Ya övülmek çok önemliyse?
- 18 Tem
- 2 dakikada okunur
Psikanalist Adam Phillips, tekeşliliği irdelediği kitabında provakatif sorular sorar:
Ya en güçlü isteğimiz sevilmek, anlaşılmak, arzulanmak değil de övülmekse?
Ya birçok ilişki sevilmediğimiz, anlaşılmadığımız, arzulanmadığımız için değil de yeteri kadar övülmediğimiz için bitiyorsa?
Ya bir insana verebileceğimiz en büyük zararlardan biri onu yeterince övmemekse?
...
Psikolojinin babası sayılan William James, insan doğasındaki en derin prensibin övülme arzusu olduğunu söyler.
Ama övgüyle olan ilişkimiz sorunludur.
Hayatımızın ilk yıllarında övgü, toplum tarafından şekillendirilmemizin bir aracına dönüşür. Bizden bekleneni yaptıkça şeker gibi alıştırılırız övülmeye.
Yetişkinliğimizde ise övgünün peşinden koşmamız ayıp sayılır.
Oysa övülme arzusu hiçbir yere gitmez. Sadece saklanır.
...
Hayatımızın ilk yıllarında nasıl övüldüğümüz, yetişkinliğimizde övgüyle ilişkimizi belirler.
“Övgü penisilin gibidir,” der çocuk psikoloğu Haim Ginott, övgünün zamanlamasına ve dozajına dikkat etmemiz gerektiğini söyler.
Binlerce makaleyi tarayan araştırmacılar, uygun övgüyü şöyle tanımlar:
"Samimi, çocuğun karakteri ya da kişiliğiyle değil, çabalarıyla ilgili, özerkliğine saldırmayan, özgüvenini artıran sözler..."
Bu tanıma göre birçoğumuz, çocukluğumuzda doğru övülmediğimizi fark ederiz.
...
Doğan Cüceloğlu, doğru övülmeyen kişilerin doğru övmeyi de bilemeyeceğini söyler.
Üstelik övgüye bağımlılığımız arttıkça ona inanmamız da zorlaşır. Bu çelişkinin yarattığı depresyonu David Burns şöyle aktarır:
“Biri sizi övdüğünde otomatik olarak, ‘sadece kibar olmaya çalışıyor’ der ve ani bir yumrukla bu övgüyü diskalifıye edersiniz.”
“Ve bunun gibi her güzel şeyin üstüne bir kova soğuk su dökerseniz, hayat tabii ki size hep 'rutubetli ve kasvetli' görünecektir.”
ÖVGÜ YOKSULLUĞU
Adam Phillips, devam eder:
“Kimse övgüye kayıtsız değildir ama bir kişinin övgüyü karşılama biçimi en iyi karakter testidir.”
Neden?
Çünkü yetişkin insan övülmeye hevesliyse ona kuşkuyla yaklaşırız. Kimse içindeki övülme isteğine sahip çıkmak istemez. Herkes içten içe övülmeyi bekler.
Övgü geldiğinde de, gelmediğinde de ne yapacağını bilemez.
...
Oysa övgünün birçok sorunu çözeceğini biliriz.
Üstelik pek maliyeti de yoktur.
O zaman nereden gelir övgü yoksulluğumuz?
Evrimsel psikologlara göre, atalarımız sınırlı kaynaklar için yarıştığı için, bir başkasını övmek, kaynakları kendimizden uzaklaştırmak demekti.
Yani içimizdeki ilkel mekanizmaya göre bir başkasını övmemiz, kendimizi değersizleştirdiğimiz anlamına gelebilir.
En çok bu nedenle, çocuklukta doğru övgü önemlidir.
...
Rollo May’e göre kendini yeniden keşfetme yolculuğuna çıkmış yetişkinler olarak övgü arzusuyla mücadelemiz bir iç savaşa benzer.
Artık çevremizde bizi övgüleriyle manipüle etmeye çalışan dış güçlere karşı değil, içimize boşaltılan endişelerimiz, suçluluklarımız ve korkularımızla mücadele ederiz.
Rollo May, ana çarpışmanın, benliğimizin gelişmek isteyen tarafıyla, psikolojik göbek bağına tutunmaktan vazgeçmeyen, bağımsızlık pahasına ebeveynlerinden korunma ve övgü bekleyen kısmı arasında olduğunu söyler.
Ve savaşımız sürer gider...
...
Ya övülmek en önemli olansa? Ya en önemli olanı görmezden geliyorsak?
Kaç yaşında olursak olalım, anlaşıldığımızı hissettiğimiz, çabalarımızın fark edildiğini gördüğümüz samimi övgü, dünyanın en tatlı meyvesidir.
Hayatımızın ikinci yarısında övmeyi de övülmeyi de yeniden öğrenmeliyiz. Çünkü övülmeye aşırı duyarlılık, eleştiriye aşırı duyarlılığı getirir.
Eleştiriye aşırı duyarlı insanlar ise, Norman Vincent Peale’in dediği gibi, eleştiriyle kurtarılmaktansa, övgüyle mahvolmayı seçerler.
Kaynaklar:
Adam Phillips - Tekeşlilik
J Henderlong - The Effects of Praise on Children’s Intrinsic Motivation: A Review and Synthesis
Dale Carnegie - Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı
Rollo May - Kendini Arayan İnsan
David Burns - İyi Hissetmek
Konuyla ilgili okuma önerisi:
Tekeşlilik
Adam Phillips
Metis







Yorumlar