Like a stone




Soundgarden’ın ve Audioslave’in vokalisti ve şarkı sözü yazarı Chris Cornell üç sene önce bugün, bir otel odasında hayatına son verdi. Hayatının büyük bir bölümünü depresyonda geçiren müzisyenin çok sevdiğim “Like a Stone” şarkısının sözlerinden esinlenerek yazdığım kısacık bir öyküyü paylaşıyorum.


Birçoklarının aşkı anlattığı düşündüğü şarkı için Chris Cornell, “aslında ölümden sonraki hayatı anlatıyor” demişti. “Bilirsiniz, hayatınız boyunca iyi ve adil biri olmaya çalışırsınız ve öldüğünüzde yine de cehenneme gidersiniz.”


Olmak istediğin evin odalarında huzurla gezinmen dileğiyle.


...


Bir öğleden sonra, tek penceresi otoyola bakan, örümcek ağlarının tavanı kapladığı bir otel odasında, ölümlerle dolu bir kitabın sayfaları arasında kayboldum. Ne yaparsak yapalım, yapayalnız öleceğimizi anlatıyor yazar. Gerçi eğer terazide iyiliğimiz daha ağır gelirse, gömüldükten sonra istediğimiz bir yere gidebilecekmişiz. Fena değil.


Nereye gitmek isterdim? Sonsuza dek olmak istediğim bir yer var mı ki?


Hangi anımı düşünsem, sıkılgan bir boşluk dolduruyor içimi.


Her ne kadar nasıl hissettirdiğini hatırlamasam da, hep böyle biri olmadığımı biliyorum. Hayatımın bir noktasında sanki bütün bakış açım değişti. O nokta neydi ki?


Bakışlarım örümcek ağlarının kenarlarından merkezine inerken saatlerce sürecek düşüncelere dalıyorum.


Yeni bir gün ağarırken artık biliyorum. Bir otel odası tuvaletinde ölüm beni almaya geldiğinde, son nefesimi verirken dua edeceğim bütün meleklere ve tanrılara, hiçbirine inanmasam da. Beni, gitmek istediğim o yere götürsünler diye. Artık zar zor hatırlayabildiğim o eve.


Gökyüzünün çürüdüğü, şarabın kanadığı ve beni sevdiğine inandırdığın o evde bekleyeceğim seni. Bomboş odalarında sabırla dolanarak, yapayalnız, umut etmeden bekleyeceğim seni. Mutluluk verdiklerimi, haksızlık ettiklerimi düşünerek, pişmanlıkla, çoktan ölmüş ve asla ziyaret edilmemiş birinin mezar taşı gibi, sonsuza dek bekleyeceğim seni.


İlham: Chris Cornell - Like a Stone