Çocuklukta kötü muamele ve öznel deneyim




Ne kadar kötü olursa olsun, ne yaşadığımızdan çok, bir olayı nasıl deneyimlediğimiz önemli. Yetişkinler için bu bilgiyi kabul etmemiz nispeten kolay oluyor ama ya çocuklar için? Nature Human Behaviour gibi saygıdeğer bir dergide iki gün önce yayımlanan yeni bir araştırma ise bu konuda ilginç ve merak uyandırıcı bilgiler sunuyor:


Bu araştırmaya göre çocukluklarında kötü muameleye maruz kaldıklarını hatırlayan kişilerin, kötü muamelenin meydana geldiğine dair mahkeme kayıtları olmasına rağmen bu olayları hatırlamayan kişilere göre psikolojik sorunlar yaşama ihtimali %35 daha yüksek oluyor.


Yani, bu makaleye göre, olayın kendisinden çok, çocuğun bu olayı nasıl deneyimlediği psikolojisi açısından daha belirleyici oluyor.


Araştırmacılar, 1967 – 1971 yılları arasında kötü muameleye maruz kaldıkları mahkeme kararıyla ispatlanmış 908 kişinin izini sürüyorlar ve onlarla görüşüyorlar.


Çocukluklarında fiziksel şiddet, cinsel taciz ve ihmal yaşamış olan bu kişilerin depresyon, distimi, genel anksiyete bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu, alkol ve madde kullanım bozukluğu gibi sorunlarla karşılaşma sıklığını araştırıyorlar.


Diyelim Ahmet, 4 yaşında mahkeme kayıtlarına geçmiş olan bir fiziksel şiddete maruz kalıyor ama bu olayı hatırlamıyor.


Betül ise, herhangi bir mahkeme kaydı olmasa da çocukluğunda şiddet gördüğünü hatırlıyor.


Sinem, hem yaşadığı şiddeti hatırlıyor hem de mahkeme kayıtları bulunuyor.


Taner ise herhangi bir şiddet olayı yaşamamış veya hatırlamıyor.


Bu önemli makaleye göre, hem resmi kayıtlarda adı geçen, hem de yaşadığı şiddeti hatırlayan Sinem’in, Taner’e göre psikolojik rahatsızlık geçirme ihtimali %35 daha fazla.


Resmi kayıtlarda adı geçmese de şiddet gördüğünü hatırlayan Betül’ün, Taner’e göre psikolojik rahatsızlık geçirme ihtimali %29 daha fazla.


Ve işin ilginç tarafı, resmi kayıtlarda adı geçtiği halde şiddet gördüğünü hatırlamayan Ahmet’in, Taner’e göre psikolojik rahatsızlık geçirme ihtimali daha yüksek veya düşük değil. Arada bir fark bulunmuyor.


Araştırmayı yöneten profesör Andrea Danese ise bulguları şöyle açıklıyor:


“Genellikle araştırmacılar olarak istismarın veya ihmalin meydana gelip gelmediği veya bu deneyimlerin mağdurlara ne tür nörolojik veya fiziksel zarar verdiği üzerinde yoğunlaşıyoruz. Bunlar tabii ki önemli, ama yaşananlarla sonuçlar arasındaki bağlantı düşündüğümüz kadar nedensel olmayabilir. Psikolojik sorunların oluşumunda, bu olayı yaşayan kurbanın kişisel deneyimi ve kişinin geçmiş anıları hakkında ne hissettiği, olayın kendisinden daha önemli olabilir. “



Alıntılar: Andrea Danese & Cathy Spatz Widom - Objective and subjective experiences of child maltreatment and their relationships with psychopathology

Traci Pedersen - Recalling childhood abuse may matter more for mental health than records