Haftalık Huzursuz Psikoloji bültenine üye ol.

Teşekkürler!

Narsisizmin parçaları 2: İnsanları değersizleştirme

En son güncellendiği tarih: May 10




“Reddedilmek, zihnine kenarları tırtıklı demir bir kanca gibi saplanmış, onu çıkarmak için uğraştıkça da yara derinleşmişti.”


- Ahmet Altan, Aldatmak





Kedi neden ulaşamadığı ciğere murdar der?


Muhtemelen çocukluk çağında fazlaca eleştirilmiş ve suçlanmıştır. Onu eleştirenler belki iyiliğini düşünmüşler, ancak nörobiyolojiden bihaber oldukları için, prefrontal korteksi henüz gelişmeyen bir çocuğun “eleştiri” ile “reddedilme” arasındaki farkı anlayamayacağını hesaba katmamışlardır.


Sevdikleri tarafından reddedilmek çocuğu çaresiz bırakır. Bu nedenle eleştirileri, özeleştiriye çevirir.


Çünkü bilir ki; kendi canımızı sürekli acıtmak, sevdiklerimiz tarafından gelen beklenmedik acılardan yeğdir.


Ama yaşadığı çaresizlik duygusunu unutmaz. O artık bir kuytuda sinsice beklemektedir.


Zaman geçer, kedi büyür. Büyüdükçe, eleştirilerden korunmak için eleştirene benzemeye başlar. Mantıklı değil mi? Benden güçlü bir kedi beni eleştiriyorsa, ben de onun aynısı olurum; beni eleştirecek bir şey bulamaz.


Böylelikle ergenliğe girdiğinde hem kendisini hem de çevresini eleştirmeye başlar. Yetişkinliğe geldiğinde özeleştiri artık tamamen katmanlaşıp onun bir parçası olmuştur bile.


Biz sadece kedinin dışarıya dönük bitmek bilmez eleştirilerini duyarız. Kalbi tırmık iziyle doludur.


Duyduğu her eleştiri ona reddedilişi ve kuytuda bekleyen çaresizlik duygusunu anımsatır. Bu nedenle reddedilmeden reddetmek ister. Çünkü büyük ozan Leonard Cohen boşuna dememiştir: “aşktan öğrendiğim tek şey vurabilmek oldu silahını benden önce çekeni.”


Kedi ulaşamadığı ciğere murdar demek zorunda hisseder. Sevdiği, istediği, arzuladığı her şeyi biraz değersizleştirmek ister ki yokluğunda kendi değersizliğiyle baş başa kalmasın.


Eğer bir gün kendinizi sürekli, bitmek bilmeyen, ağır ve haksız bir eleştiri fırtınasının ortasında bulursanız, değersiz hissetmeden önce lütfen bizim kediyi ve Oscar Wilde’ın şu sözünü hatırlayın:


“Eleştiri en güvenilir otobiyografidir.”


Bazen duyduğumuz eleştiriler, çaresizlik uçurumunun kenarında yaşamaya mahkum olmuş bir kalbin dışarıya yankılanan tırmık izleridir.



Not: Reddedilme endişemiz yüzünden çevremizdekilerden uzaklaşmaya ne kadar yatkın olduğumuzu ölçen 7 soruluk testi sitede bulabilirsiniz.