top of page

Haftalık Psikoloji Bülteni'ne üye ol

Teşekkürler.

HUZURSUZ EMOŞ.jpg

Unlearn: Unutmayı öğrenmek

  • 18 Tem
  • 2 dakikada okunur

Bir zamanlar bilge bir Zen Ustası varmış. İnsanlar binlerce kilometre yol tepermiş ona ulaşmak için. Bilge de onlara aydınlanmaya giden yolu öğretirmiş.


Bir gün kıdemli bir öğretmen uğramış Zen Ustası’nın yanına. “Beni aydınlat!” demiş.


Ancak biraz vakit geçtikten sonra Zen Ustası anlamış ki öğretmen kendi bilgisi ve fikirleriyle dolu; sürekli ustanın lafını kesip kendi bildiğini söylüyor. Usta da sakince çay içmelerini önermiş.


Usta, öğretmenin bardağını doldururken bir yandan da onu dinliyormuş. Ancak bardak dolmuş olmasına rağmen dökmeye devam etmiş. Masa, yer, en sonunda da öğretmenin cübbesi çay olmuş. Sonunda öğretmen haykırmış:


“Dur lütfen, görmüyor musun bardak zaten dolu.”


“Kesinlikle,” demiş usta gülümseyerek;


“Sen de bu bardak gibisin. O kadar çok fikrin var ki yenilerine yer yok.”


“Bardağını boşalttığında yine gel.”


“UNLEARN”


Hayatın öğrencisi olduğumuzu kabul ediyoruz. Şehvetle arıyoruz bizi daha bilge kılacak bilgi musluğunu. Buluyoruz da. Dolduruyoruz bardağımızı.


Ama bir şey olmuyor. Bilgi davranışa dönüşmüyor. Bizi kıran döngü devam ediyor.


Sanki birileri, biz daha anlamadan doldurmuş bardağımızı: Yanlış bilgilerle, zararlı inanışlarla, tehlikeli ezberlerle ve hayatımızı mahveden yargılarla.


Bazılarımız her şeyden korkmayı öğrenmiş; durumlardan, deneyimlerden ve insanlardan. Ve kalbimiz atması gerekenden çok daha hızlı atmış uzun süre. Beynimiz sonu gelmez nöbetler tutmuş olmayan düşmanlar için ama düşman geldiğinde tanımamış onu yine de.


Bazılarımız sevilmenin her şeyi çözeceğini öğrenmiş. Sevilmek için her şeyi yapmış ve sonunda çözülen kendi benliği olmuş.


Bazılarımız ne kadar başarılı olursa o kadar değerli olacağını öğrenmiş. Ama ne başarırsa başarsın hiç değerli hissetmemiş.


Peki yanlış öğrendiklerimizden tamamen kurtulmak mümkün mü?


İngilizce’de bunu karşılayan bir sözcük var: Unlearn.


Bir şeyden daha önce hiç öğrenmemişçesine; içimize kazıdığı bütün inanışlar ve alışkanlıklarla birlikte kurtulmak anlamına geliyor.


Hiç öğrenmemiş gibi unutmak.


Yani deneyimin bütün etkilerinden azat olmak.


YENİDEN BAŞLAMAK İÇİN UNUTMAYI ÖĞRENMEK


"Unlearning," pratikte her şeyi parçalarına ayırıp incelemeyi kapsıyor.


En büyük korkumuzun kaynağını da, en büyük sevgimizin nesnesini de sorgulamak kolay değil ama Jack Gilbert’in şiiri bizi cesaretlendirircesine umut veriyor:


Kalbi anlamak için kalbin bildiklerini sökmedik mi?


Ancak sabahı yeniden tanımladıktan sonra kavuşmadık mı karanlık gecelerin ardındaki sabaha?


Tek bir yıldızı görmek için,


Unutmalıyız bütün takımyıldızlarını.


Kierkegaard, unutmanın sanat olduğunu söylüyor. Ancak çok pratik isteyen bir sanat:


“Unutmak, önceden pratiği yapılması gereken bir sanattır. Unutabilme her zaman insanın nasıl hatırladığıyla bağlantılıdır, fakat buna karşılık hatırlama da insanın gerçeği yaşayış tarzına bağlıdır.”


Gerçeklere bağlandıkça, yanlış inanışlardan kurtuluruz.


Hayatımızın ikinci bölümünde dolu bardağa bilgi dökmek yerine onu boşaltmayı öğrenmeliyiz.


İrademiz dışında eklenmiş bizi yargılayan yasalardan, altında ezildiğimiz standartlardan ve içinde hapsolduğumuz sıfatlardan kurtulmayı öğrenmeliyiz.


Anlamak için sorgulamaktan çekinmemeliyiz inanışlarımızı, yargılarımızı, davranışlarımızı.


Hatta kalbimizi, sabahı ve bütün takımyıldızlarını.


Yorumlar


30.000 üyeli haftalık Huzursuz Bülten'e ücretsiz abone olabilirsin:

Teşekkürler.

HUZURSUZ BEYİN

  • Instagram
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
bottom of page