top of page

Haftalık Psikoloji Bülteni'ne üye ol

Teşekkürler.

HUZURSUZ EMOŞ.jpg

İç sesimizi nasıl değiştiririz?

  • 18 Tem
  • 2 dakikada okunur

Sokrates’in ciddi konularda karar alırken birden bire peydahlanan bir iç sesi vardı. Bu ses, ne yapması gerektiğini söylemez, sadece ne yapmaması gerektiği konusunda onu uyarırdı.


Örneğin politikaya girmemesini bu ses sağlamıştı:


“Bir tür ses olan bu işaret, bana çocukluğumda gelmeye başladı; bu ses hep beni göreceğim işlerden alıkor, ama, hiçbir zaman “Yap!” diye emretmezdi. İşte beni politikaya girmekten alıkoyan da budur.”


İç sesine hep güvenmişti.


--


Günümüze gelelim. Dünyanın en büyük tenisçilerinden Rafael Nadal, maç aralarında önce su şişesinden bir yudum alır. Sonra diğer şişesinden bir yudum alır. Sonra her bir şişeyi aldığı aynı noktaya, tenis kortuna çapraz şekilde koyar. Her seferinde. Batıl inancından dolayı değildir bu hareketleri.


“Bir maçta en zorlandığım şey” der Nadal, “kafamdaki sesleri durdurabilmektir.”


Çevresini düzenleyerek iç sesinin de bu düzene uyum sağlamasına çabalar.


O kaotik iç sesini duymak istemez çünkü.


--


Öğrendiğimde şaşırmıştım; Antik Yunan’da iç seslerin yüce varlıklardan geldiğine inanılırdı. Daimon denilen bu varlıklar tanrılarla insanlar arasında mesaj taşırdı.


Sokrates, bilge kadın Diotima’ya “sevgi tanrı mıdır” diye sorduğunda şu yanıtı almıştı:


“Tanrı değildir ama çok güçlü bir Daimon’dur.”


Bu terim, Hristiyanlıkla birlikte yıllar içinde demon, yani şeytan/iblis anlamına evrildi.


İnsanlara iç seslerini dinlememeleri telkin edildi.


Oysa iç sesimiz, sahip olduğumuz muhteşem bir mekanizmadır.


Bize kimlik kazandırmak ve daha etkin bir şekilde değerlendirme yapmak gibi birçok harika nitelikleri bulunur. Ayrıca birçoklarımız için güvenilir alarm sistemleridir.


Ama hepimiz için değil.


Bazılarımız için iç ses, doğru bir rehberden ziyade sevgisiz, merhametsiz, soğuk, abartılı, endişeli, öfkeli, suçlayıcı bir yargıç görevi görür.


Susmak bilmez. Bize hayatı zindan eder.


İÇİMİZDEKİ FİGÜRLER


İç sesimizi, hayatımıza etki etmiş baskın figürlerin söylemlerinin bir karışımı olarak düşünebiliriz.


Ebeveynlerimiz de vardır bu koroda, akrabalarımız, dostlarımız, öğretmenlerimiz de, patronlarımız da.


2015 yılında Polonya’da yapılan bir araştırmada öğrencilerden iç seslerini tarif etmeleri istendiğinde ortaya dört farklı iç ses kategorisi çıkar:


Güvenilir dost, tutarsız ebeveyn, kibirli rakip ve çaresiz çocuk.


--


Bazılarımızın iç sesi yüreklendiricidir, rahatlatır. Ara sıra eleştirir ve gerektiğinde bizi durdurur.


Ama bizi sürekli acımasızca eleştiren ve yetersiz, değersiz, sevgiye layık olmayan, utanç verici biri gibi hissettiren iç sese sahipsek, bu, muhtemelen çocuklukta yaşadığımız olumsuz deneyimleri içselleştirdiğimiz anlamına gelir.


Peki iç sesimizin bizim için iyi bir rehber olup olmadığını nasıl anlarız?


Birkaç soruyla değerlendirme yapmamız mümkün:


İç sesimiz bize hangi sıklıkta kızıyor, hangi sıklıkta bizi aşağılıyor, paniğe sürüklüyor, utandırıyor, hangi sıklıkta her şeyi abartıyor?


Aptalca bir şey yaptığımızda bize ne diyor?


Başarılı olduğumuzda bize ne diyor?


Tembellik yaptığımızda bize ne diyor?


Şehvet hissettiğimizde bize ne diyor?


Ve her biri için: bu sesler dünümüzde ve bugünümüzde en çok kimlerin seslerine benziyor?


--


Peki, iç sesimizin nasıl olmasını isterdik?


Ben akılcı, sakin, kesinlikle komik, alaycı ama şefkatli bir iç ses isterdim. Belki sen maceracı, motive eden, değerli olduğunu fısıldayan bir iç ses isterdin.


Nadal’ın teorisi gibi; ister arkadaşlarımız olsun, ister yazarlar, filozoflar ve sanatçılar, çevremizi bu tür insanlarla doldurup onlara odaklandıkça zamanla iç sesimiz de buna uyum sağlar.


Kierkegaard, kişinin yaşamının sonsuzlukta yankılanacak tek bir sese dönüşeceğini söyler.


Kim bilir belki biz de onları dinleye dinleye, arzuladığımız iç sesin kendisine dönüşürüz.


Yorumlar


30.000 üyeli haftalık Huzursuz Bülten'e ücretsiz abone olabilirsin:

Teşekkürler.

HUZURSUZ BEYİN

  • Instagram
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
bottom of page