top of page

Haftalık Psikoloji Bülteni'ne üye ol

Teşekkürler.

HUZURSUZ EMOŞ.jpg

Psikolojik zenginlik

  • 6 gün önce
  • 3 dakikada okunur

“Nasıl yaşamalıyız?” sorusu Aristoteles’ten bugüne Batı düşüncesinin merkezindeydi. Nietzsche ve Kierkegaard’la gelenek devam ederken, Pozitif Psikoloji’nin gelişmesiyle birlikte iki kampa ayrıldı:


a) Mutluluk odaklı yaşam (Hedonik yaklaşım)


b) Anlam odaklı yaşam (Eudaimonik yaklaşım)


Psikolog Shigehiro Oishi ise üçüncü bir seçeneğin olduğunu iddia ediyor:


c) Psikolojik zenginlik odaklı yaşam



Epikür, Bentham, Diener ve Kahneman’ın izlediği “mutlu yaşam kampı,” hayatı yüksek doyum, olumlu duygu ve düşük stresle tanımlar. Odak noktası, neşe, huzur ve güvenliktir.


Kişi, kendini ekonomik ve toplumsal açıdan güvende hissettiğinde, yakın ilişkilerinde destek bulduğunda ve gelecek hakkında umut beslediğinde mutluluğun zemini hazırlanır.


Ona çoğu zaman iyimserlik, şükran ve anı yaşayabilme eşlik eder.


Nihai amaç kişisel tatmindir.



Aristoteles, Seneca, Maslow, Steger ve Ryff’in başı çektiği “anlamlı yaşam kampı” ise bireyin kendini aşabilmesi ve bütünle ilişki kurabilmesiyle ilgilenir.


Anlam üç unsurdan oluşur:


- Hayatımızın değerli olduğu hissi


- Deneyimlerimizin uyumlu olması


- Kendimizden öteye yönelmiş bir amaç


Bu yaklaşıma da sık sık disiplin ve maneviyat eşlik eder.


Nihai amaç ise toplumsal katkıdır: Kendini gerçekleştirerek bir iz bırakmak, başkalarının hayatını dönüştürmek gibi.



Psikolojik olarak zengin bir hayat ise bambaşka bir şeyle ilgilenir: Perspektif kazandıran güçlü deneyimlerin birikimiyle.


Bu deneyimler, yabancı bir ülkeye gitmek, beklenmedik bir durumla baş etmek veya derin sorgulamalara iten bir roman okumak olabilir.


Oishi bu tür deneyimlerin niteliklerini şöyle listeler:


- Rutinden farklı bir deneyimdir.


- Geniş bir duygu yelpazesi devreye girer.


- Normalden daha karmaşık, çoğu zaman da zahmetlidir.


- Canlıdır ve iz bırakıcıdır.


- En önemlisi: Yeni bakış açısı kazandırır.



Psikolojik olarak zengin bir hayat, sürprizler ve bakış açımızı değiştiren karşılaşmalarla beslenir. Nihai amacı bilgeliktir.


Yalnızca mutlu anları değil, karanlık anları da değerli görür. Çünkü krizler, kayıplar ve trajediler, bakış açısını genişleterek olgunluk ve bilgelik kazandırır.


Nietzsche’nin dediği gibi öyle depremler vardır ki bir süreliğine yaşam kuyularımızı kurutur ama bir yandan da bizi içimizdeki kuvvetlerle tanıştırır.


Veya Jung’u hatırlayalım: “Bilinçlenmeye acı olmadan ulaşılamaz. Ama bir kere bilince ulaştığımızda, acı da kaybolur.”



Örneğin, Kierkegaard, evli, çocuklu, saygın bir iş insanını hayal etmemizi ister. Mutlu ve anlamlı bir hayat süren bu adamın rutinlerle dolu hayatı psikolojik olarak zengin olmayabilir.


Şimdi terk edildiğini düşünelim. Anlam duygusu da mutluluk duygusu da büyük darbe alacaktır. Ama psikolojik olarak zenginleşebilir.


Artık yıllardır dinlediği şarkılar farklı anlamlar kazanır, eski fotoğraflar başka duygular uyandırır, günlük nesneler bile yeni hikayeler anlatır.


Yani, hayatımızda mutluluğun ve anlam seviyesinin düşük olduğu ama bilgelik yolunda büyük adımlarla ilerlediğimiz dönemler olabilir.



Peki bu deneyimleri illa yaşamamız mı gerekir? İşte sanatın gücü burada devreye girer. Yeter ki “deneyime açık” olalım.


Psikolog Robert McCrae’ye göre deneyime açık kişi, canlı bir hayal gücüne, derinlikli duygulara, davranışsal esnekliğe ve entelektüel meraka sahiptir.


Böyle bir kişi okuduğu romanlardan, izlediği filmlerden, karşılaştığı insanlardan farklı perspektifler çıkarabilir.


Nitekim Oishi de kitabında, haftayı en az bir sanatsal faaliyetle geçiren kişilerin psikolojik olarak zenginleştiğini gösterir.



Eğer şanslıysak, hem mutlu, hem anlamlı, hem de psikolojik olarak zengin bir hayat yaşayabiliriz.


Yine de sıklıkla biri ağır basar. Oishi, aradaki farkı etkileyici bir benzetmeyle gösterir:


Ölüm döşeğinde, mutlu bir yaşam sürmüş kişi “Çok eğlendim!” der. Anlamlı bir yaşam sürmüş kişi “Fark yarattım!” der.


Psikolojik açıdan zengin bir yaşam sürmüş kişi ise şöyle der:


“Ne yolculuktu ama!”



Kaynaklar:

Shigehiro Oishi - A Psychologically Rich Life: Beyond Happiness and Meaning

Shigehiro Oishi - Life in Three Dimensions

Soren Kierkegaard - Ya Ya Da

Friedrich Nietzsche - Böyle Söyledi Zerdüşt

Robert McCrae - Social consequences of experiential openness

Yorumlar


30.000 üyeli haftalık Huzursuz Bülten'e ücretsiz abone olabilirsin:

Teşekkürler.

HUZURSUZ BEYİN

  • Instagram
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
bottom of page