Hallelujah




Müzik dünyasının en çok yorumlanan şarkılarından biridir Hallelujah. Birçok dizi ve filmin en zirve sahnelerinde duyarız onu, her romantik şarkı listesine otomatik olarak eklenir ve bugüne dek muhtemelen binlerce ilişkinin başlamasına aracılık etmiştir.


Ancak şarkının kendi hikayesi yalnızlık, ilgisizlik ve tuhaf rastlantılarla doludur.


1977 ve 1979 yıllarında çıkardığı iki albümde de başarısızlığa uğrayan Leonard Cohen, albüm yapmaya beş sene ara vermiştir.


Beş yıl aradan sonra çıkacak Various Positions albümüne eklemek istediği Hallelujah’ı yazması ise sancı dolu iki yılını tüketir.


“Bir otel odasında halının üstüne iç çamaşırlarımla oturmuş kafamı yere vurarak 'bu şarkıyı bitiremiyorum' diye bağırdığımı hatırlıyorum.” der Cohen, şarkı hakkında.


İlk hali 80 mısradan oluşur ve dini göndermelerle doludur. Zamanla kısalır, karanlıklaşır ve daha seküler hale gelir.


İçinde bugün düğünlerde en çok tercih edilen şarkılardan biri olan "Dance Me To The End Of Love" ve "If It Be Your Will" gibi mükemmel şarkıları bulunduran albüm nihayet biter ama plak şirketi Columbia tarafından beğenilmez ve reddedilir. Cohen ve arkadaşları da dağıtım için Passport adında bağımsız bir şirketle anlaşırlar ve 1984 yılında albümü yayımlarlar.


Albüm başarılı olsa da, arkalarda kalmış Hallelujah’ı pek umursayan olmaz. (Sözlerinden çok etkilenen Bob Dylan dışında. Dylan bu şarkıyı birkaç kez konserlerinde çalar.)


Aradan yedi sene geçer ve 1991 yılında diğer sanatçılar Leonard Cohen için “I’m Your Fan” adında bir “ustaya saygı” albümü yapar. Burada John Cale, Hallelujah’ı seçer ve Cohen’e göre daha duygulu ve samimi bir şekilde söyler şarkıyı.


Bu albüm de az satar ancak albümü alanlardan biri de Janine adında müzik delisi bir kadındır ve o zamanlar henüz albümü olmayan Jeff Buckley’in arkadaşıdır. (Buckley'in kullandığı ünlü Telecaster gitar şu an kendisinde) Buckley bir gün Janine’in evine kedisine göz kulak olmaya gittiğinde “I’m Your Fan” albümünü fark eder ve John Cale’in seslendirdiği “Hallelujah” tan çok etkilenir.


Jeff Buckley, o sıralar ilk stüdyo albümü Grace'te yer alması için şarkı seçiyordur. Elindeki şarkıları beğenmeyince Hallelujah’ı da listeye ekler. Daha sonra bir gazeteci kendisine “Leonard Cohen’in şarkısını seçmen harika bir fikirdi” dediğinde Buckley gazeteciye “Ben hiç ondan dinlememiştim ki” yanıtını verecektir.


Yine de ne albüm sükse yapar, ne de içindeki Hallelujah.


Rolling Stone dergisindeki ünlü bir eleştirmen “Genç Buckley’in vokali her şeye yetmiyor, Leonard Cohen’in Hallelujah’ı insanı etkileyecek kadar hırpalanmış ya da çaresiz gelmiyor.” diye yazar.


Yıllar 1997’yi gösterdiğinde çoğu insan için Hallelujah hala bataklıkta parlayan bir inciyle benzer kaderi paylaşıyordur. Ancak Jeff Buckley “gizemli” bir şekilde nehirde boğulup ölünce, şarkıları insanların ilgisini daha çok çekmeye başlar.


Grace'in satışı hızlanır, Hallelujah git gide ünlenir. Daha fazla sanatçı onu yorumlar. Nitekim 2001 yılında Shrek'te Rufus Wainwright'ın yorumu şarkının iyice popülerleşmesine neden olur.


Yine de Jeff Buckley versiyonunun single olarak çıkması Buckley'in ölümünün onuncu yılını, yani 2007’i bulur.


O gün bugündür Hallelujah, Sinatra’nın “My Way”i ve Rolling Stones’ın “Paint It Black”i gibi en çok yorumlanan şarkıların başında gelir. Öyle ki şarkılarının yorumlanmasına hep sıcak bakan Cohen bile sonunda “artık bu şarkı daha fazla yorumlanmasa daha iyi olur” demek durumunda kalır.


Herkesi anında etkileyebilen, ünlü bir sanatçının deyimiyle “mükemmele en yakın şarkıdır” Hallelujah.


Yine de bataklıkta bulunması bir sürü başarısızlıktan sonra, mama verilmesi gereken bir kediye, en yakın arkadaşı bir eşek olan kaba yeşil bir deve ve bir sanatçının erken ölümüne bağlı olmuştur.


Alıntılar:

Alain Light - The Holy or the Broken: Leonard Cohen, Jeff Buckley & the Unlikely Ascent of 'Hallelujah'

The Atlantic - How Leonard Cohen's 'Hallelujah' Became Everybody's 'Hallelujah'

Financial Times - The Life of a Song: ‘Hallelujah’