Neden hayal ettiklerini küçümsüyorsun



"Sefil düşünceler ve küçüklükler arasında kaybolup, hayattaki büyük sırrı çözemedik, soru da cevapsız ve acımasız kalakaldı: Nasıl yaşadın, neden öyle yaşadın, neyi yapabilecekken yapmadın, başka bir yol, başka bir anlam arıyordun, yanlış zilleri, yanlış kapıları çaldın, yanlış yollara saptın, yanlış insanları sevdin, yanlış yataklarda uyudun, yanlış evlerde yaşadın.


Neden hayal ettiklerini, düşündüklerini bu kadar küçümsüyorsun?"





Yedi sene önce yaşadığım iki metreye iki metre odamın tavanında her sabah karşılardı bu paragraf beni. Her sabah uyanır uyanmaz onunla karşılaşmamın, onu okuyup hayatıma devam etmemin bende neler değiştirdiğini asla bilemeyeceğim. Ama çok şey değiştirdiğine eminim. İnsan; ayıp, günah dolu, ahlak dışı, bencilce olup olmadığına aldırmaksızın gerçekten ne istediğini her gün sorgulamalı.


Sorgulamayı bıraktığı an, başkalarının isteklerinin aracı olma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Kendi benliğinden sürgün edilmiş insan, ondan beklenilen her şeyi doğru yapsa da, bir türlü yaşamanın sıcaklığını hissedemiyor.


Çünkü Adorno’nun dediği gibi; yanlış hayat, doğru yaşanmıyor.



Küçük kare odamın tavanı, Kadıköy, 2013




Alıntılar:


Kostas Mourselas - Kızıla Boyalı Saçlar