Haftalık Psikoloji Bülteni'ne üye ol

Teşekkürler.

HUZURSUZ EMOŞ.jpg

Değişiyorum. Aynıyım. Değişiyorum. Aynıyım.




Ana fikir: Son on senede epey değiştiğimizi kabul edebiliyoruz. Gelecek on senede o kadar değişmeyeceğimizi öngörüyoruz. Üstelik on sekiz yaşında da, kırk yaşında da, elli beş yaşında da böyle düşünüyoruz. Ama değişiyoruz.



Leonard Cohen’in “Görkemli Kaybedenler” adlı romanının ortalarına doğru, etkileyici bulduğum bir Kızılderili duası geçer:


“Değişiyorum.

Aynıyım.

Değişiyorum.

Aynıyım.

Değişiyorum.

Aynıyım.

Değişiyorum.

Aynıyım...”

...



Büyüdükçe değişiriz ancak değişim oranımız yaş aldıkça azalır. Bir noktada değişim hızımız büyük bir düşüş gerçekleştirir. Peki ne zaman olur bu? Tuhaf gelecek ama birçoğumuza göre; şu an.


Bilim insanları iki soruyla çıkar karşımıza:


Birinci soru: Önümüzdeki on sene içinde zevklerin, yaşam stilin, iletişim kurduğun insanlar ve değer yargıların ne kadar değişecek?


İkinci soru: Geçtiğimiz on sene içinde zevklerin, yaşam stilin, iletişim kurduğun insanlar ve değer yargıların ne kadar değişti?


Binlerce kişinin katıldığı araştırmalarda, yaşları ister yirmi olsun, ister elli beş, katılımcılar gelecek on sene içerisinde "çok değişmeyeceklerini" düşündüklerini söylediler.


Ancak yaşları kaç olursa olsun katılımcılar, geçmiş on sene içinde "epey değiştiklerini" iddia ettiler.


Yani, genç-yaşlı herkes öyle büyülü bir noktadaydı ki; bu noktadan geriye doğru gittiklerinde büyük değişim geçiriyorlar ama ileriye baktıklarında pek bir değişim öngöremiyorlardı.


Peki neden büyülü noktada olduğumuza inanıyoruz?


Geleceği tahmin etmemiz istendiğinde; kendimizi - yani zevklerimizi, tanıdıklarımızı, yaşam stilimizi sabit bırakıyor ama çevremizi, teknolojiyi, dünyayı değiştiriyoruz.


On yıl içinde de, dünya ne kadar değişirse değişsin, zevklerimizde, çevremizde, yaşam stilimizde değişiklik olmayacağını varsayıyoruz.


Ama oluyor.


İşimiz, medeni durumumuz, en sevdiğimiz sanatçı, önceliklerimiz, en hoşlandığımız eylemler, en yakın arkadaşlarımız bile değişebiliyor.


Üstelik en teme