Weltschmerz: Dünya Ağrısı
- 18 Tem
- 2 dakikada okunur
Dünyanın yükü ağır gelir bazen.
Almanca’da "Weltschmerz", yani “dünya ağrısı” zihnimizde kurduğumuz ideal dünya ile karşılaştığımız gerçeklik arasındaki uçurumdan doğan derin hayal kırıklığını anlatır.
Her şey yolundayken bile içimizde bir hüzün taşırız.
Özellikle toplumsal adaletsizlik, zalimlik ve bencillikle karşılaştığımızda dünya ağrımız da artar.
…
Weltschmerz, çoğu yazarın ilham kaynağıdır. Örneğin Steinbeck şöyle yazar:
“Hani, dünyanın verdiği acı bütün ruhunuzu bir gaz gibi kaplar da umutsuzluğa kapılırsınız ve sizi üzen olayı arar, ama bir şey bulamazsınız.”
Steinbeck’e göre, bu özlemli hüzünle tanışma çocuklukta olur. Dünyanın adaletsizliğini, yetişkinlerin çaresizliğini fark eden çocuk bir daha kendini asla güvende hissedemez.
“Tanrılar düştüler mi tam düşerler” diye yazar Steinbeck; “çocuğun dünyası bir daha eski bütünlüğünü kazanamaz artık.”
…
Yazar Ray Bradbury de erken yaşta yorgun düşmüş ruhlardandır. Hayatın başında üstesinden gelemediğimiz hayal kırıklığının bütün hikayemizi şekillendirdiğini dile getirir:
“Bazı çocuklar daha kolay yaralanır, daha çabuk yorulur, daha çabuk ağlar, daha uzun süre hatırlar ve dünyadaki herkesten çok daha erken mutsuz olurlar. Biliyorum, çünkü ben de onlardan biriyim."
Bu erken yorgunluk ve hüzünlü bakış, hayat boyu tüm seçimlerimize siner.
Kimse anlamaz sahip olduklarımıza rağmen içinde yaşadığımız düş kırıklığını.
…
Weltschmerz’i en karanlık haliyle yaşayan edebiyatçı kuşkusuz Osamu Dazai’dir.
Dazai, onu intihara sürükleyen olaylar silsilesinin en başına basit bir fark ediş koyar. Henüz çocukken yetişkinlerin sahteliğini fark etmiş ve bu bilgiyi hayatı boyunca yok sayamamıştır:
“Küçüklüğümden beri insanlar sürekli şanslı biri olduğumu söylüyor. Ama bana sorarsanız cehennemde gibi hissediyorum.”
“Bana şanslı olduğumu söyleyenlerse benimkiyle kıyaslanamayacak kadar mutlu görünüyorlar.”
…
Siyasetin dünya ağrısı
Ülkemizde en çok siyaset sayesinde karşılaşırız Weltschmerz’le. Her şeyin geliştiğini, gelecekte adil bir ülkede yaşayacağımıza inanırız. Ayfer Tunç’un Dünya Ağrısı’nın baş karakteri Murşit gibi:
“Gençliğini dolduran gelecek hayalinin gerçekleşeceği ülke hiç var olmamış. Var sanmıştı. Varmanın yıllarını alacağını ama sonunda hiçbir şey yapmasa bile varacağını sanmıştı. Yanıldığını anlaması için yaşlanması gerekti.”
Zaman geçer, biz büyürüz, ama haysiyetli bir yaşam hayali biz fark etmeden eriyip gider.
…
Oysa kimilerine göre dünya eskisinden daha adil. Steven Pinker, Doğamızın İyilik Melekleri adlı kitabında dünyada zalimliğin ve şiddetin giderek azaldığını verilerle ortaya koyar.
Ama vicdanımızın evrimi, dünyanın ilerleyişinden daha hızlıdır. Eskiden norm sayılan şeyler, örneğin çocukları azarlamak ya da hayvanlara kötü davranmak, artık ahlaki olarak suç sayılır.
Ve sosyal medya sayesinde onlara daha sık ve daha dramatik şekillerde maruz kalıyoruz.
Bu yüzden dünyanın ağrısından kaçamıyoruz.
…
Alaycılık, yorgun ruhların zırhıdır. Sürekli kırılan kalp, sonunda kendini savunmayı öğrenir.
Adaletsizliğin yarattığı hayal kırıklığı birçok duyarlı insanı alaycılık maskesi takmaya zorlar.
Bir noktadan sonra yaşamaktan çok anlatmaya başlarlar. Dünya ile arasına hüzünlü bir mesafe koyar, bu mesafe sayesinde hem nefes alır hem de mizahi bir perspektiften bakmayı öğrenirler.
Ünlü komedyen George Carlin’in dediği gibi:
“Herhangi bir alaycının yüzeyini kazıyın, altında hayal kırıklığına uğramış bir idealist bulursunuz.”
…
Dünyanın ağrısı ahlaki bir miskinlik olarak çöker üstümüze. Umursamazlık zannederiz ölümümüzü.
Bu yüzden Dazai hayat hikayesine “İnsanlığımı Yitirirken” adını verir. Yaşadığı her hayal kırıklığıyla kendinden biraz daha uzaklaşırken, geriye bir uyarı bırakır:
Dünyanın ağrısı ne kadar yoğun olursa olsun, insanlığımızı yitirmemeliyiz.
Belki o dünya hiç var olmayacak. Ama onu arayıp uğruna mücadele ederek hem dünyamızı daha yaşanır kılar, hem de ona kendi izimizi bırakırız. Böylece asla yitmeyiz.
Kaynaklar:
Frederick C. Beiser - Weltschmerz: Pessimism in German Philosophy, 1860-1900
Osamu Dazai - İnsanlığımı Yitirirken
Ayfer Tunç - Dünya Ağrısı
Steven Pinker - Doğamızın İyilik Melekleri
John Steinbeck - Cennetin Doğusu
Ray Bradbury - Karahindiba Şarabı







Yorumlar