Jung'a göre mutluluğun beş maddesi




Princeton Üniversitesi'nin yayımladığı C.G. Jung Speaking adlı kitapta ünlü psikanalistin elliden fazla röportajı bulunuyor. 1960 yılında yapılan bir röportajda Carl Jung’a insanda mutluluğu sağlayan temel faktörler soruluyor. Kendisi bu maddeleri şöyle sıralıyor:


1. Fiziksel ve mental sağlık

2. Samimi bireysel ilişkiler

3. Sanattaki ve doğadaki güzelliği algılayabilme yeteneği

4. Makul yaşam standartları ve tatmin eden bir meslek

5. Hayatın iniş çıkışlarıyla başa çıkabilmek için felsefi veya dini bir bakış açısı


Yazması ve okuması kolay, sağlaması epey zor bir liste. Daha da sorunlu kısmı şu; mutluluk hemen dağılmaya yatkın, narin bir çiçek gibi. Şöyle açıklıyor Jung,


“Mutsuzluğun nedenleri listesini yapsak elbette çok daha uzun olurdu. Hoşlandığımız ve korktuğumuz şeyler her an yanı başımızda bizi beklerken, aradığımız ve tutkuyla istediğimiz şeyleri hem zor elde ederiz, hem de hemen kaçar elimizden. Üstelik onlara sahip olduğumuzda o kadar mükemmel olmadıklarını fark ederiz.”


Üstelik mutluluğu yaratan bütün koşullar, bazı durumlarda tam tersini de yaratabiliyor. Mevcut durumumuz ne kadar ideal olsa da mutluluğu garantileyemiyor. Biyolojik veya psikolojik dengemizdeki ufak bir bozulma bile mutluluğumuzu yok etmeye yeterli olabiliyor. Jung, buna örnek olarak “anlatılamayan ve açıklanamayan can sıkıntısını" gösteriyor.


“Sağlığımız iyi olsa da, finansal durumumuz güçlü olsa da, ailesel ilişkilerimiz sorunsuz olsa da düşebiliriz bu can sıkıntısının pençesine."


Jung, son maddedeki felsefe ve inançlar konusunda önemli olanın ahlaklı bir yaşam olduğunu belirtiyor, çünkü ona göre mutluluğa önyargılı fikirlerle ulaşmak imkansız.


"Kişiliğin Gelişimi" adlı eserinde "Manevi bir amaç, manevi sağlığının kesin gerekliliğidir." diyen psikanalist için felsefi veya inançlı bakış açısının mutlaka seçilen felsefeye veya inanca uygun ahlakla birlikte sağlanması gerekiyor. Jung, röportajında, eylemsiz bir inancın mutluluk üzerinde hiçbir etkisinin olmayacağını vurguluyor.


Röportajı yapan adam "evlilikten sonra bile mutlu olabilir miyiz" diye muzipçe sorunca, Jung, "Manevi değerler arasında en ele geçmez olanı o!" diyor ve ekliyor:


“Ancak gerçek şu ki, gündüz kadar gece de olacak hayatımızda. En mutlu hayatta bile mutlu günleri karanlık gecelerin varlığı olmadan ölçemeyiz."


"Mutluluğu aramamız anlaşılır pek tabii, ancak akla uygun değil; çünkü ne kadar kasten ararsak, bulamamayı o kadar kesinleştiririz. Bu nedenle olayları olduğu gibi sabırla ve soğukkanlılıkla kabul etmek daha iyidir. Nasıl olsa arada bir şansın torbasından bizim için de eğlenceli bir şeyler çıkacaktır.”


Jung, röportajın sonunda bastonunu çıkarır ve ucunda yer alan kendi kuyruğundaki çiçek içindeki inciyi yakalamaya çalışan ejderhayı gösterir:


"Bak işte bu ejderha, şansın sembolü. Ben asayı çevirdikçe o da sürekli çiçeğin içindeki incinin peşinden koşuyor. Ama asla yakalayamayacak, çünkü kendi kuyruğu."


"Ne kadar da demin bahsettiklerime benziyor değil mi? "



Alıntılar:


Princeton University Press - C.G. Jung Speaking