Haftalık Huzursuz Psikoloji bültenine üye ol.

Teşekkürler!

Huzursuz Psikoloji Bülteni #006



Altıncı sayıdan merhaba! Yine son sabaha kadar bitiremediğim bir bültenle karşınızdayım. Eşimin yatarken Kırmızı Oda'daki psikiyatristin donuk bakışlarıyla sorduğu "bu pazar da sabahlayacak mısın?" sorusu artık bir ritüele dönüşmüş durumda. Olsun, durumdan memnunum. Bu haftanın testi neden okuduğumuzu sorguluyor: Benliğimiz için, yeterli hissetmek için, saygı duyulmak için veya hepsi. "En büyük haksızlığınız neydi" sorusunu sorduğum Normal İnsanlar'da ise bir takipçim kendisine çok aşık olan sevgilisini neden/nasıl aldattığını anlatıyor. Keyifli okumalar, Huzursuz Beyin Emre ÖZARSLAN

"Bu pazar da sabahlayacak mısın kocacım?"






Bu sayıda neler bulacaksınız?

  1. Haftanın psikoloji testi: "Neden okuyorsunuz?"

  2. Normal İnsanlar: "Yetişkinliğinizde bir insana karşı yaptığınız en büyük haksızlık neydi?"

  3. Fırından yeni çıkmış psikoloji makaleleri

  4. Haftanın animasyonu: "All of Us"

  5. Haftanın kitabı: "İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon"

  6. Haftanın filmi: "Nelyubov / Sevgisiz"

  7. Haftanın videosu: "Billie Ellish Tourette Sendromu Hakkında Konuşuyor"

  8. Beğendiğim içerikler



HAFTANIN PSİKOLOJİ TESTİ "Neden okuyorsunuz?"



19 soruluk bu test okuma motivasyonunuzun ardındaki nedenlere odaklanıyor ve dört farklı kategoride değerlendiriyor: benlik, yeterlilik, tanınma ve diğer işlerde kullanma.

Teste Başla



NORMAL İNSANLAR: "Yetişkinliğinizde bir insana karşı yaptığınız en büyük haksızlık neydi?



Instagram hesabımda hafta sorduğum soru yetişkinken yaptığınız en büyük haksızlıkla ilgiliydi. Gelen yanıtlar çoğunlukla kısaydı ve ebeveynlere, eşlere ve çocuklara yapılan haksızlıklarla ilgiliydi. Herkese hak ettiği gibi davrandığına inananların sayısı da tuhaf derecede çoktu. Bir takipçim, ona aşık olan adamı aldatarak yaptığı haksızlığı detaylıca anlattı. Bana gönderdiği mesajı olduğu gibi aktarıyorum: Yazının tamamını bu bağlantıdan okuyabilirsiniz.



FIRINDAN YENİ ÇIKMIŞ PSİKOLOJİ MAKALELERİ





1. Destekleyici partnere sahip olmak, depresyonlu veya stresli olsak bile ilişki kalitesinin korunmasına yardımcı oluyor. Massachusetts Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre, duyarlı, destekleyici bir partnere sahip olmak, bireyin depresyonunun veya stresinin romantik ilişkileri üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indiriyor. Tabii burada destekleyici partnerin tanımı önemli, yoksa neredeyse herkes kendisinin destekleyici olduğundan emin: tepki vermeden, odaklanarak dinleyebilmek, partnerinin asıl ihtiyaçlarını fark edebilmek ve ifade etmek istediği noktaları anlayabilmek. Makalenin bulunduğu dergi: Social Psychological and Personality Science, Mart, 2021 Makaleye git 2. İş yerinde sık sık bölünüyor olmanız rahatsız edici olsa da, aidiyet duygunuzu artırabilir. Çalıştığınız yerde iş arkadaşlarınız veya patronlarınız tarafından sürekli bölünmek odaklanma problemlerine ve daha düşük iş tatminine neden oluyor. Diğer yandan yeni yapılan bir araştırmaya göre bu tür bölünmeler çalıştığımız yere yönelik aidiyet duygusunu da yükseltebiliyor. Daha yüksek aidiyet duygusu da, daha yüksek iş tatminini sağlıyor. Sanırım tadında bırakmak en iyisi. Makalenin bulunduğu dergi: Journal of Applied Psychology, 2021 Makaleye git 3. Köpekler rakiplerini görmeseler bile kıskanç davranabiliyorlar. Köpek sahiplerinin yüzde sekseni, bir başka köpeğe ilgili davrandıklarında kendi köpeklerinin kıskançlık davranışları sergilediklerini aktarıyorlar. Üstelik yeni yapılan araştırmaya göre, köpeklerin kıskanç davranması için rakiplerini görmesine bile gerek yok; gerçekçi bir yapay köpek bile iş görebiliyor. Üç nokta önemli: sadece başka bir köpeğin varlığı kıskançlık sebebi olmuyor, ancak köpeğin sahibi bir başka köpekle etkileşime geçiyormuş gibi yapsa bile kıskançlık başlıyor ve köpeğin görüş alanında olmasa bile kıskançlık sürüyor. Makalenin bulunduğu dergi: Psychological Science, Nisan, 2021 Makaleye git 4. Semptomlarımızı Google’da aratmak düşündüğümüz kadar kötü olmayabilir. Sorsalar tam tersini söylerdim ancak makaleyi okuyunca mantıklı geldi. Her ne kadar semptomlarımızı Google’da araştırmak bizi gereksiz paniğe sevk edebilse de, araştırmaya katılan katılımcıların dörtte üçünün durumlarının ciddiyetini belirleyebildiğini ve uygun bakım seçeneğini seçebildiği gözlemlendi. Sağlık sektörünün geleceği için önemli makale. Makalenin bulunduğu dergi: JAMA Health Informatics, Mart 2021 Makaleye git 5. Baba adaylarında anksiyete oranları düşünülenin çok üstünde. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre baba olmaya hazırlanan erkeklerde anksiyete oranı yüzde 2-3 arasında değişiklik gösteriyor. Ancak 1995-2020 arasında yayınlanmış 40.000'den fazla katılımcıyı temsil eden çalışmaları gözden geçiren son araştırmaya göre bu oran yüzde 11.Araştırmacılar erkeklerde intihar ve alkol bağımlılığı oranlarının yüksek olduğu için bu konuya daha dikkatli eğilmemiz gerektiğini söylüyor. Makalenin bulunduğu dergi: Journal of Psychosomatic Obstetrics & Gynecology, Şubat, 2021 Makaleye git

HAFTANIN ANİMASYONU: "All of Us"




2019 New York Festivali'nde altın madalya alan bu kısa anime, tek renkliliğe, sınırlara ve otoriteye karşı arkadaşlığın gücünü anlatıyor.


HAFTANIN KİTABI: "İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon - P. Chapaux-Morelli, P. Couderc"



Kitap, ilişkilerdeki duygusal manipülasyonları anlatsa da, daha çok narsist erkek partneri açıklamaya yelteniyor. Zaten yazarlar da açıkça kadınlara hitap ettiklerini belirtiyorlar. Bu tür, genellemelerin yoğun, ispat teşebbüslerinin az olduğu eserler bana fazla iddialı geliyor. Bu nedenle aşırı gördüğüm noktalarda yazarlarla arama mesafe koyuyorum. Yine de değerli bir eser. Aşırı yorumları filtrelediğimizde etkileyici fikirler ve düşüncelerle donatılmış. Hafif kuşkulu, ara ara kaş kaldırarak okunmasını tavsiye ederim. Kitaptan altını çizdiğim bazı yerler:

  • "Herkesin kendine kapandığı bir dünyada, mantıksal olarak, narsistik yaralar ortaya çıkmaktadır. Karşısındakini kullanarak sürekli kişisel tatmin arayışı günümüzde bireyler arasındaki ilişkilerin parçasıdır."


  • Örneğin, giysilerini yere atmakla suçlanırsa, cevabı, 'Ben de senin tenis ayakkabılarını daha dün yerleştirdim,' olur. Kimse kusursuz olmadığından, eleştiriyi nasıl “yerinden edeceğini” ve ötekine yöneltebileceğini daima bilir."

  • "Aşk 'emilme' anlamı­na gelmez, imha anlamına hiç gelmez. Bunların aşkla ala­kası yoktur. Örneğin, kıskançlıkla duygusal bağlılığı birbi­rine bağlamak hatalıdır. 'Kıskançlık onun aşkının kanıtı' düşüncesi, sayısız yıkıcı fikirden biridir... Mutluluk yalnız­ca aşka bağlı değildir. Dolayısıyla, duygusal alan ne kadar önemli olsa da, aşka mucizevi bir etki atfetmemek gerekir. Manipülatörler, özellikle de narsistik sapkın, ne değişir ne de manevra ya da eylemlerinden pişmanlık duyar."

  • Erkeğin cinsel sorunları, ereksiyon problemleri; erken boşalma yaşandığında, şaşmaz biçimde, partnerini 'ne yapacağını bilmemekle', yeterince hayal gücüne sahip olmamakla, yeterince güzel olmamakla, fazla şişman olmakla vb. suçlar. Çoğu zaman şöyle der: 'Anlamıyorum, yalnızca seninle böyle oluyor.' Elbette doğru değildir bu.

  • "'Aşk karşısındakini olduğu gibi kabul etmektir,' özdeyişinden yola çıkarak partnerini bu kurala göre manipüle eden erkek ya da kadın, ilişki boyunca şantaj uygular. Kendini dayatmak isteyen kişi sitemlere tepkilidir, eleştirilere katlanamamaktadır. 'Ben böyleyim' engeli sayesinde her teşebbüs başarısız kalmaktadır. Bu model üzerinde birliktelik yaşayan çiftlerden diğerinin 'kendi kalmasını' sağlamak için ikisinden biri kendi parlaklığını yitirir."



HAFTANIN FİLMİ: "Nelyubov"



Birbirlerini muhtemelen hiç sevmemiş olan karı koca yeni hayatlarına doğru yol alırken sevgisizliklerinin sembolü oğulları Alyoşa ortadan kayboluyor. Başta anne - çocuk ilişkisi ve ebeveyn sorumlulukları olmak üzere mutsuzluğun döngüselliği, çocukluk travmaları, devlet umursamazlığı, din - iş dünyası ilişkisi gibi birçok konuya dokunan gerçekçi, ağır ve çarpıcı bir film. Ben, Bir Zamanlar Anadolu'da da olduğu gibi güçlü yönetmenlerin ve romancıların hikayenin önemli bölümünü izleyicilere ve okuyuculara bırakmasından hoşlanıyorum. Bu nedenle Zvyagintsev'in filmini ayrıca etkileyici buldum. Filmde, alt metinde derin bir toplum eleştirisi vardı. Genellikle "sorumsuz ve mesafeli" anneler üzerine giden filmi izlerken, Rusya'nın kendisinin de bir anne olduğunu (Mother Russia) unutmamamız gerekiyor. Zaten son sahnede yönetmen bunu muhteşem bir sembolle hatırlatıyor: koşu bandında koşan (dolayısıyla hareket etmesine rağmen bir yere varamayan) Rusya yazılı eşofman giyen bir kadın. 2017 Cannes Jüri ödülünü kazanan Rus yapımı film, 2018 yılında da Yabancı Dilde En İyi Film Oskarı'na aday olmuştu. IMDB Sayfası


HAFTANIN VİDEOSU: "Billie Ellish Tourette Sendromu Hakkında Konuşuyor"



Çok kısa bir video olsa da çok sevdim bu videoyu. Birçok etkileyici özelliğinin yanı sıra Tourette Sendromu'na da sahip olan Billie Ellish, bu bilgiyi neden açıkladığını anlatıyor.

BEĞENDİĞİM İÇERİKLER:

1. Tam bülteni hazırlarken denk geldim. Gülümseye gülümseye paylaşıyorum. Erenbous’tan Burgess’e selam yollayan “Gay Yapma Enstitüsü” 2. Evrim Ağacı Instagram sayfasındaki sevimli “kedigiller” paylaşımı 3. Teyit.org'un bu hafta paylaştığı (daha önce BBC Türkçe’nin yayımladığı) “Tekrarlanan yalanları neden gerçek görüyoruz” makalesi 4. Twitter’da Rotasız Seyyah’ın çeşitli ülkelerdeki kadınlara kendi dillerinde 'çok güzelsin' deyip çektiği fotoğraflardan oluşan bir dakikalık videosu 5. Evrim Ağacı’ndan çarpıcı bir makale: Memeliler Neden Bebekleri Öldürüyorlar? 6. Oggito’dan Jan-Werner Müller ve Carl Schmitt yorumlarıyla bezeli "Popülizm Nedir?" makalesi 7. Kız Başına’dan kadın girimşiciler için Kızbaşına Girişimci Kataloğu 8. Pek izleneceğini tahmin etmesem de yine de önermeden duramayacağım iki buçuk saatlik Jordan Peterson & Slavoj Zizek kapışması. 9. Sanatatak: NFT müzayedelerinin sıklıkla konuşulduğu bugünlerde yaşayan en pahalı ressam ünvanlı David Hockney mülakatı: “NFT sanat hırsızlılarının ve dolandırıcılarının işi” 10. The Handmaid's Tale yeni sezonunun fragmanlarının yayınlanmıştı. Biraz eski de olsa Margaret Atwood röportajı. Ümit Gurbanov çevirisiyle


Bu haftalık da bu kadar. Gelecek hafta görüşmek üzere. Huzurlu kalın! Huzursuz Beyin.