Sizi kırmamak için kendim olmalıyım
- 18 Tem
- 2 dakikada okunur
Eşinin vefatı sonrası bunalıma giren Ralph Waldo Emerson, kilisedeki görevinden ayrılıp Avrupa’ya gider. Burada ünlü şair ve düşünürlerle tanışan filozof, hayranlık beslediği insanların sıradanlıkları karşısında şaşkına döner:
“Eğer büyük insanlar bu kadar sıradansa, sıradan insanı büyüklükten alıkoyan ne?” diye sorar.
Yanıt, özgünlüktür. “Özgüven” adlı devrim yaratan makalesi şu mısrayla başlar:
“Ne ararsan kendinde ara, yıldızı kendisidir insanın.”
...
Filozofa göre özgüven, kişinin kendi özgünlüğünü sahiplenebilme kudretidir.
İşte büyük düşünürleri ve sanatçıları ayıran budur; onlar da benzer deneyimlerden geçer ama kendi eşsiz bakış açılarını oluşturur ve bunu gösterme cesareti sergiler.
"Her dahiyane eserde reddettiğimiz fikirlerimizi görürüz," der Emerson:
"Üzerinde durma cesareti gösteremediğimiz fikirler, yabancılaşmış bir görkemle bize geri döner."
...
Çocukken ihtiyaç duyduğumuz övgüleri toplayabilmek için özgünlüğümüzden vazgeçeriz.
Olur da, kendi istek ve arzularımıza yönelik özgün bir davranışta bulunsak bile, “ben böyle düşünüyorum,” veya “ben buyum” diye ısrar etmek yerine af dilemeye hazır bekleriz.
Ama zamanla, penceremizin altında açan gülden bile utanmaya başlarız. Çünkü içimizde açamamanın suçluluğunu taşırız.
"O güller sadece açar. Oysa insan, kendini başkasıyla karşılaştırır, varoluşu erteler, geçmişi hatırlar ve sürekli matem tutar."
...
Emerson'dan yıllar sonra ünlü nörobilimci Oliver Sacks, özgünlüğün var olan görme biçimlerinden farklı bakma, hayal dünyasında rahatça dolaşma, dünyayı zihnimizde yeniden yaratma ve bütün bunları eleştirel bir içgörüyle denetleme yeteneği olduğunu söyler.
Yani özgünlük, geçmişi, ezberleri ve ilişkileri farklı bir gözle yeniden değerlendirmek anlamına gelir.
Boşuna değildir Emerson'un "kıskançlık cehalet, taklit intihardır," demesi.
Ama biz özgünlüğümüze doğru adım attıkça bazı tanıdıklarımız kendilerini tehdit içinde hissedebilir.
BEŞ İLKE
Emerson, kendilik yolunda adımlarımızın çevremizde pek hoş karşılanmayacağını kabul eder.
Sık sık şunu duyabiliriz: "Sen böyle değildin."
"Başkalarının hafızasındaki halinizle çelişmemek için oradan oraya cesedinizi mi sürükleyeceksiniz," diye sorar filozof; "zararlı konularda tutarlılık, küçük akılların gülyabanisidir," diye ekler.
Yanlış anlaşılmak, yanlış bir hayatı yaşamak kadar kötü olamaz.
...
Yine de, Emerson, özgünlük ihtiyacımızı sevdiklerimize açıklayabilmemiz için bazı ilkeler sunar. "Gidin, sevdiklerinize söyleyin," der:
1. Kendim olmalıyım. Artık sizin için kendimi ya da sizi kıramam.
2. Beni olduğum gibi sevebilirseniz, daha mutlu oluruz. Sevemezseniz, yine de böyle sevmenizi hak etmek için uğraşırım.
3. Zevklerimi ya da hoşlanmadıklarımı saklamayacağım. Derinde olanın kutsal olduğuna inanacağım, beni ne içten sevindiriyorsa ve kalbim neyi seçiyorsa, güneşin ve ayın huzurunda onu yapacağım.
4. Yüce gönüllüyseniz sizi seveceğim, değilseniz de, riyakarca özen göstererek sizi ve kendimi incitmeyeceğim.
5. Gerçeklerinize uygun yaşıyorsanız, ancak benimle aynı gerçeklere sahip değilseniz, yanınızdakilere yapışın, bana eşlik edecek başkalarını ararım ben. Bu arayışı bencilce değil, tevazu ve samimiyetle yapacağım.
Filozof, bu sözlerin başlangıçta sert gelebileceğini belirtir. Ama bu ilkeler onlar için de geçerlidir ve bir gün bunu anlayacaklardır.
...
Emerson'a göre özgün yaşadıkça özgüvenimiz birikir. Özgüvenimiz biriktikçe yeteneklerimizi daha bir güvenle sergileriz.
Daha zor kırılır, daha kolay coşarız. Hayatı ertelemeyiz, bu nedenle şans daha sık çalar kapımızı.
"Hiç, öyle, benden ne olacak," diye sormayın der filozof, “insanın içindeki gücün neye dönüşebileceğini, kişi kendisi bile denemeden bilemez.”
“Siz sadece kendiniz olun. Başlangıçta sizi reddeden dünya, eninde sonunda size saygısını sunacaktır.”
Kaynaklar:
Ralph Waldo Emerson - İnsanın Görkemi
Ralph Waldo Emerson - Essential Writings of Ralph Waldo Emerson
Danny Heitman - What accounts for Emerson's endurance as a writer?
Oliver Sacks - Mars'ta Bir Antropolog
Alain de Botton - Emerson







Yorumlar