top of page

Haftalık Psikoloji Bülteni'ne üye ol

Teşekkürler.

HUZURSUZ EMOŞ.jpg

Kendimizi başkalarıyla kıyaslamak

  • 18 Tem
  • 2 dakikada okunur

Charlie Mackesy’in eşsiz eserinde çocuk, köstebeğe sorar:


“Sence en büyük zaman kaybı nedir?”


“Kendini başkalarıyla karşılaştırmak,” diye yanıtlar köstebek.


Köstebek haklıdır. Üstelik sadece zaman kaybı değil, aynı zamanda hayatımızı cehenneme çevirmenin de garanti yoludur bu.


Kitapları sık sık çoksatanlar listesine giren ünlü yazar Simon Sinek, kendi kendine düşman bellediği rakibini (Adam Grant) anlatır:


“Herife kafayı takmıştım. Onu tanımıyordum, çok yetenekli olduğunu düşünüyordum, ona saygı duyuyordum ve ondan nefret ediyordum.”


Her gün uyanır uyanmaz çoksatanlar listesine bakıp adamın üstünde yer alıp almadığını kontrol eder.


Üstteyse ne ala, alttaysa midesine kramplar girer.


Bir gün iki yazar da önemli bir etkinliğe konuşmacı olarak davet edilir. Sunucu birbirlerini takdim etmelerini ister. Sinek, yüzünü rakibine döner ve içinde ne varsa döker:


“Beni güvensiz hissettiriyorsun çünkü sahip olduğun bütün güçlü yanlar benim zayıf olduğum taraflar. Her başarında kendi kötü yanlarımı hatırlıyorum.”


Rakibi tuhaf tuhaf Simon Sinek’e bakar:


“Çok komik."


"Ben de aynısını senin için hissediyorum.”


MODERN ZAMANIN MUTSUZLUK GARANTİSİ


Beynimiz, karşılaştırma yapmayı sever.


İstemsizce çevremizdeki insanlarla kendi durumumuzu karşılaştırıp sosyal konumumuzu bulmaya ve statümüze uygun şekilde davranmaya çalışırız.


Tarih boyunca epey işimize yaradı bu özellik. Yan yana yaşadığımız kişilerin çektikleri acıları biliyor, yaşadıkları zorlukları görüyorduk. Kimin güçlü, kimin zengin olduğunu anlıyorduk ve buna göre davranıyorduk.


O zaman faydalı olan, modern dünyada zararlı olmaya başladı.


Sosyal medyayla birlikte on binlerce hayatı dikizliyor ve kendimizi onlarla kıyaslıyoruz.


Üstelik herkes kendi güçlü yanlarını parlata parlata aktarırken, kimse zayıflıklarından bahsetmiyor.


Dünya birden bire herkesin güçlü, mutlu, cesur olduğu, bizim ise yetersiz kaldığımız bir karabasana dönüşüyor.


Her birimiz, bizi izleyen kişinin kendini aşağılama aracına dönüşüyoruz.


İLLA KARŞILAŞTIRACAKSAN


Oysa Seneca, bizi uyarıyor:


"İnsan, karşılaştırma yapmadan, kendinde olana sevinmeli.”


Jordan Peterson ise illa karşılaştırma yapacaksak kendimizi başkalarıyla değil, dünkü halimizle kıyaslamamız gerektiğini söylüyor.


Çünkü kendi kırılgan, dengesiz ve mükemmellikten uzak iç dünyamızın farkındayken, diğer insanları yalnızca bize göstermeyi seçtikleri “olumlu” özellikleriyle değerlendiriyor ve altında eziliyoruz.


Mutluluk saçan fotoğraflar paylaşan kişinin yaşadığı stresleri, ensesinde hissettiği korkuları, durduramadığı alışkanlıklarını bilmiyoruz.


Geçmişinde çektiği acıları, yakasını bırakmayan pişmanlıkları, içindeki suçluluk duygularını bilmiyoruz.


Arkadaşlarıyla, partneriyle, ebeveynleriyle, çocuklarıyla yaşadığı sorunları, içine attığı haykırışlarını, her gece rüyalarına giren kaygılarını bilmiyoruz.


Neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.


Ama yine de kıyaslıyoruz.


--


Charlie Mackesy’in eşsiz eserinde* köstebek “Çok tuhaf değil mi?” der ve ekler:


“Sadece dışımızı görebiliyoruz, oysa hemen her şey içimizde oluyor...”


Kendimizi dünkü halimizle kıyaslamak ve daha iyi olmaya çalışmak hem en iyisi, hem de en adili.


Çünkü sadece biz, içimizde neler yaşadığımızı ve adım adım neleri düzeltmek istediğimizi biliyoruz.


* Çocuk, Köstebek, Tilki ve At


Yorumlar


30.000 üyeli haftalık Huzursuz Bülten'e ücretsiz abone olabilirsin:

Teşekkürler.

HUZURSUZ BEYİN

  • Instagram
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
bottom of page