Despotun korkusu: yeniden ölümlü olmak




Albert Camus, Caligula adlı ünlü oyununda güç arzusuyla deliren Roma İmparatoru’nu anlatır. Güçlendikçe sıkılan ve sıkıldıkça bu gücünü diğer insanların üzerinde sadistçe kullanan imparator, -sadece yapabiliyor diye- senatör eşlerine tecavüz eder, atını senatör ilan eder ve dilediklerini öldürür. Ama sonunda bunlardan da sıkılır ve bir sonraki hedefini açıklar:


“Ay’ı istiyorum.”


Erich Fromm, İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri adlı eserinde Camus'nün Caligula karakteri üzerinden insanın mutlak güç arayışındaki nedenleri irdeler.


Caligula'ya benzer sadist eğilimli kişilerin tarihte hükümetlerin ve orduların başına sık sık geçtiğinden bahseden Fromm, toplumun kişilere iktidardayken farklı, iktidardan düştüğünde farklı davrandığını anlatır:


“Böylesi kişiler iktidarda kaldıkları sürece büyük devlet adamları ya da generaller olarak baş tacı edilirler; eğer yenilirlerse deli ya da suçlu sayılırlar.”


Peki zalimlikleri ve delilikleri toplum tarafından görmezden gelinen bu kişiler neden mutlak güç sahibi olabilmek için bu denli çırpınırlar?


İnsan, bilince sahip olduğu için kendisini hayvanlarüstü bir kategoriye sokar. Ancak bir hayvanın kaderi neyse onu paylaşır: ölümlülük. Ölümlülüğünün farkında bir canlı olarak insan, etrafındaki insanlara, hayvanlara, bitkilere egemenlik kurdukça kendisini tanrı gibi ölümsüz hisseder. Barışın Tekniği ve Stratejisi’nde Fromm şöyle yazar:


"Olayın tümü bir saat veya on dakika bile sürse, mutlak bir egemenlik duygusu, aslında bir solucandan başka bir şey olmayanların bir an için 'Tanrı gibi olmaları', pek çok insan için uğrunda ölmeye değer kavram ve duygulardır.”


Mutlak güç budalalarının iktidarlarını kaybederlerken canları pahasına her türlü hileye, düzenbazlığa ve şiddete meyletmelerinin en önemli nedeni iktidarları döneminde işledikleri suçlardan ötürü cezalandırılma korkusudur muhtemelen.


Ancak Fromm'un değindiği psikolojik faktörün de etkisi önemli olabilir: hoyrat bir tanrıcılık rolünden, sıradanlığa, solucanlılığa, ölümlülüğe geri dönme korkusu.


Bir kere tanrısal güce eriştiğine inanan kişi için bu katlanılmaz bir acı olabilir. Bu duyguyu Camus, Caligula'nın ağzından aktarır bize:


“Böyle bir dünyaya katlanılamaz.

Ay'a, mutluluğa, ya da ölümsüzlüğe,

belki çılgın olan, ama bu dünyadan olmayan bir şeye

gereksinme duyuyorum.”


Bu zorbaların gereksinim duyduğu gücün ihtişamı bize şaşırtıcı gelse de, içimizde bir yere dokunur.


Çünkü insan ne ise, o olmayı reddeden tek mahluktur.




Alıntılar:


Albert Camus - Caligula


Erich Fromm- İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri


Erich Fromm - Barışın Tekniği ve Stratejisi