Hepsi tamam da neden tuvalet kağıdı?



Bu kaos günlerinde insanların neden marketleri talan ettiğinin gizemli bir tarafı yok aslında.


Uzmanların “haftalık alışveriş yapın” uyarısına rağmen endişe düzeyi nispeten yüksek olan insanlar, normal ihtiyaçlarının on katı kadar ürün satın aldıkları için, endişe düzeyi nispeten düşük olan insanlar da “bize kalmayacak” korkusuyla markete gitmek zorunda hissedip benzer davranışta bulunmak zorunda hissediyorlar.


Sosyal medya da endişeyi arttıran bir faktör olarak önümüzde duruyor.


Kimi insanlar “marketler dolu, endişelenmeyin” fotoğrafı paylaşırken kimi insanlar da “marketler boşalmış” fotoğrafı paylaşıyor. Olumsuz haberin bulaşma hızı, olumluya göre altı kat hızlı olduğundan, biz ilkini daha çok duyuyoruz ve endişemiz artıyor.


Hepsi tamam da, neden tuvalet kağıdı stokluyoruz?


Örneğin Amerika’da bu olay çılgınlık boyutunu almış durumda. Yetersiz olduğundan mı? Ortalama olarak bir Amerikalı yılda 100 tuvalet kağıdı rulosu kullanıyor. Yani her 3,5 günde bir tuvalet kağıdını yeniliyor. 329 milyon insanın yaşadığı bu ülkede yıllık ihtiyaç 3 milyar tuvalet kağıdı rulosu civarında.


Üreticiler bu talebin rahatlıkla karşılandığını ve yurt dışıyla bir alakası olmadığını söylüyor. Kullanılan tuvalet kağıtlarının %90’ını kendi topraklarında bulunan 150 şirketinde üretiyor zaten Amerika.


Hiçbir ülkede de tuvalet kağıdı kıtlığı olacağına dair güçlü bir risk bulunmuyor. Ama insanlar yine de stokluyor.


Tuvalet kağıdı stoklamak mantıklı bir eylem olmasa da simgesel olarak bizim için çok önemli.


Çünkü virüs karşısında kaybettiğimiz kontrol duygusunu bir nebze bize geri kazandırıyor.


Karar verme süreçlerindeki hatalı düşünme biçimlerinden biri olan “Sıfır risk yanılgısına” göre insanlar bazı durumlarda bir risk grubunu tamamen sıfırlayabilmek için mantık dışı maliyetlere katlanmakta bir sorun görmüyorlar.


%1 bile olsa bir tehdidin varlığı, bir tehdidin var olduğu anlamına geliyor ve beynimiz buna göre çalışıyor.


Yapılan araştırmalar insanların zehirli kimyasal maddelerin yol açtığı kirlilikten, risk %99’da olsa, %1’de olsa aynı derecede korktuklarını (veya korkmadıklarını) gösteriyor.


Tuvalet kağıdı bunun için mükemmel bir ürün.


Özelliklerine bakalım; bir kere ucuz. Altı aylık stoğunu rahatlıkla yapabilirim. Daha da önemlisi, bozulmuyor. Ve stoklarsam bu sorunu bir daha düşünmek zorunda kalmayacağım.


Ama hem mantıksal hem de toplumsal olarak sorun, çünkü, hem stok tehdit altında değil, hem de herkes altı aylık tuvalet kağıdı stoğunu yapmak için marketlere koşturursa o zaman kısa dönemler için de olsa sorun yaşayabiliriz.


Peki bunu neden bugün yapıyoruz? Çünkü kontrolümüz dışında büyüyen kocaman bir tehditle baş etmemiz gerekirken el yıkamak ve mesafe koymak bize yeterli gelmiyor. Bir şeyler yaparak, kontrol duygusunu tekrar ele geçirmemiz gerektiğini hissediyoruz.


Oysa, tehdit ne kadar büyük olursa olsun, karmaşık değil, gayet basit: Virüs.


Yapmamız gerekenler de gerçekten basit: el yıkamak ve sosyal mesafe koymak.


Ve aptalca ve sorumsuzca davranmamak.




Yazan: Emre Özarslan (Huzursuz Beyin)


Alıntılar: Bella DePaulo - Why Are People Hoarding Toilet Paper?

Rolf Dobelli - Hatasız Düşünme Sanatı



Instagram: https://www.instagram.com/huzursuz.beyin/

Facebook: https://www.facebook.com/huzursuzbeyin/

Twitter: https://twitter.com/huzursuz_beyin

LinkedIn: https://www.linkedin.com/in/huzursuzbeyin/