Tetiklenen çocukluk yaralarımız




Mert adında bir çocuk düşünün.


Acımasız babası tarafından şaka yapılmak adı altında sürekli alay edilen, ağır manalar ve aşağılamalar taşıyan şakalara maruz kalan bir çocuk. Babası şaka yaparak Mert’i kızdırmaktan zevk alıyor, Mert kızdıkça da daha fazla üstüne geliyor. Böylelikle çok erken yaşlarda, diyelim ki beş yaşından daha önce, güçlü bir insan tarafından şaka yoluyla aşağılanma durumu, Mert’in duygu depo sistemine yüklenmiş oluyor.


Yirmi yıl sonra, artık bugün Mert yetişkin genç bir erkek. Hayatını rayına oturtmuş. Artık kimse onu aşağılamıyor, ama eğer birisi ona şakayla karışık kızdırmak için bir espri yapsa, ani patlayan bir öfkeyle tepki veriyor. O kadar ki, iyi niyetle yapılan sataşmayı ya da şakayı kötüsünden ayıramıyor. Sonra da üzülüyor. Peki, Mert bununla nasıl başa çıkacak?


Tabii ki ilk olarak, neden tetiklendiğinin farkına varması gerekir. Daha sonra çevresine durumunu anlatabilir ve onlardan hoşgörü bekleyebilir. Daha sonra ise kendi durumu üzerine düşünüp tetiklenmeyi durdurmaya çalışabilir. Ancak bu o kadar kolay olmaz. Çünkü bu tür tetiklenmelerimizin kaynağı derinlerdedir.


Ve hepimiz aynı savaşı vermeyiz. Bazılarımız daha kanlı muharebelerden geçmek zorunda kalırız.


Bu savaşın ne kadar zorlu geçeceğini beş faktör belirler.


1. Kişinin yaşadığı olumsuz tecrübenin teması


Engellenmek, aşağılanmak, itilmek, dövülmek... Bakıma muhtaç, sosyal bir tür olduğumuz için bu temalar evrimsel geçmişimizde yer kaplayan, önemli temalar. Ancak her tema eşit derecede etkili değil. Örneğin eğer Mert’in babası alay etmek ve kızdırmak yerine onu bir sandalyeye bağlayıp, Mert ağlayasaya kadar onu bu halde tutmuş olsaydı, bugün Mert için bu kızgınlıktan kurtulmak çok daha zor olacaktı. Çünkü bu, diğerine göre hem daha direkt bir tecrübe, hem de evrimsel olarak daha güçlü bir tema olurdu.


2. Kişinin yaşadığı olumsuz tecrübenin zamanı


Beynimizin üst üste gelişme göstermeye başladığı çocukluk dönemlerimiz ve farklı hormonların ve duyguların esiri altında olduğumuz ergenlik dönemlerimiz gibi, yaşamlarımızda bazı dönemlerimiz diğerlerinden daha kritik önem taşır. Konu olumsuz tecrübeler olunca, bunu ne kadar erken dönemde yaşarsak bizim için etkisinden kurtulmak o kadar zor olabilir.


3. Kişinin hissettiği olumsuz duygunun yoğunluğu ve sıklığı


Babası tarafından eziyet edilen Mert’in yaşadığı duygu yoğundur. Onu koruyup beslemesi gereken ve karşısında aciz hissettiği birisi tarafından aşağılanmak elbette yoğun duygular yaşamasına sebep olur. Ama bu olumsuz deneyimin ne kadar tekrarlandığı da önemlidir; Mert bu durumu ne kadar sık yaşamışsa, beynine de o kadar kazınmıştır ve bu deneyimin etkisinden kurtulması da o kadar zorlaşır.


4. Kişinin genetik yapısı ve mizacı


İnsanların kişiliklerini belirleyen birçok faktörde genler ön plandadır. Daha doğduğumuz andan itibaren olumsuz durumlara verdiğimiz tepkilerle birbirimizden ayrılırız. Bazı insanlar duygularını daha yoğun yaşarlar, olumsuz bir durumla karşılaştıklarında bundan daha güçlü bir şekilde etkilenirler. Genler, çevresel faktörlerle birleşince de mizacımız oluşur.


Eğer genetik piyango Mert’e olumsuz bir şekilde vurmuşsa, yaşadığı olumsuz deneyimlerin etkisinden kurtulmak onun için zorlaşacaktır.


5. Kişinin şu anki psikolojik hali


Mert bu tür şakalara artık eskisi kadar tepki vermiyor olsa bile, bugünlerde yaşadığı problemlerden dolayı, sıkılmış, sinirlenmiş, gergin olabilir. Bugünkü psikolojik halimiz verdiğimiz tepkileri ve o tepkilerin şiddetini belirler.


Küçük bir not: Bir keresinde bir FRP oyununda amacımız kaleye ulaşmaktı. Ancak kaleyle aramızda cereyan eden muharebeden dolayı oraya ulaşamıyorduk. Sonradan fark ettik ki savaş çoktan bitmiş, savaşan herkes hayaletmiş. Tek yapmamız gereken saldırıları umursamadan yolumuza devam etmekmiş. Artık bizim için tehdit sayılmayan korkutucu hayaletler arasından geçerek kalemize vardık.



Yazan: Emre Özarslan (Huzursuz Beyin)

Alıntılar: Paul Ekman - Gripped By Emotion