top of page

Haftalık Psikoloji Bülteni'ne üye ol

Teşekkürler.

HUZURSUZ EMOŞ.jpg

Pieta: "Burada kalırsan ruhunu kaybedeceksin."

  • 18 Tem
  • 3 dakikada okunur

Michelangelo’nun ünlü eseri Pieta’da, çarmıha gerildikten sonra annesinin kucağında yatan Hz. İsa’yı görürüz.


Bu heykelde bizi şaşırtan detaylardan biri de, yaşanılan acıya rağmen Hz. İsa’nın ve annesinin yüzündeki dingin ve huzurlu ifadedir.


Hem sanat tarihçileri hem de din alimleri bu ifadenin ne anlama geldiğini yıllardır tartışır.


Psikanalitik bağlamda baktığımızda iki arketipi fark ederiz: İçimizdeki anne ve içimizdeki kahraman.



Bazen, en olmadık yerde, içimizde bir şey kıpırdar. Bir şeylerin farklı olması gerektiğini ve bunu yapabilecek gücümüzün olduğunu hissederiz


İşten mi ayrılacağız? Yeni bir ilişkiye mi başlayacağız? Hayatımızı düzene mi sokacağız?


Joseph Campbell, bu duruma "kahramanın macera çağrısı" der.


Tıpkı Michelangelo’nun Pieta heykelindeki dinginliğin ardında derin bir teslimiyetin olduğu gibi, kahramanın yolculuğunda da belirsizliğe rağmen adım atma cesareti yer alır.


Ama pek azımız bu çağrıya uyar.



Carl Jung’a göre, macera çağrısı geldiğinde zihnimizdeki iki arketip mücadeleye girişir: Kahraman ve Anne.


Kahraman arketipi, yuvadan ayrılmayı, yeni deneyimlerle büyümeyi ve keşifler yapmayı arzularken; Anne arketipi güvenlik, şefkat ve yaraların sarılması için yuvada kalmayı önerir.


Konfor alanı, kahramanı koruyan ama aynı zamanda kısıtlayıcı bir anne kucağına benzer.


Başlangıçta bizi sarıp sarmalayan bu alan, bir süre sonra potansiyelimizi gerçekleştirmemizi engelleyen bir kafese dönüşebilir.



İmdadımıza huzursuzluk duygusu yetişir.


İş hayatında ilerleyemediğimizde, anlamını yitirmiş bir ilişki içinde sıkışıp kaldığımızda veya yaratıcı bir projeye başlayamadığımızda içimiz huzursuz olur.


Ancak huzursuzluğu yanlış anlarız. Jordan Peterson’ın ifade ettiği gibi, huzursuzluğun ilacının daha fazla konfor olduğunu zannederiz.


Bu da anne kucağına biraz daha yerleşmemize neden olur.


Oysa huzursuzluğun ilacı, macera çağrısına kulak verip kendi özel yolculuğumuza çıkmaktır.


Yaralanmaya izin vermek


Kahramanın yolculuğu, sadece dışsal değil, aynı zamanda derin bir içsel dönüşüm sürecidir.


James Hollis, bu dönüşümün ruhsal bir genişleme olduğunu savunur.


Kahraman, sanat, felsefe ve bilimin de yardımıyla eski edilgen kimliğini geride bırakır ve daha fazla sorumluluk aldığı, artık dış güçleri suçlayamadığı yeni bir benlik inşa etmeye başlar.


En sonunda yine yuvaya döner ama aynı kişi değildir. Yeni bir bilgelik, yeni bir perspektif kazanır ve bu perspektif dünyaya hizmet eder.



Ama kahramanın yolculuğunun ilk adımları kolay olmaz.


Çünkü sorumluluk alma ve dayanma gücü zayıftır. Bir tarafı hala dünyanın her şeyi önüne sermesini bekler. Hayal kırıklığına uğrar ve konfor alanına sığınır.


Sık sık kendini tembel zanneder. Ama içten içe tembel olmadığını da bilir. Adını koyamadığı bir ağırlık altında ezildiğini hisseder.


Kendi yolunda yürümediği için duyduğu suçluluğu, bir çarmıh gibi her yere taşıdığını fark edemez.



Değişim, kahramanın kırılganlığını kabul etmesiyle başlar. Çünkü aslında her şey “geçmişteki yaralanmalardan kaynaklanan yersiz bir ihtiyattan kaynaklanır.”


Ve kahraman, kendine “yaralanma izni” verir.


Clarissa Estes’in yazdığı gibi; bu yeni hayatı korumacılık yaratmaz, bencillik yaratmaz, anneye yapışmak yaratmaz, feryat figan bağırmak yaratmaz, sorumluluğu başkalarına yıkmak yaratmaz.


Çünkü hayatımızı çok fazla konrol etmeye çalıştığımız zaman, geriye kontrol edilebilecek bir hayat kalmaz.



Pieta’da, hem yetiştiren ve şefkat veren hem de zamanı geldiğinde çocuğun gitmesini teşvik eden cesur anneyi ve kendi macerasını tamamlayarak yuvaya dönmüş kahramanı görürüz.


Bütün tahribatlara rağmen yeniden sevmek, yeniden inanmak, yeniden başlamak, yeniden açılmak tehlikelidir. Ama asıl tehlike hayat boyu konfor alanında kalmaktır.


İşte Pieta’nın bize verdiği mesaj budur:


“Artık yola koyulman gerek. Evet, cesaretinin bedeli kalbindeki yaralar olabilir ama burada kalmanın bedeli tüm ruhunu kaybetmektir.”



Kaynaklar:

Joseph Campbell - Kahramanın Sonsuz Yolculuğu

Carl Gustav Jung - Aion

Clarissa P. Estes - Kurtlarla Koşan Kadınlar

Jordan Peterson - Willliamson Interview

Serap Yüzgüller, Seda Yavuz - Acıyı Okumak: Temsil ve İfade Bağlamında Pieta Betimleri

Songül Mollaoğlu - Göstergelerarasılık: Pieta Örneği

Yorumlar


30.000 üyeli haftalık Huzursuz Bülten'e ücretsiz abone olabilirsin:

Teşekkürler.

HUZURSUZ BEYİN

  • Instagram
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
bottom of page