top of page

Haftalık Psikoloji Bülteni'ne üye ol

Teşekkürler.

HUZURSUZ EMOŞ.jpg

Motivasyonsuz değilsin

  • 18 Tem
  • 2 dakikada okunur

Zeus tarafından cezalandırılan Tantalos, çekilmez bir açlık ve susuzluk duygusuyla yeraltına hapsedilir. Altında su birikintisi vardır ama ne zaman eğilse yer değiştirir; yanında meyve dalları vardır, ne zaman ellerini uzatsa kaybolur.


Başının üstünde her an düşecekmiş gibi bir taş bulunur, serpilmesini engeller.


İngilizce “tantalize” kelimesi buradan gelir: “Gösterip vermeyen, boşuna umutlandıran.”


Doğru yolu bilecek kadar akıllı ama o yolda sebat edecek kadar güçlü olmayan bizler, Tantalos’un cezasını her gün çekeriz.


...


Nedir Tantalos gibi bizi gördüğümüz hedeflere erişmekten alıkoyan?


Ovidius’un eserinde Prenses Medea yanıtlar bu soruyu. Düşmanımız gücünü kendisini saklamasından alır:


“Gizli bir güçtür beni ezen. Başka öğütler veriyor bana duygularım, bilirim, kötüyü sezer, kötünün ardından giderim yine.”


Bizi iten motivasyonu biliriz ama bizi geri çeken direncin farkına çoğu zaman varmayız.


Bu nedenle yapamamayı sadece motivasyon eksikliğine yorarız.


..


Aklımıza o kadar güveniriz ki, doğru yolu bulduğumuzda son muharebesini kazanmış bir imparator gibi artık hiçbir dirençle karşılaşmadan ilerleyeceğimize inanırız.


İçimizi dolduran şevk, heves ve ilham hiç kaybolmayacakmış gibi hissederiz.


Ama uygar insanın her günü dürtüleriyle savaşmakla geçer.


Steven Pressfield savaşçıların ve sanatçıların hayatının merkezine yerleşmiş kuralın aynı olduğunu söyler:


“Görünmez düşmanla savaşa her yeni gün, yeniden başlamamız gerekir.”


Görünmez düşmana "Direnç" adını verir.


...


Motivasyonsuz değil, sıkıntıya tahammülsüzüz.


Yemememiz gereken o yiyeceği yediğimizde, içmememiz gereken o içeceği içtiğimizde, bakmamamız gereken o telefona baktığımızda, izlemememiz gereken videoyu izlediğimizde, atmamamız gereken o mesajı attığımızda aslında hep aynı şeyi yaparız: O tanımlanamayan içsel sıkıntımızdan kaçarız.


Aşırı yemekten şikayetçi bir adamın ifade ettiği gibi:


“Ben yemek yemiyorum ki... "


"Ben duygularımı yiyorum.”


FARK EDİLMEYEN TUHAF ACI


Pressfield’e göre uzun vadede esenlik verecek her eylem Direnç'le birlikte gelir.


Ama sinsidir Direnç; kendini dış kaynaklı gösterir.


Bazen patronumuz olur, bazen çocuğumuz, bazen yan sokaktaki inşaatin gürültüsü, bazen hastalık, bazen sosyal medya.


Oysa yapılan araştırmalar, her on vazgeçişimizin sadece birinin dış kaynaklı olduğunu bulgular.


On deneyimin dokuzunda “katlanamadığımız içsel sıkıntımızdan dolayı” dikkatimiz dağılır ve vazgeçeriz.


..


Nedir Direnç? Mükemmelliyetçi bakış açısıdır, alay edilme korkusudur, yarıda bırakırım da kendimden nefret ederim endişesidir. Hepsi toplanır ve o tuhaf, anlamlandıramadığımız hisse dönüşür.


Bizler acıyı fizyolojik belirtilerine göre değerlendiririz. Bir sporcu, ne kadar kas ağrısı hissettiğini bilir ve bunun gelişiminin bir parçası olduğunu anlar.


Ama Direnç, kendini ağrıyla, çarpıntıyla, karıncalanmayla göstermez.


O tuhaf his, her defasında bizi alt eder, yine de ne kadar güçlü olduğunu fark edemeyiz.


Ve sorunumuzu “motivasyonsuzluk” sanırız.


..


Josef Parvizi ve arkadaşlarının yaptığı bir araştırma beynimizde azim ve sebat için özel bir bölgenin (aMCC) olduğunu bulguladı.


Bu bölge ne kadar etkinse, kişinin sıkıntılara katlanma gücü o kadar artıyordu.


İyi haber; bu bölge deneyimle şekillenebiliyordu.


“Zor gelmesine rağmen yaptığımız ve haz vereceği halde kendimizi durdurduğumuz eylemler tekrarlandıkça bu bölgeyi güçlendirebiliyorduk.


Yani, kas gibiydi. Elbette, aksi de geçerliydi.


...


Günümüzde motivasyon sanatı, acıyı yönetebilme sanatıdır.


İç sıkıntısından kaçmak yerine ona katlanmayı ve onu dinlemeyi öğrendiğimizde her gün karşılaşacağımız Direnç de güç kaybeder.


Bize Tantalos'un lanetini yaşatan beynimizin güzel bir özelliği bulunur:


“Olumsuz duygulara nazikçe baktığımızda dağılmaya meyillidirler; olumlu duygulara nazikçe baktığımızda ise çoğalırlar.”


Ve böylelikle, Marcus Aurelius’un iki bin yıl önce buyurduğu gibi; yolda karşılaştığımız engeller, yolun kendisine dönüşürler.


* anterior mid-cingulate cortex



Kaynaklar:

Nir Eyal - Indistractable

Ovidius - Dönüşümler

Steven Pressfield - Yaratma Savaşı

J. Parvizi, V. Rangarajan - The Will to Persevere Induced by Electrical Stimulation of the Human Cingulate Gyrus

Marcus Aurelius - Kendime Düşünceler

Yorumlar


30.000 üyeli haftalık Huzursuz Bülten'e ücretsiz abone olabilirsin:

Teşekkürler.

HUZURSUZ BEYİN

  • Instagram
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
bottom of page