.


Talepkarlar, her şeyi kontrol etmeye çalışırken tükenir; kayıtsızlar ise hayallerinden vazgeçerek kendilerini bir kafese hapseder.


İki grup da kaybolan ve harcanan yıllar için öfkelenmeye başlar.


Yani öfke ile kilitlenmiş mühür, yine öfkeyle açılır.



Ancak Estes uyarır: Biz öfkeyi değil, onun enerjisini isteriz.


Talepkar stratejiler sürekli odaklanmayı, tetikte olmayı, karşılaştırmayı, en iyisi olmadığı sürece harcanan emeği yok saymayı gerektirir. Boş yere o kadar çok enerji harcarız ki.


Kayıtsız stratejilerde ise kendimizi durdurmak, duygularımızı saklamak, işlerimizi gizlemek, hayallerimizi terk etmek, planlarımızı değersizleştirmek için enerji harcarız.


Sanki el freni çekik bir araca gaz veririz: Yerimizde sayarken tükeniriz.



Öfke, bize yıllardır sürdürdüğümüz bu kısır döngülerin artık işe yaramadığını haykırır.


Makul beklentilerimizi yeniden inşa etmeliyiz.


Talepkarlar için bu, “Her şeyi kontrol etmeliyim” yerine “Belirsizlikle yaşamayı öğrenebilirim” demektir.


Kayıtsızlar içinse, “Zaten olmayacak” yerine “Bir adım atabilirim” cesaretini bulmaktır.


Yaratıcı öfke düşmanımız değili değişim için fısıldayan bir dost olabilir. Onu susturmak yerine dinlediğimizde, geçmiş yeminlerle kilitlenmiş hayatımızın kapısını aralayabiliriz.



Kaynaklar:

Emre Özarslan - Neden Böyleyim Nasıl Değişebilirim

Clarissa Estes - Kurtlarla Koşan Kadınlar

Alain de Botton - An Emotional Education

Bruce Perry - What Happened to You?

Yorumlar


30.000 üyeli haftalık Huzursuz Bülten'e ücretsiz abone olabilirsin:

Teşekkürler.

HUZURSUZ BEYİN

  • Instagram
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
bottom of page