top of page

Haftalık Psikoloji Bülteni'ne üye ol

Teşekkürler.

HUZURSUZ EMOŞ.jpg

Erteleme, sabotaj ve bilinç dışı faktörler

  • 18 Tem
  • 2 dakikada okunur

Doğru adımı bilip, o adımı atamamak bizi iradesiz hissettirir.


Sanki içimizde ayrı, otoriter bir varlık bulunur ve şöyle der:


“Tamam, bu doğru karar. Ama sen bu kararı sürdürebilir misin? Her gün bu kararı almaya devam edebilir misin? Çünkü kararlar alıp yarıda bırakmandan bıktım. Her birinde özgüvenim azaldı. Bir kez daha başarısızlık istemiyorum.”


Bize de eyleme geçememek kalır.


...


Pratik çözüm önerileri de işe yaramaz. Çünkü doğru rotayı bulmamız yetmez, içimizdeki otorite, belirsizliğin sularına delik deşik bir tekneyle açılmak istemez:


“Tamam, ondan ayrılacaksın ama ayrı kalmayı sürdürebilecek misin?”


“Tamam, spora başlayacaksın ama istemediğin günlerde de devam edebilecek misin?”


“Tamam, onunla yüzleşeceksin ama kendine ihanet etmeden derdini anlatabilecek misin?”


Yani, olası duygusal fırtınayla baş edebilecek misin, yoksa ölecek misin?


...


Psikanalist Otto Kernberg belirsizlikten doğan anksiyete için bir çözüm sunar; kendimizi derinlemesine tanımak:


“Kaygı nedir? Bilinmeyenden korkmak. Peki, bilinmeyen nedir? Gelecekte hissedeceğimiz duygular...”


Kendisinin her halini bilen ve barışık olan kişi, gelecekteki duygularından çok daha az korkar.


Ama bir sorun var, olumsuz yönlerimizi görmezden gelmeye, yadsımaya, inkar etmeye programlıyız. Yani, teknemizin deliklerini çoğu zaman fark etmeyiz bile.


...


Bu nedenle Jung, dış dünyanın kaptanı olmak isteyen kişinin, önce iç dünyasının kaptanı olması gerektiğini söyler.


Sevimsiz bir görev bizi bekler: Derinlerimize inip kendi karanlığımızla ve gölgemizle tanışmak.


“Kişi aydınlık yanlarını düşünerek değil,” diye yazar psikanalist, “içindeki karanlığı bilinçli hale getirerek aydınlanır.”


Görev zordur ama Jung’a göre büyük, çok büyük bir mükafatı vardır:


En büyük fırtınalarda bile sarsılmayan bir özgüven.


Merhaba gölge


Derinlerimize indikçe, tembellik, korkaklık, yapmacıklık, mükemmelliyetçilik, yalancılık gibi olumsuz yönlerimizle karşılaşırız.


Kernberg, birbiriyle çelişen yönlerimizi ne kadar kabul edebilirsek o kadar güçleneceğimizi söyler.


Bir konuda tembel olmamız, her konuda tembel olduğumuz anlamına gelmez. Bir konuda korku duymamız, bazı konularda cesur olduğumuz gerçeğini değiştirmez.


Zıtlıkların aynı anda var olabileceğini kabul etmeliyiz.


...


İçimizde kötülükle karşılaştığımızda panik yapmamamız gerekir.


Çünkü kötülük tohumlarımızı fark edebilmek aslında iyiliğe giden yolun en önemli durağıdır.


C.S. Lewis, bu durumu şöyle aktarır:


“Bir kişi iyiye gittiğinde, içinde biraz da olsa kalmış kötülüğü daha net fark etmeye başlar. Bir kişi kötüye gittiğinde ise içindeki kötülüğü daha az fark eder. Orta derecede kötü bir insan çok iyi olmadığını bilir ama tamamen kötü bir insan, muhtemelen iyi biri olduğuna inanır.”


...


Ve olumsuz yönlerimizi değiştirmek için değil, onların varlığını kabul etmek için baktığımızı unutmamalıyız.


Yazar Henry Miller, Anais Nin’e yazdığı mektupta bu durumu “teslim olursan, sorun da ortadan kalkar” diye açıklar:


“Olumsuz yönleri çözmeye ya da fethetmeye çalıştıkça, daha fazla direnç yaratırız. Artık kabul etmek zorunda kaldım, çoğu şeyde bir kontrolüm yok. Bilinç dışımdaki güçlerle uyum ya da ritim içine girmem gerekir. Bizim bu suçluluk duygusu dediğimiz, aslında kendimizi bir bütün olarak verememizden kaynaklanır.”


...


Jung, bir seminerinde, “Ne mutlu komşusuna şefkatli davranana,” der. “Ama keşke o şefkati içindeki en çirkin haline de gösterebilse!”


“Ama ne yazık ki onu saklamak ve komşusunun çiçekleriyle uğraşmak daha kolayına gelir.”


Oysa kişi, derinlerine inip en çirkin haliyle barıştığında, onu anladığında, onu dinlediğinde en büyük hazineye kavuşur:


“Belirsizliğin getirdiği anksiyeteye kendi içsel kaynaklarıyla göğüs gerebileceğine inanma hakkına...”


Yani, özgüvene...



Kaynaklar:

Carl Gustav Jung - Collected Works of Jung: Volume 14

Carl Gustav Jung - Collected Works of Jung: Volume 13

Catharine Rush Cabot - Jung, My Mother and I

Otto Kernberg - Borderline Documentary

C.S. Lewis - Mere Christianity

Anais Nin, Henry Miller - A Literate Passion

Yorumlar


30.000 üyeli haftalık Huzursuz Bülten'e ücretsiz abone olabilirsin:

Teşekkürler.

HUZURSUZ BEYİN

  • Instagram
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
bottom of page