top of page

Haftalık Psikoloji Bülteni'ne üye ol

Teşekkürler.

HUZURSUZ EMOŞ.jpg

Her yere kendini götürürsün.

  • 18 Tem
  • 2 dakikada okunur

"O, yeryüzünde özgürce yürür ama ayakları asla yere değmez. Birçok el ona uzanır ama o bir yere bağlanmaz.


Kimseye, hiçbir şeye, hiçbir yere ait değildir.


Onunla tanıştığınızda, onu olduğu gibi tanırsınız: Özgür bir ruh, gezgin bir yıldız.


Kollarınızın arasına sanki hep orada olmak için yaratılmış gibi sığar.


Ve size tutunamayacağınız bir şeye tutunmanın ne demek olduğunu öğretir."


...


Bu satırların yazarı Lang Leav, hayatı terk edilmekle ve kaybetme korkusuyla geçmiş bir şairdir.


Gezgin Yıldız’da kendinin en ideal halini düşleyerek gerçeklikten uzaklaşmaya çabalar.


Hepimiz bu stratejiyi ara ara kullanırız. Mevcut durumumuzdan zihinsel olarak uzaklaşabilmek, aslında psikolojik bir savunma mekanizmasıdır.


“Bir asker düşman tarafından hapsedilmişse, kaçmayı onun görevi olarak görmüyor muyuz?” diye sorar Tolkien ve ekler:


“Fanteziler de kaçış yollarıdır.”


...


Küçükken başlarız kaçmaya. Çocukken, sıkıntılar baş gösterdiğinde kimimiz okulun en popüleri olmayı düşlerdi, kimimiz oyuncaklar içinde boğulmayı, arkadaşında gördüğü elbiseyi giymeyi veya süperkahraman olup bütün sınıfı kurtarmayı...


Yaşımız ilerledikçe sadece zihinsel değil, fiziksel olarak da kaçmaya başlarız.


Hayat bizden kaçmasın diye yeni yerler görmeyi, yeni deneyimler yaşamayı, yeni yollar denemeyi planlarız.


Ama bazen planlarımız, o günün gerçeklerinden ve kendimizden kaçışın birer aracına dönüşür.


yeni gözler ve yeniden tanımlamalar


Seneca, kederinden kaçmak için şehir değiştiren ama sıkıntılarından kurtulamayan arkadaşını azarlar:


“Aslında ruhunu değiştirmen gerek, üstündeki gökyüzünü değil!”


Ona Sokrates’in ünlü vecizesini hatırlatır:


"Bu gezintilerin sana hiç yararı olmuyor çünkü kendini de birlikte götürüyorsun. Seni yollara düşüren nedeni eyerinde taşıyorsun.”


...


Emerson ise, kendimiz gibi olamadığımızda kaçış fantezilerimizin çoğaldığını söyler: “Beden evde kalmaya zorlandıkça zihin seyahat eder.”


Ama büyük bir dönüşüm inancıyla bir yerlere gitmeyi gerçekçi bulmaz.


Yazar, Amerika’daki odasında Napoli’yi ve Roma’yı düşler. Sanki oralara gidince üzüntülerinden kurtulacakmış gibi… Napoli’ye gider. Ama orada, yanı başında kaçtığı, kaskatı ve kederli benliğini bulur. Roma’nın tarihi eserleri karşısında mest olmuş gibi yapar ama etkisi kısa sürer.


“İçimdeki harabeye, dışarıdaki harabeleri gezdiriyorum,” diye yazar.


...


Proust, Kayıp Zamanın İzinde’de başka bir yöntem önerir: Asıl seyahat, yeni yerlere gitmek değil, yeni gözlere sahip olmaktır.


Erich Fromm da yazarla hemfikirdir. İki yoldan birini seçmemiz gerekir:


Ya, Proust’un önerdiği gibi, her şeyi yeniden tanımlayarak, insanlarla ve dünyayla daha samimi ilişkiler kurabiliriz...


Ya da gerçeklerden kaçar, bu sayede ana kaygıyla uğraşmaz ama bu kaygıyı gizli gizli taşımanın bedeli olarak irili ufaklı yüzlerce sorunla yaşarız.


...


Aziz Augustinus, dünyanın bir kitap olduğunu ve yeterince gezmeyenlerin onun sadece bir sayfasını okuduğunu söyler.


Ama nasıl özgür ruhlu, gezgin bir yıldız oluruz?


Sokrates, gezmeden önce zihin yüklerinden kurtulmamızı; Seneca, bizi mutsuz eden etmenlerdeki payımızı soruşturmamızı; Emerson ise mevcut konumumuzda da tüm kabiliyetlerimizi ortaya sermemizi salık verir.


Buna bir de yeni gözlere sahip olmayı eklediğimizde, Emerson’un deyimiyle, gittiğimiz her yeri bir hükümdar gibi ziyaret ederiz, bir uşak ya da bir hırsız gibi değil.


...


Hepimiz o özgür ruh, o gezgin yıldız olmayı hayal ederiz. Ama bu hayal, sorumluluklarımızdan kaçmanın aracına dönüşürse kendimizi istemediğimiz yerlerde bulabiliriz. Tıpkı şairin yazdığı gibi:


Çok uzaklara gitmişsin; kim olduğunu unuttun; sevdiklerini üzdün, çok şeyden vazgeçtin.


Bir gün, zamanla bir anlaşma yapmıştın; ama şimdi zaman çok hızlı akıp gidiyor, geçmişi telafi etmek için gelecekten ödünç alamıyorsun.


Sevdiğin her şeyi terk ettin kendine ait olmayan bir hayal uğruna; bir yalanın içinde yaşamak daha kolay geldi, yalnız başına kalmaktansa.



Kaynaklar:

Lang Leav - The Universe of Us

Lang Leav - Memories

Seneca - Ahlak Mektupları

Ralph Waldo Emerson - İnsanın Görkemi

Marcel Proust - Kayıp Zamanın İzinde

Erich Fromm - Özgürlükten Kaçış

Yorumlar


30.000 üyeli haftalık Huzursuz Bülten'e ücretsiz abone olabilirsin:

Teşekkürler.

HUZURSUZ BEYİN

  • Instagram
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
bottom of page