Deprem trolleri




“Sadizm ve İnternet Trollerinin Küresel Değerlendirmesi envanteri puanları arasındaki ilişki o kadar güçlü ki, internet trollerinin gündelik sadistler olduğunu söyleyebiliriz."


Yapılan araştırmalarda internet trollüğü sadizm, makyevalizm ve psikopatlık ile ilişkili görülüyor. Ancak içlerinden sadizm diğerlerinden özellikle ayrılıyor.


Bunu her deprem sonrası görüyoruz zaten.


Her deprem sonrası mantar gibi türer troller. O anın yüksek duygusal enerjisinden; özellikle korku ve öfke duygusundan faydalanmak isterler. Bilirler ki, insanın öngöremediği, kontrol edemediği bu gibi durumlarda boşalacak yığınla enerjisi vardır. Bu enerjiden kendilerine düşecek payı arzularlar; hani sanki gökten ilgi yağıyormuş gibi.


İnsanların dikkatini çekmenin iki kolay yolu bulunur: ya empatilerini ya da öfkelerini yansıtabilecekleri nesne konumuna gelebilmek.


İlkini seçenler, internetten buldukları eski deprem görüntülerini bugün kendileri yaşamış gibi paylaşırlar. İnsanların dualarını, şefkatlerini, dolayısıyla ilgisini alırlar.


Bunları saptamak epey zordur. Çünkü o duygusal anda doğruluk kontrolü yapmamız gerektiği aklımıza bile gelmez. Kim, böyle bir konuda yalan söyler ki?


Ama daha sık farkına vardığımız, öfkeden nemalanmak isteyen troller olur. Her deprem sonrası insanı öfkelendirecek bir şey bulurlar, “İzmir, alkol ve fuhuştan dolayı sallandı.” gibi. İnsanların hakaretlerini, lanetlerini, veryansınlarını, dolayısıyla yine, ilgisini alırlar.


Yanlış anlaşılmak istemem, ülkede elbette gerçekten İzmir’in alkol ve fuhuştan dolayı sallandığına inanan yüz binlerce insan olabilir. Ancak trolleri diğerlerinden ayıran, bu düşünceyi insanların ilgisini çekmek için kullanmalarıdır.


Bize de yararı dokunur trollerin, içimizde birikmiş duygunun bir kısmını üzerlerine bocalarız. Onları herkesin ortasına atar ve toplu şekilde saldırırız. Böylelikle belirsizlik ve kontrol eksikliği nedeniyle bozulmuş içsel adalet mekanizmamızı tamir ederiz:


Suçlu nesneler bulunmuş ve cezalandırılmıştır.


Küfür de etsek, veryansında da bulunsak, trollere gösterdiğimiz her ilgi onların beslenmelerine, büyümelerine ve güçlenmelerine neden oluyor.


Yoğun duygularımızı kanalize edecek yer aradığımız böyle anlarda, trolleri görmezden gelebilecek iradeyi gösterebilmemiz gerekiyor.


Korku ve öfke hayatta kalmamız için evrilmiş önemli duygularımız. Çok daha büyük ölçekli depremlerde kimsenin burnunun kanamadığı o daha gelişmiş, daha demokratik ülkelerdeki gibi yaşamak istiyorsak bu duygularımızı vatandaşlık bilinciyle kullanabiliriz.


Bir yandan bugün için, şefkatimize odaklanıp, şu an acı çeken vatandaşlarımıza yardım edebiliriz.


Diğer yandan yarın için, korkumuzu ve öfkemizi çarpık kentleşmelerden, aldıkları deprem vergisinin hesabını vermeyenlerden ve çevresindeki binalar sapasağlamken yıkılan binalardan sorumlu insanlara yönlendirebilir, uygun şekilde cezalandırılmalarını sağlayabiliriz.


Çünkü depremin şiddetini kontrol edemesek bile, etkisini konrol edebiliriz.


Hepimize, bir kez daha, geçmiş olsun.



Alıntılar:


Erin E.Buckels, Paul D.Trapnell, Delroy L.Paulhus - Trolls just want to have fun