Duygusal karmaşa ve çelişkileri kabul etmek
- 18 Tem
- 3 dakikada okunur
Bundan iki bin yıl önce Romalı şair Catullus, sevgilisine yazdığı şiire “odi et amo!” diye başlar; yani “nefret ediyorum ve seviyorum.”
“Olur ya sorarsan niye böyle hissediyorum diye; bilmiyorum, böyle geçiyor içimden ve kahroluyorum.”
Aynı anda hissettiğimiz çelişkili duygular, bir yandan kararsızlığımızı besleyip bize adım attırmazken, diğer yandan bütün enerjimizi emer.
Üstelik çoğu zaman ne hissettiğimizi bilmeyiz.
--
Nispeten basit bir durumda bile birbirinden farklı duygular peydahlanır içimizde.
Profesör Lisa Feldman Barrett, bir cumartesi gecesi oburca yediğimiz patates cipslerinden örnek verir:
“Elinizi uzatıyorsunuz ve patates cipsinin bittiğini anlıyorsunuz. Bir yandan bittiği için hayal kırıklığı, diğer yandan daha fazla kalori almayacağınız için ferahlama ama bütün paketi yediğiniz için suçlu hissediyorsunuz.”
Peki ya daha ciddi durumlarda?
--
Duygusal karmaşa konusunda çalışan Leo Seltzer, çok sık karşılaştığı bir vakayı aktarır:
Hayatınız boyunca sizi maddi manevi suistimal etmiş, hayatınızı kabusa çevirmiş, uzun süredir kurtulmaya çalıştığınız babanız hayatını kaybeder. Biraz rahatlama, belki de bu rahatlama için biraz suçluluk hissedersiniz.
Ama birden keder basar. Babanız için değil, ne kadar inkar ederseniz edin, çocukluğunuzdan beri onunla güvenli, sevgi dolu bir bağ kurma umudunuz geri dönüşü olmayacak bir şekilde bittiği için kederlenirsiniz.
Bir paradoks biter, diğeri başlar.
--
Ancak durum vahim değil. Berrios ve arkadaşlarının yaptığı bir araştırma, karmaşık duygulara izin veren kişilerin hayatlarını daha anlamlı bulduğunu ortaya koyuyor.
Çelişkli duygulara karşı toleransımız arttıkça, dünyayı ve kendimizi siyah - beyaz olarak değil, olduğu gibi görüyor ve böyle sevmeye başlıyoruz.
The Simpsons’ın başarısının nedenini soranlara yaratıcısı Matt Groening’in verdiği yanıt gibi:
“Bizim dizi, çok sevdiğiniz ama varlıklarına katlanamadığımız kişilerle birlikte yaşamanın karmaşasını anlatıyor. Yani hepimizin hayatını.”
ÇELİŞKİLERİ KABUL ETMEK
Duygusal karmaşanın evrimsel bir nedeni var; bizi dürtüsel hareket etmekten alıkoyar.
Neredeyse hiçbir şey tamamen olumlu veya olumsuz değildir ve her şey, içinde faydaları ve zararları barındırır. Dolayısıyla duygusal karmaşıklığa izin vermek, çevremizdeki her sinyali ayrı ayrı değerlendirmemize, bu sayede daha doğru kararlar almamıza olanak sağlar.
Ama rahatsız edicidir.
Bazı duyguları kendimize hiç yakıştıramayız.
--
Diyelim ki olumsuz yanlarını görmezden geldiğimiz bir ilişkimiz var.
Duygularımıza teker teker baktığımızda, bir taraftan güvenlik duygusunu, alışkanlığın rahatlığını, bütün sorunlara rağmen devam edebilmenin özgüvenini, partnerimizin her halini görmenin getirdiği şefkati; diğer taraftan ise aynılığın sıkıcılığını, bitmeyen sorunların bıkkınlığını, hala tam olarak anlaşılmamış olmanın gücenikliğini ve elimizden kayan özgürlüğün kızgınlığını hissedebiliriz.
Bu sayede olumlu yanları pekiştirebilir, olumsuz yanları geliştirebiliriz.
--
Bir arkadaşımız başarı kazandığında, hem onun için sevinebilir, hem de yeni hayatında edineceğimiz yer konusunda endişelenebilir, başarısını kıskanabilir, her şeyin eskiye dönmesini isteyebiliriz.
Çocuğumuz olduğunda, bir yandan onu canımızdan çok sevebilir, diğer yandan çocuksuz günlerimizi hasretle anabilir, içten içe pişmanlık duyabilir ve ebeveynliğin çok sıkıcı, bunaltıcı ve yük olduğunu hissedebiliriz.
Hiçbiri bizi kötü bir partner, kötü bir arkadaş veya kötü bir ebeveyn yapmaz. Ama görmezden geldiklerimiz gün geçtikçe birikip sonunda ilişkilerimizi mahvedebilir.
--
Jung, olmak istediğimiz kadar iyi insanlar olmadığımızı söyler. Hepimizin gölgesi bulunur.
Ama kendimizi onunla tanımlamak zorunda değiliz.
İçimizde istemsizce peydahlanan duygu ve düşünceler bize kim olduğumuzu göstermez; hayat yolunda ne kadar kırıldığımızı, bazı konularda nasıl duyarlılaştığımızı ve hayattan ne istediğimizi gösterir.
Bizi eylemlerimiz temsil eder: İçimizdeki bütün çatışmalara rağmen doğru olanı yapmak kahramancadır; Jung'un deyimiyle “kalp savaşçısının yoludur.”
Kaynaklar:
Naomi Rothman - The Benefits of Mixed Emotions
Leon F Seltzer - Can You Feel Two Emotions at Once?
Catullus - Bütün Şiirleri
Lisa Feldman Barrett - Beynimizin Parmak İzleri
Anna Braniecka - Mixed Emotions and Coping: The Benefits of Secondary Emotions
NPR - Matt Groening, Grabbing for Laughs in the Darkness







Yorumlar