Haftalık Huzursuz Psikoloji bültenine üye ol.

Teşekkürler!

Seni yiyen biz değiliz, ruslar




Ana fikir: Kendimize göre çelişkili ancak yerleşik geleneklere uygun davrandığımızda, bu çelişkilerimizi fark etmemiz güç olabilir.


Bir Sibirya halkı olan Yakutlar, bir ayıyla karşılaştıklarında, keplerini çıkarır, ayıyı selamlar, ona efendi, ihtiyar ya da büyükbaba diye hitap eder ve ona saldırmamaya, hatta hakkında kötü sözler söylememeye söz verirler. Ama ayı, sanki üzerlerine atılacakmış gibi duruyorsa, ona ateş ederler ve eğer ayıyı öldürürlerse, parçalara böler, kızartır, kendilerine şölen çekerler ve bunu yaparken de sürekli şu sözleri söylerler:


“Seni yiyen biz değiliz, Ruslar.”


Julian Barnes’ın Flaubert’in Papağanı’nda karşılaştığım bu bilgi bana Karen Horney’i hatırlattı. Ona göre, eğer yerleşik geleneklere uygun davranıyorsak, eylemlerimiz ne kadar çelişkili olursa olsun, kısıtlı sorumluluk hissederiz ve çevremiz tarafından da hoş görülürüz.


Sorgulamamıza gerek kalmaz; bir yandan ayıyı sevip, diğer yandan onu öldürebilir, ziyafet çekebilir ve suçu bir dış etkene bağlayıp huzurla yaşamımıza devam edebiliriz.