Biten bir maceranın tuhaf hüznü




1. “Seul’u hiç sevmedim. Hong Kong, Singapur veya Bangkok’ta hissettiğim o özel hissi asla vermedi bana. Peki neden şimdi buradan ayrılırken kendimi böyle üzgün hissediyorum?”


Dünyanın bütün ülkelerini gezmek amacıyla yola çıkan ve bu deneyimini kitaplaştırıp en çok okunan yazarlar arasına giren Chris Guillebeau, Seul’dan ayrılmak için havaalanına giderken böyle düşünüyordu.


O güne dek 168 ülke gezen 33 yaşındaki genç maceraperestın hedefini tamamlamasına sadece 25 ülke kalmıştı.



2. Yüzüncü durak olan Sri Lanka ziyaretini dün gibi hatırlıyordu. Vardığında Jetlag yaşamış, akşam üstü 4’te uyuyup gecenin köründe uyandığı için sabaha kadar otelin plajında kitabını yazmıştı. “Bu” dedi, “68 ülke önceydi. Zaman nasıl da çabucak geçti.”


Aslında bitirmeye hazırlıksız değildi. Gittiği her ülkede ona aynı soruyu sormuşlardı, “hedefini gerçekleştirince ne yapacaksın?” Önceleri geçiştirirken, sonunda en iyi cevabı bulmuştu:


“Beğendiğim ülkeleri yeniden gezeceğim. Kaldı ki seyahat etmek benim hayatımın sadece bir parçası.”



3. Doğru bir cevaptı bu. Artık ülkeleri teker teker gezmek zorunda kalmayacaktı. Dilediği ülkeye gidebilecekti. Peki neden özgürleştirici bir ferahlık yerine bu kadar hüzünlü hissediyordu?


Tiyatrocu bir arkadaşının sözlerini hatırladı:


“Bir oyun bittiğinde, onu sevmesem, hatta o an kafamda başka bir oyunla ilgileniyor olsam bile perdeler son kez kapanırken hüzün kaplar içimi. Çünkü sadece oyuna değil, büyük emek harcadığım, hayatımın yoğun bir dönemine de elveda dediğimi bilirim."



4. Durumunun bilincine varan Chris, bir sonraki durağı olan Özbekistan’dan ayrılırken havaalanındaki bütün havayı içine çekti ve kendi kendine şöyle dedi: “bu yeri ve bu zamanı iyi kaydet aklına. Bir daha asla görmeyeceksin.”


Hepimiz hissetmişizdir bu hüznü; hiç bitmeyecekmiş gibi görünen üniversiteden mezun olurken, bizi yıpratan sevgiliyi terk ederken, büyük umutlarla başka bir ülkeye göç ederken veya yıllardır sürdürdüğümüz işimizi bırakıp güneye kaçarken.


En sevineceğimizi düşündüğümüz anda peydahlanır derinlerden, büyük bir macerayı bitirmenin hüznü.


Çünkü her büyük maceranın bitimi, en büyük macera olan yaşamımızın sonunu hatırlatır bize.


Ve iyi kaydetmemiz lazım aklımıza her yeri ve her zamanı.


Bir daha görmeyeceğiz asla.



Alıntılar: Chris Guillebeau - The sense of loss in a big adventure