top of page
insanolmak.png

İnsan olmak | engin geçtan

Kitap bilgileri:

Sayfa sayısı: 156

Okunma zorluğu: Orta

Tanıtım metni: İlk kez yayımlandığı 1983'ten günümüze defalarca baskı yapmış ve okurla kurduğu yapıcı ilişkiyi kanıtlamış olan bu kitabında Engin Geçtan insan olmanın ikilemini şöyle anlatır: "Çağdaş toplumlar kendine özgü bir olguyu da birlikte getirmiştir. İnsan eskisinden çok daha fazla sayıda insanla, çok daha kısa süreli, daha yüzeysel ilişkiler kurma eğilimindedir. Bu, soğuk bir günde karşılaşan bir grup kirpinin öyküsüne benzer. Kirpiler ısınabilmek için birbirlerine sokulurlar, ama dikenleri birbirine batar. Birbirlerinden ayrıldıklarındaysa soğuktan rahatsız olurlar. İleri geri hareket ederek sonunda dikenlerini batırmadan birbirlerini ısıtabilecekleri en uygun uzaklığı bulurlar."

Kitabın bölümleri:

1. Birey ve Toplum

2. Ana-baba ve Çocuk  

3. İnsanlardan Korkmak    

4. Öfke ve Düşmanlık    

5. Değersizlik Duygusu    

6. Kaygı    

7. Sorumluluktan Kaçış    

8. Yalnızlık    

9. Ortak Yaşam İlişkisi    

10. Nevrotik Kısırdöngü    

11. Yaşam ve Ölüm    

12. Kendini Yaşamak

Bazı beğendiğim alıntılar:

  • Bir insanı sevmek, onun gerçeklerini anlamaya çalışmayı da içerir.

  • Kendisine değer vermeyen insan başkalarının duygusal ihtiyaçlarını da algılayamaz.

  • Oysa, "O bensiz yapamaz!" sözü aslında, "Ben onsuz yapamam!" gerçeğinin saptırılmasından başka bir şey değildir.

  • Dünyada iki tür insan vardır : yaşayanlar ve yaşayanları seyredip eleştirenler. Seyretmek ölümü, katılmak ise yaşamı simgeler.

  • İnsan kendine değer verebildiği oranda başkalarına da değer verir; insanlara gerçek anlamda değer verdiğini hissettikçe kendisini de değerli bulur.

  • İnsan kendine değer verebildiği oranda başkalarına da değer verir; insanlara gerçek anlamda değer verdiğini hissettikçe kendisini de değerli bulur.

  • İnsan gençken zamanı, kaç yılı geride bıraktığını düşünerek değerlendirir. Kaç yılı kaldığını düşünmeye başladığı andan itibaren de orta yaşa girmiş olur.

  • İçinde yaşadığımız dünyanın zor bir alan olduğundan yakınarak zamanı tüketmek yerine, onu ve gerçekleri kabul ederek savaşmak zorundayız.

  • İnsan, varolduğu günden bu yana sürekli olarak, içinde yaşadığı dünyayı ve evreni tanımaya ve anlamaya çalışmış, ancak bu çabası içinde en az tanıyabildiği varlık yine kendisi olmuştur.

  • Bazı insanlar yaşam boyu karşılaştıkları düş kırıklıkları sonucu, beklentilerini bir sınır içinde tutma eğilimi geliştirirler.

  • Eğer bir insan, abartılmış bazı davranışlar gösteriyorsa gerçekte o davranışların tam karşıtı duygular yaşamakta olduğunu da düşünmek gerekir.

bottom of page