İnsan, her şeyden önce, katlanmalı.
- 18 Tem
- 2 dakikada okunur
Yirmi iki yaşında gazetecilik yapan Hemingway, bir yandan da şiirler ve romanlar yazar.
Onu destekleyenler arasında dostu Ezra Pound da bulunur. Dönemin ünlü şairine göre, genç yazarların bir noktada yazdıkları her şeyi çöpe atması ve yeniden başlaması gerekir.
Çünkü şair, hafızanın en iyi süzgeç olduğuna inanır. Her şey akar ve değerli olan ne varsa o süzgecin yüzeyinde kalır.
Yazar da kalan değerli parçalardan inşa eder sanatını.
...
Bir gün, Lozan'daki barış görüşmelerini izleyen Hemingway, eşi Hadley’den yazdığı ne varsa getirmesini ister.
Ancak Hadley, yazarın yıllar boyu yazdığı bütün şiirlerinin, roman taslaklarının ve el yazmalarının bulunduğu bavulu istasyonda kaybeder.
Genç yazar hüsrana uğrar. Başına gelenleri dostu Ezra Pound’a aktarırken, şairin ne diyeceğini öngörür:
“Biliyorum, biliyorum, bunun yararıma olduğunu söyleyeceksin. Ama bugün söyleme. Henüz bunu anlayacak durumda değilim.”
...
Hemingway’in yanıtı, her gün irili ufaklı yüzlerce sıkıntı yaşayan bizlere çok tanıdık gelir.
Zorluklara katlanmamız gerektiğini, bunun yararımıza olduğunu bilir ama bunu kabullenmekten nefret ederiz.
Yine de Ezra Pound haklı çıkar. Hemingway, o büyük felakete dayanır ve hafızasının süzgecine takılan elmaslardan muhteşem eserler yaratır.
Ve yıllar sonra dostlarına yazdığı hemen her mektubu aynı cümleyle bitirir:
“İnsan, her şeyden önce, katlanmalı.”
Güzel hatırlayacağımız mücadeleler
Zorluklara katlanmayı bilmek, zorbalıkları, kaba davranışları, zehirli ilişkileri kabullenmemiz anlamına gelmez. Aksine, bu tür kötülüklerle mücadele etmemiz için güçlü bir benliğe ihtiyaç duyarız.
Çocukluğundan beri hayatı mücadele içinde geçmiş Maya Angelou, bütün yazdıklarının tek bir mesajı olduğunu söyler:
“Yenilgilerle karşılaşabilirsin ama asla yenilmemelisin. Zorluklar, dayanma gücümüzü ve canlılığımızı artıran deneyimlere dönüşebilir.”
...
Ne yazık ki nelere katlanabildiğimizi sık sık unutur, tahammüllümüzü kaybettiğimiz ve kırıldığımız anlara odaklanırız.
Bu da bizi, olduğumuzdan çok daha güçsüz ve dayanıksız hissettirir.
Marcus Aurelius, zorlukları tek tek ele alıp, her birini “o anın sorunu” olarak değerlendirmemizi tavsiye eder:
“Hepsini bir arada düşünme, karşına çıkacak her sıkıntı için kendi kendine şunu sor: ‘Bunda dayanılmaz olan ne var?’”
“Yanıtın yüzünü kızartırdı!”
...
Zorluklar içinde boğuştukça görüş alanımız kısalır. Çabalarımızın uzun vadeli etkilerine odaklanmamız güçleşir. O zaman da anlam sorunuyla karşı karşıya kalırız:
“Ben, bütün bunlara neden katlanıyorum?”
Birçok yönden memnun olduğumuz işlerimiz, ilişkilerimiz, hedeflerimiz bile katlanılmaz gelir.
Bu nedenle William Arthur Ward, her günümüzü biçtiğimiz hasada göre değil, ektiğimiz tohuma göre değerlendirmemiz gerektiğini söyler.
Bu ilerleme hissi sayesinde mücadelemizde anlam bulabiliriz.
...
Mücadele içindeyken bizi en çok yoran kırılmaktır.
Hemingway, hayatın, iyileri, anlayışlıları ve yüreklileri kırmak için pusuda beklediğini söyler.
Ama kırılmanın aslında en iyi seçenek olduğunu da hatırlatır.
Çünkü kırılmayan, insani olarak ölür.
Kırılanlar ise kırıldıkları yerlerden yeniden güçlenmeyi öğrenir.
Katlanmaya en çok bunun için ihtiyaç duyarız işte; umudumuzu, iyi niyetimizi ve güzel olanı takdir yetimizi korumak için.
...
Hafıza en iyi süzgeçtir. Zor günlerin ardından bile yüzeyde güzellik, mutluluk, minnettarlık kalabilir.
Psikanalizin ilk yıllarında Freud, eleştirilere katlanmakta zorlanan genç Jung’u teskin eder:
"Bir gün geriye dönüp baktığımızda mücadele dolu yılların hayatımızın en güzel yılları olduğunu fark edeceğiz.”
Zorluklara onurumuzla katlanmak hakkında yazılmış, belki de en bilge sözün, bu topraklardaki bir şarkıdan çıkması da şaşırtıcı değildir:
“Zor zamanlar olur; nasıl çıkarsan içinden, omurgan öyle şekillenir.”
John Cohassey, - Hemingway and Pound: A Most Unlikely Friendship
Stuart Kelly - Kayıp Kitaplar Kitabı
Alexander Pechmann -Kayıp Kitaplar Kütüphanesi
Claudia Tate - Black Women Writers At Work
Marcus Aurelius - Kendime Düşünceler
Ernest Hemingway - Silahlara Veda
Ernst L. Freud - Letters of Sigmund Freud
Adamlar - Hepinize El Salladım







Yorumlar