top of page

Haftalık Psikoloji Bülteni'ne üye ol

Teşekkürler.

HUZURSUZ EMOŞ.jpg

Tavırlı sabır: Güçlü kalmanın sessiz sanatı

  • 18 Tem
  • 2 dakikada okunur

Sabır denince aklımıza genellikle hareketsiz bekleyiş gelir. Oysa sabır, içinde direniş tohumları taşıyan aktif bir bekleyiş olabilir.


Marcus Aurelius, dalgalarla sarsılmayan bir kaya gibi olmak istediğini yazar. Bu zor görev için kendine yeni bir zihniyet yüklemeye çalışır:


“Bundan sonra ‘ben ne şanssızmışım ki bu olay başıma geldi!’ demeyeceğim. ‘Ne şanslıyım ki başıma gelene rağmen yılgınlığa kapılmıyorum, ne şimdiki zaman eziyor beni, ne gelecek ürkütüyor,’ diyeceğim.”



Bu tür bir dayanıklılığın en nadide örneğinde Viktor Frankl, toplama kampındaki iyi kalpli insanları anlatır. Sayıca az olan bu yüksek tavırlı insanları gördüğünde şu sonuca varır:


“Bir insandan her şey alınabilir, ama tek bir şey hariç—insanın son özgürlüğü: Herhangi bir koşul altında kendi tutumunu seçme özgürlüğü, kendi yolunu belirleme özgürlüğü.”


Ve her zaman yapılacak bir seçim vardır. Bu seçim, benliğimizi teslim edip etmeyeceğimizi belirler. Özgürlüğümüzü ve onurumuzu koruyacak mıyız, yoksa inisiyatifi tamamen koşullara mı bırakacağız?



Frankl’ın gözlemleri, tavrımızın hayatta kalmak için ne kadar belirleyici olduğunu gösterir.


Günümüzde ise Profesör Carol Dweck’in yaptığı araştırmalar sıkıntıya verdiğimiz anlamın ona katlanabilme derecemizi belirlediğini gösterir:


“Geliştiğimize inanırsak sıkıntıya tahammülümüz artar. Gelişmediğimize inanırsak en ufak sıkıntı işkenceye dönüşür.”


Bu yüzden Dweck, altmışlardan kalma o ünlü sözü anımsatır:


“Oluyor olmak, olmuş olmaktan iyidir.”



Sadece sabretmek hiçbir şeyi çözmez; önemli olan güçlenme inancıyla sesimizi, kimliğimizi, değerlerimizi kaybetmeden sabredebilmektir.


Sabır ama ufalanmadan, özümüzü kaybetmeden.


Sabır ama kendimize sadık kalarak, dimdik durarak, değerlerimize gölge düşürmeden.


Zig Ziglar’ın etkileyici bir şekilde özetlediği gibi, uzun vadede yeteneklerimiz değil, tavrımız bizi ileri götürür.


Yani sadece sabretmek değil, tavırlıca sabretmek gerekir.


Yaz hep gelir


Bir sorunla karşılaştığımızda, içimizdeki yoğun çatışmaya rağmen bir sonraki doğru adıma odaklanmamız gerekir.


Tolstoy, bin millik yolumuz varsa, her sabah kendi kendimize yirmi beş millik yolumuz olduğunu hatırlatmamız ve yürüdükten sonra huzurla uyumamız gerektiğini söyler.


Ancak özellikle psikolojik sorunlarda her zaman ilerlediğimizi hissetmeyiz.


Keşke hatırlayabilsek: Bazen adım atmak değil, yanlış adımdan sakınmak en büyük gelişimdir.



Dayanıklılık ve tavırlı sabır deyince aklımıza ilk gelen sanatçılardan biri Maya Angelou’dur.


Hayatı boyunca şiddet, ayrımcılık, cinsel saldırı gibi birçok travmatik deneyim yaşamış, yıllarca tek kelime konuşmamış ama sonra bu felaketleri dünyadaki birçok kadının yolunu aydınlatmak için kullanmış Angelou, tek bir cümleyle her şeyi özetler:


“Başıma gelenler beni değiştirebilir. Ama onlar tarafından küçülmeyi reddediyorum!”



Doğru sabır için, telaşı bırakmalı, kendi ritmimize saygı duymayı öğrenmeliyiz.


Şair Rilke’nin mektubunda yazdığı gibi:


“Yaratıcı yaşam, hesap kitaplardan ve sayılardan el çekmek, özsularını aceleye getirmeyen ve baharın rüzgarlı fırtınalı havalarında istifini bozmaksızın ayakta duran bir ağaç gibi olgunlaşma sürecinden geçmektir.”


Şair, her şeyin kendi mevsiminde olacağını anımsatır; zira hiçbir ağaç “ya baharın ardından yaz gelmezse” diye korkuya kapılmaz.


Yaz hep gelir çünkü.



Tavırlıca sabretmek; neleri kontrol edip, neleri edemediğimizin sürekli farkında olarak atabileceğimiz doğru adımları atmak ve yanlış adımlardan sakınmak bizi güçlendirir.


Rilke, devam eder:


“Her gün şükranla bağrıma bastığım acılar içinde öğrendiğim bir şey var: Sabır her şeydir.”


Sabır bizi ayakta tutar. Kim olduğumuzu ise tavrımız belirler.


Yaz elbet gelir... Yeter ki, o ağaç gibi, zor zamanlarda köklerimize sadık kalalım.



Kaynaklar:

Marcus Aurelius - Düşünceler

Viktor Frankl - İnsanın Anlam Arayışı

Rainer Maria Rilke - Genç Bir Şaire Mektuplar

Maya Angelou - Kızıma Mektuplar

Carol Dweck - Mindset

Yorumlar


30.000 üyeli haftalık Huzursuz Bülten'e ücretsiz abone olabilirsin:

Teşekkürler.

HUZURSUZ BEYİN

  • Instagram
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
bottom of page