top of page

Haftalık Psikoloji Bülteni'ne üye ol

Teşekkürler.

HUZURSUZ EMOŞ.jpg

Herkes bilmediğin bir mücadele içinde

  • 18 Tem
  • 2 dakikada okunur

Papaz John Watson, 1897 yılında okuyucularıyla paylaştığı Noel tebriğini şöyle bitirir:


“Nazik olun. Etrafınızdaki herkes bilmediğiniz zorlu bir mücadele içinde.”


1903 yılındaki “The Homely Virtues” adlı kitabında ise konuya açıklık getirir:


“Karşılaştığımız her kişi, bu vurdumduymaz dünyada ayartmalarla, kuşkularla, korkularla ve geçmişten kalan ama en ufak dokunuşta sızlayan yaralarla savaşıyor. Herkese nazikçe yaklaşalım ve onları itmek yerine onlara aynı savaşı verdiğimizi hatırlatalım.”


--


Hiçbirimiz zorlu bir mücadele içinde olduğumuz gerçeğini inkar etmeyiz.


Yine de kendimizin ve sevdiklerimizin davranışlarını yargılarken bunu unuturuz.


Örneğin aldığımız kararları uygulayamadığımızda hemen yapıştırırız etiketi:


“Ben zaten iradesizim. Ben zaten tembelim. Ben zaten özgüvensizim. Ben zaten korkağım.”


Başka konularda nasıl da iradeli, çalışkan, özgüvenli ve cesur olduğumuz gerçeğini unutur, kendi yarattığımız gerçekliğin içine hapsoluruz.


Uydurduğumuz sıfat, kişiliğimizin parçasına dönüşür.


Oysa en basit görünen eylemlerin altında derin bir karmaşa gizli olabilir.


Bir satranç taşını parmaklarımızın arasına alıp hareket ettirmek ne kadar kolaydır. Ama yıllar evvel dünya satranç şampiyonunu yenebilen robotlar yaratabilen bizler, hala insan gibi dokunan, kavrayan, hareket edebilen robotlar yaratamadık. Moravec Paradoksu şunu söyler:


“Bize basit gelen kas becerileri en karmaşık olanlardır, çünkü bu davranışlar, milyonlarca yıllık evrimleşme süreci sonucunda ortaya çıkmıştır.”


Aynısı bizi ketleyen içsel mekanizmalarımız için de geçerli olamaz mı?


BASİT AMA KOLAY DEĞİL


Basit örneklerden yola çıkalım.


Elton John, ünlü şarkısında özür dilemenin dünyadaki en zor şeylerden biri olduğunu söyler.


Halbuki teknik olarak ne kadar basittir ve bir büyü gibi, ne kadar çok sorunumuzu çözer.


Buna rağmen, hatalı olduğumuzu bildiğimiz bir konuda özür dilemekte zorlanabilir ve kolaya kaçıp kendimizi bencil, güçsüz veya aşırı gururlu olarak nitelendirebiliriz.


Oysa derinlerimizde karmaşıklık yatar:


Beynimiz yaptığımız hatalı eylemle kişiliğimizi ayırmakta zorlanabilir. Yani, hatalı davrandığımız için suçluluk duyacağımız yerde hata yapan bir insan olduğumuz için utanç duyuyor olabiliriz.


Dolayısıyla hatamızı kabul etmek, utanılacak bir kişiliğe sahip olduğumuzu kabul etmek anlamına gelir. Bu da yalnızlık demektir.


Eğer soğuk ve mesafeli ebeveynler tarafından yetiştirildiysek beynimiz buna uyum sağlamış olabilir. Bu nedenle karşımızdaki insandan anlayış bekleyip onu alamamanın acısı yerine, zaten küçüklüğümüzden beri alışkın olduğumuz mesafeli soğukluğun acısını tercih edebiliriz.


--


Daha karmaşık bir konu seçelim.


Örneğin neden her defasında benzer yanlış insanları seçeriz?


Kolaya kaçıp, aptal olduğumuzu söyleyebiliriz.


Ama belki de daha derin bir nedeni vardır.


Duygularımızdan sorumlu limbik sistemimizin koridorlarında zamanın bir anlamı yoktur. Yaşanmış bir olay, kritik öneme sahipse, şimdiymiş gibi yankılanır. Partnerlerimiz değişse de aslında aynı ilişkiyi defalarca yaşarız.


Geçmişteki travmatik ilişkimiz sonucu beyinlerimize kazınan utancımızdan, daha iyisini hak etmediğimize dair inancımızdan kurtulmak için aynı senaryoyu tekrar ederiz.


Hani, Ahmet Altan’ın deyimiyle, “bıçağı saplayan çıkarsın isteriz.”


Bu nedenle bıçağı her defasında bir başka benzerine verir ve sonunun farklı olmasını umut ederiz.


Çünkü beynimize göre, bu sorunu çözmeden hayatımıza devam edemeyiz.


--


Watson’un dediği gibi, belirsizliklerle dolu bu vurdumduymaz dünyada her birimiz, kimsenin bilmediği ve farkına varamadığı ayartmalarla, kuşkularla, korkularla ve henüz kapanmamış yaralarımızla savaşıyoruz.


İnandığımız kadar tembel değiliz, iradesiz değiliz, korkak değiliz.


Belki de sadece kimsenin göremediği mücadeleleri vermekten yorulduk.


Bari kendimizi ve birbirimizi yormayalım.


Sıfatlar yüklemek ve yüklenmek yerine birbirimize aynı savaşı verdiğimizi hatırlatalım.



Paul Conti - Lieberman Podcast

Evrim Ağacı - Yapay Zeka'da Moravec Paradoksu: Yüksek Bilişsel Fonksiyonlar, Basit Kas Hareketlerine Karşı!

John Watson (Ian Maclaren) - The Homely Virtue

Ahmet Altan - Kristal Denizaltı

Elton John - Sorry Seems To Be The Hardest Word

Guy Winch - 5 Reasons Why Some People Will Never Say Sorry

Yorumlar


30.000 üyeli haftalık Huzursuz Bülten'e ücretsiz abone olabilirsin:

Teşekkürler.

HUZURSUZ BEYİN

  • Instagram
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
bottom of page