Haftalık Huzursuz Psikoloji bültenine üye ol.

Teşekkürler!

Vajinismus ile ilgili bir okuyucu mektubu


Ana fikir: Bir okuyucum, gönderdiği mektupta, yaşadığı vajinismus problemini ve yetiştirilme tarzından kaynaklanan nedenlerini irdeliyor.


Ben okul öncesi öğretmeniyim. Çocuk gelişimi lisans mezunuyum. Anlayacağınız insan ve özellikle çocuk psikolojisinden iyi anlarım. Ve ben yedi ay vajinismus kaldım. Altı yıllık evliyim ve ne yazık ki hala sıkıntılarım tam anlamıyla geçmiş değil.


Danıştığım psikologlar ve terapistler, vajinismusun nedenini, ortaokul zamanında bir çocuk bana aşkını itiraf ettiği için babamın beni iki saat boyunca silikon sopayla döverek cezalandırmasına bağladılar. Yediğim ilk dayak değildi, son da olmadı. Ama en uzunu buydu. Ve bir “erkek” için yediğim tek dayaktı.


Evlendim. Eşimle çok iyi anlaşırız. Libidomuz yüksektir. Ve cinsel ilişkiye giremedik. “Olsun,” dedi eşim, “ömür boyu birlikteyiz, elbet bir gün olur,” dedi. Yedi ay öyle sürüp geçti. Hayatımın en kötü yedi ayıydı. Ne bir cicim ayı yaşayabildik, ne de hayalini kurduğumuz fantezileri.


Evlenmeden cinsel ilişkiye gireceğimizi bırak, bir erkeğin elini tutacağız diye defalarca uyarıldık küçüklüğümüzden beri. Ve evimizde annenin inatla cinsellikten konuşmaması, bir şey öğretmediği gibi üstelik konusu geçince midesi bulanıyormuş bu iğrenç bir şeymiş gibi davranması da vajinismus sebeplerinden biriymiş. Bunu da yeni öğrendim.


Çocuk mu? Evet herkes çocuk soruyor. Herkes. “Altı yıl oldu kısır mısınız,” diyorlar utanmazlar. Bilmiyorlar neler yaşadığımı. Ben çok korkuyorum çocuktan. Yine yapamazsam yine beceremezsem... Hatta bazen ölmek istiyorum. Ne çocuğu?


Benim için cinsellik daima konuşulması, üstünde tartışılması gereken bir konu. Yemek içmek kadar doğal ve güzel bir şey. Bunu benim öğrenmem hem geç, hem güç oldu. Ama öğrendim. Başkasının bu acıları yaşamadan öğrenmesini çok isterim.