Haftalık Psikoloji Bülteni'ne üye ol

Teşekkürler.

HUZURSUZ EMOŞ.jpg

Öldürüyor Ama İyi Biri






Bu hafta, birbirine benzer iki haberle sarsıldık. Birinde bir adam, söylenenlere göre sevgilisi var diye lisede okuyan kızını öldürüp yolun kenarına atıyor. Diğerinde üniversite öğrencisi bir genç, eşi tarafından dövülen bir kadını kurtarmaya çalışırken katil oluyor.


Haberlerin daha da sarsıcı tarafı; iki olayda da kadınların şiddet uygulayan erkekleri savunması. İlk olayda kızını kaybeden kadın, eşinin kızını öldürdüğünü ama aslında iyi birisi olduğunu haykırırken, diğer olayda dayak yiyen kadın, sevgilisinin 19 suç kaydı olmasına rağmen iyi biri olduğunu savunuyordu.


Bu da sosyal medyada çoğunlukla şaşkınlık ve kızgınlıkla karşılandı. Bu iki olayın detaylarını bilmiyorum, farklı nedenleri olabilir. Ancak kadınların neden kendilerine şiddet gösteren erkeklerle kalmaya devam ettiği ve onları savunduğu zaten sıklıkla tartışılan bir konu.


"Neden terk edemiyorlar? " sorusuna bugüne kadar bulunan yanıtlar ataerkil kültür, ekonomik özgürlüklerden, çocukların hayatlarından endişe duymaya, düşük özsaygıdan, madde bağımlılığına, antisosyal kişilik bozukluğundan çocukluk travmalarına kadar geniş bir yelpazede tanımlanıyor.


Ama neden kendilerine şiddet uygulayan insanları savundukları konusunda verilen yanıtlar bu kadar çeşitli değil. Bu cevapların en önemlisi: kendiliğin yıkımı.


Bu tip olaylarda aklımızda tutmamız gereken şey, şiddet mağduru insanların benliklerinin ve kendiliklerinin yoğun bir aşınmaya uğradığı gerçeği. Sürekli bir şekilde şiddet, aşağılanma, değersizlikle kişiliği değiştirilmiş insanlardan, kendini koruyabilme içgüdüleri tarumar edilmiş insanlardan bahsettiğimizi unutmamalıyız.


Kurtlarla Koşan Kadınlar’da Clarissa P. Estes şöyle diyor:


“İçgüdüler zedelendiğinde insanlar üst üste gelen saldırıları, kendilerine, çocuklarına, sevdiklerine, ülkelerine, hatta tanrılarına yönelik adaletsiz ve yıkıcı eylemleri “normalleştirirler.”


Peki bir bireyin içgüdülerini zedeleyip ondan nasıl her şeyi normalleştiren bir kurban yaratabiliyorlar?


Bunun için ünlü psikiyatrist Robert Jay Lifton'un "beyin yıkama adımları" ve " Clarissa Estes'in "Kurtlarla Koşan Kadınlar"ından yararlanabileceğimize inanıyorum:




A. KENDİLİĞİN YIKIMI



Kendilik: Kendilik; kavramsal olarak bireyin deneyim ve çevresini yorumlamasıyla kendine yönelik kazandığı bakış açısıdır. (Çelenkoğlu, 2011).


Birey içinde bulunduğu ortamda kendiyle ilgili elde ettiği bütün verileri kullanarak kendisi hakkında bir değer sistemi oluşturmakta bu da kendilik şemalarının oluşumuna etki etmektedir. (Çelik, 2010).


Kendilik; kim olduğumuzun cevabıdır. Bireyin ‘ben kimim?’ sorusuna vereceği yanıtların her biri ve bu yanıtların yarattığı duygular kendilik şemasındaki bilgilerdir (Demir, 2017).



1. Adım: Kimliğe Saldırı: