top of page

Haftalık Psikoloji Bülteni'ne üye ol

Teşekkürler.

HUZURSUZ EMOŞ.jpg

"Her şeyi bu kadar kişisel algılamayın."

  • 18 Tem
  • 2 dakikada okunur

Eski zamanlarda bir adam Buda’ya saldırganca davranır. Buda tepki göstermez. Etrafındakiler neden tepkisiz kaldığını sorduklarında Buda onlara bir soruyla karşılık verir:


“Biri size bir hediye verdiğinde ve siz onu almayı reddettiğinizde hediye kimde kalır?”


Sıklıkla unuturuz; bir insanın bize nasıl davrandığı çoğunlukla bizimle değil, o kişiyle ilgilidir.


Her şeyi kişisel algılamamalıyız.


...


Don Miguel Ruiz, ünlü eseri Dört Anlaşma’da, kendimize vermemiz gereken sözlerden birinin “hiçbir şeyi kişisel algılamamak” olduğunu söyler.


“Her şeyin kendimizle ilgili olduğunu varsayarız,” diye yazar Ruiz, “oysa diğer insanlar merkeze sizi koyan hiçbir şey yapmaz.”


Herkes, kendi zihinlerinde yarattığı gerçekliğe uygun şekilde davranır.


Ve Ruiz’in dediği gibi, her söylem ve davranışı üzerimize alınırsak, zihnimiz başkalarının çöplüğüne dönüşür.


...


Benzer bir perpesktifi Spinoza’da da görürüz. Filozof, “Paul’un Peter hakkında söyledikleri, Peter’dan çok Paul’u tanımamızı sağlar,” der.


Gerçekten de, en iyi niyetli tanıdıklarımız bile bazen hak etmediğimiz biçimde sinirli, gergin, kaba, tuhaf, müdaheleci davranabilir. Olmadık yerden eleştirebilir, hatta bize küsebilir.


Belki zor bir dönemden geçiyorlardır. Belki özgüvenleri düşmüştür. Belki güvenlik sistemleri tetiklenmiştir.


Sadece kendimiz için değil, onların iyiliği için de her söz ve eylemi kişisel algılamamız gerekir.


...


Yani, kaygılı bağlanan partnerimizin sürekli ilgi istemesi bizim yetmediğimiz anlamına gelmez. Kaçıngan bağlanan partnerimizin mesafe isteği onu sıktığımız anlamına gelmez.


Arkadaşımızın mesajımıza dönmemesi bizi umursamadığı anlamına gelmez. Hafta sonunu bir başka arkadaşıyla geçirmesi bizi yok saydığı anlamına gelmez. Bazen düşüncesizce davranması bize saygı duymadığı anlamına gelmez. Sorunlarını kendi başına halletmeye çalışması varlığımıza minnet duymadığı anlamına gelmez.


Hiçbirimiz, gündelik sıkıntılardan, alıştığımız tuhaf davranış kalıplarından ve geçmişten gelen kırılganlıklardan muaf değiliz.


Hafiflemek


Olumsuz sözle veya davranışla karşılaştığımızda, onu hemen içeriye buyur etmek yerine, biraz bekleyip şu üç soruyu sorabiliriz:


1. Bu davranışın ne kadarı gerçekten benimle ilgili? (Kendimle ilgili öğrenebileceğim bir şey var mı?)


2. Bu davranışın ne kadarı karşımdaki insanla ilgili? (Onun durumunu daha iyi anlayabilir miyim?)


3. Bu konu hakkında, kendi değerlerime uygun bir şekilde nasıl davranabilirim?


...


Bu üç soruyu sormaya alıştığımızda gereksiz yere kişisel algıladıklarımızın özgüven eksikliğimizden kaynaklandığını anlarız.


Bu nedenle uzmanlar, değer temelli özgüven artışının önemli olduğunu vurgular.


Yani her eleştiriyi kabul etmek yerine kendimize tek bir soru sorarız: “Nasıl bir insan olmak istiyorum?”


Don Ruiz, kendimize güven duymayı öğrendiğimizde başkalarının bize söylediği şeylere inanıp inanmamayı seçme özgürlüğünü de kazanacağımızı söyler.


Bu da binlerce saatlik aşırı düşünmekten kurtulmak anlamına gelir.


...


Elbette, manipüle etmek veya sindirmek için bizi eleştiren, suçlayan kötü niyetli kişiler de bulunur.


Böyle durumlarda Brigham Young’un sözlerini hatırlayabiliriz:


“Ortada bir saldırı olmadığı halde alınmak aptallıktır. Ortada bir saldırı olduğunda alınmak ise daha büyük bir aptallıktır.”


Don Ruiz, ısrarla sevgisiz ve saygısız davrananların aslında bize veda hediyesi verdiğini söyler.


Onlarla yollarımızı ayırmamız gerekir. Fiziksel olarak ayrılamıyorsak, zihinsel olarak ayrılmamız gerekir.


...


Kişisel algılamaktan kurtulmak için kendi kırılganlıklarımızın farkına varmamız gerekir. Çünkü güvensiz hissettiğimiz konularda kişisel algılama ihtimalimiz artar.


Evet, karşımızdaki insanın bize nasıl davrandığı çoğunlukla bizimle değil, onunla ilgilidir. Ama bu davranışları nasıl karşıladığımız kendimiz hakkında önemli bilgiler verir.


Eski bir komedyenin dediği gibi;


“Önemli olan sana hangi sıfatlarla seslendikleri değil, senin hangi sıfatlara yanıt verdiğindir.”



Kaynaklar:

Don Miguel Ruiz - Dört Anlaşma

Erich Fromm - Psikanaliz ve Din

Bronnie Ware - The Top Five Regrets of the Dying

Emma McAdam - How to Stop Taking Things Personally

Cheryl Richardson - Life Makeovers

Yorumlar


30.000 üyeli haftalık Huzursuz Bülten'e ücretsiz abone olabilirsin:

Teşekkürler.

HUZURSUZ BEYİN

  • Instagram
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
bottom of page