top of page

Haftalık Psikoloji Bülteni'ne üye ol

Teşekkürler.

HUZURSUZ EMOŞ.jpg

Birlikte ne yapabiliriz?

  • 18 Tem
  • 2 dakikada okunur

Depremin olduğu gece İzmir’deydim, anne evinde bülten hazırlıyordum. Asıl yazının konusu ‘kendimizi koşulsuz kabul etme arzumuz ve değişim isteğimiz arasındaki sınır’dı. Epey yol almıştım, ertesi gün de üzerinde biraz oynayıp hepinize postalayacaktım.


Gece yattım ama fırtınanın sesinden uyuyamadım. Bir saat kadar yatakta debelendikten sonra Twitter’ı açtım ve o zaman gördüm.


Yaşadıklarımı ve hissettiklerimi sözlere dökemem. Çünkü hala ne yaşadığımı bilmiyorum. Yüzlerini görmediğim, seslerini duymadığım, hatta gerçek isimlerini bilmediğim ama en kişisel duygu ve düşüncelerimi paylaştığım binlerce okuyucum vardı o şehirlerde. Her bültenden sonra mesaj atarlardı, yorumda bulunurlardı. Onların o an, neler yaşadıklarını düşündüm.


Daha önce yazmıştım sanırım, ben ağlayamıyorum. Bazen, o da cenazelerde, birkaç damla gözyaşı düşüyor o kadar. Kendimi bırakıp ağlayamıyorum. Depremden sonra üç kere gözyaşım aktı. İlkinde, Bodrum’a dönerken otobüste şarkı açmıştım ve vokali duymamla birlikte gözlerimden istemsizce yaşlar düştü. -Şarkı önemli değildi, hatırlamıyorum. İkincisi duş aldıktan sonra, duşakabini açtım, birden banyonun soğuğu bedenime hücum etti ve sanırım birkaç dakikalığına fayanslara bakar vaziyette dondum kaldım, sonra gözlerimden birkaç yaş düştü. Üçüncüsü rüyamda Dicle’nin başına bir şey geldiğini gördüm, panik halinde uyandım, uyku sersemi hemen salona koştum, Dicle dışarıdaydı. Odaya döndüğümde yastığımın ıslak olduğunu gördüm.


Benim gibi donuk halde olan veya içinde çığlıklar kopsa da dışarıdan sakin görünen insanlar olduğunu biliyorum. İçimdeki kaosu toparlayamam ama üç cümle söyleyebilirim:


Çok üzgünüm. Çok öfkeliyim.


En alttan en üste kadar asıl sorumlular hesap verene kadar çok üzgün ve çok öfkeli kalmak istiyorum.


BİRLİKTE NE YAPABİLİRİZ?


Yaşadığımız felaketin yaralarını sarmamız uzun sürecek.


Hayatımızın ilk yıllarında aldığımız destek nasıl gelecekteki psikolojimizde önemli bir etkense, travmatik deneyim yaşayanlar için ilk saatlerde, ilk günlerde, ilk aylarda aldıkları duygusal destek de o kadar önemli bir etken.


Bu nedenle kayıpları olan dostlarımıza sadece ekonomik yönden değil, duygusal yönden de destek olmamız gerekiyor. Özellikle de sosyal hayata eklenmeleri konusunda hepimiz bir şeyler yapabiliriz.


Elbette, yurttaşlarımıza destek olmak istiyorsak, kendimize bakmamız gerektiğini de unutmamalıyız.


Bu nedenle iki konuda fikirlerine ihtiyacım var:


1. Psikolojiyle ve felsefeyle ilgillenen topluluğumuzu, felaketi yakından yaşayan yurttaşlarımıza duygusal destek için nasıl kullanabiliriz?


2. Sen neler hissediyorsun? Hangi sorunları yaşıyorsun?


Aklından ne geçerse lütfen yaz.


Yorumlar


30.000 üyeli haftalık Huzursuz Bülten'e ücretsiz abone olabilirsin:

Teşekkürler.

HUZURSUZ BEYİN

  • Instagram
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
bottom of page