Haftalık Psikoloji Bülteni'ne üye ol

Teşekkürler.

HUZURSUZ EMOŞ.jpg

Toksik olumluluk ve empati




"Empatik bir cevap neredeyse hiçbir zaman 'en azından...' gibi bir kelimeyle başlamaz."


Brene Brown'ın aklıma kazınan bu cümlesi her olumsuz durumda etrafına illa pozitif dalgalar yayma mecburiyeti hisseden insanları gördükçe daha fazla anlam kazanıyor.


İşimi kaybedersem duymak istediğim şey "en azından daha çok kitap okuyabileceğim" olmaz, terk edilirsem "en azından önümde uzun bir yol olduğunu" bilmek istemem, bir kolum kopsa "en azından ikisini kaybetmediğim için şükretmem gerektiğini" duyarsam delirebilirim. Çünkü olumlulanmak değil, duygularımın paylaşılmasını isterim.





Olgulara olumlu taraflarından bakmaya çalışmanın, hayata yönelik olumlu bir tavır takınmaya çabalamanın elbette birçok faydalı yönü bulunuyor.


Ancak her şeye sadece olumlu tarafından bakmak için uğraşmak, olumsuz duyguları yok sayarak, sadece olumlu duyguları kucaklamak birçok sorunu da beraberinde getiriyor.


Toksik olumluluk denilen bu durum, kişinin olumsuz bir vaziyetteyken otantik duygusal deneyimini reddederek en aza indirgemesini, yok saymasını veya geçersiz kılmasını hedefliyor.