Nevrotik duygusal yakınlık ihtiyacı (masumlar apartmanı projesi #9)




Bir ağaca tırmanmak istememizin farklı nedenleri olabilir. Bunu yeteneğimizi test etmek veya manzarayı bir de yukarıdan izlemek için yapabiliriz. Bunu, bizi kovalayan yırtıcı bir hayvandan kaçmak ve kendimizi ondan korumak için de yapabiliriz. İlk durumda bizi tetikleyen hazdır, ikincisinde ise korku.


Hepimiz duygusal yakınlık ihtiyacı hissederiz ama nevrotik kişilerde duygusal yakınlık ihtiyacını tetikleyen haz değil; yalnızlığa yönelik korkudur. Sevmeye ve sevilmeye değil, güvende hissetmeye ihtiyaç duyarlar. Sevgi hiç bir zaman tacı koyamaz başına, hep güvenlik ihtiyacının ardından bakakalır.


Nevrotik biçimde tehditkar ve düşmanca gördüğümüz bir dünyada, bir başkası tarafından sevilmeye, istenilmeye, onaylanmaya karşı hissettiğimiz ihtiyacın ikilemi güçlü bir gerginlik yaratır.


Çünkü o bir başkası da, bizim değil, korktuğumuz, alışamadığımız dünyanın bir parçasıdır.


Yine de yalnızlık korkumuzdan kaynaklanan yakınlık ihtiyacımız o kadar güçlüdür ki bu kişiye sığınır, bu sığınmaya da sevgi deriz.


Ve günlerimiz sevmekle değil, kontrol etmekle geçer.


Boğulan, hayatta kalmak için çırpınan bir yüzücü, yapıştığı kişinin onu taşıma istekliliğine veya kapasitesiyle ilgilenmez. Sadece onu taşıyıp taşımadığıyla ilgilenir.


Nevrotik kişi de, sevebilmekte yetersizlik sergiler; sevdiği kişinin önceliklerini, sınırlarını, ihtiyaçlarını, isteklerini, gelişimini görmezden gelir, hiçe sayar, hafife alır.


Sevdiği insana, yani manzaraya değil, kendi korkularına odaklanmıştır çünkü.


Sadece güvende hissedip hissetmediğine bakar.


Sürekli olarak karşımızdaki insanın niyeti hakkında çıkarımlar yaptığımız, onu manipüle etmeye çabaladığımız, önceliklerini ve ihtiyaçlarını yok saydığımız bir ilişkide, içimizi kıpraştıran midemizdeki kelebekler değil, arkamızdan bağıran yalnız kalma korkusu olabilir.


Üstelik, belki de daha fenası, çocuğunun mutluluğu adına her türlü fedakarlığı yaptığına inanan aşırı koruyucu bir annenin çocuğun bağımsız gelişimine verdiği hasar gibi zarar verebiliriz sevdiğimiz insanın benliğine.


Korktuğumuz için ilk gördüğümüz ağaca tırmanıp orada kalakalmaktan bahsetmiyorum bile.


Alıntılar:


Karen Horney - Çağımızın Nevrotik Kişiliği