Bu yaşımda hala kalbim kırılıyor.
- 18 Tem
- 3 dakikada okunur
Yazar C.S. Lewis, romantik ilişkilerde güvenli yatırım diye bir şey olmadığını söyler. Garanti olan tek şey kalp kırıklığıdır.
Anthony Hopkins, C.S. Lewis’i canlandırdığı Shadowlands’in kapanış sahnesinde, “Bu kadar acı veriyorsa neden sevmeyi seçeriz?” diye sormadan edemez. Yine de yanıtı kendisi verir:
“Bu hayatta iki kez seçim hakkı verildi bana; çocukken ve yetişkin olduğumda. Çocuk, güvenliği seçti. Yetişkin, acıyı. Şimdi acı çekiyorsam, bu, o zamanki mutluluğumun bir parçası. Anlaşma böyle.”
..
“Çocuk güvenliği seçti, yetişkin, acıyı…”
Gündelik hayatlarımızda yaşımıza yakışır olgunlukta davranmamıza rağmen, romantik ilişkimizde, bağlanma sistemimiz tetiklendiğinde, yine o küçük çocuğa dönüşebiliriz.
Somurtur, öfkelenir, trip atar, saldırganca konuşur, anlamsız karşılaştırmalar yapar, hiç ama hiç öyle düşünmediğimiz sözler söyleyebiliriz.
Bu durum zamanla bıkkınlık verir. Bıkkınlık kuşkuyu doğurur:
“Doğru kişiyle miyim? Ben, doğru kişi miyim?”
…
Rollo May, bizi denklem konusunda uyarmıştı:
1. Bireyci - rekabetçi kültür fazlaca kaygı, yalnızlık ve boşluk yaratır.
2. Herkes, partnerinden bu devasa boşluğu doldurmasını bekler.
3. Sevgi, boşluğu doldurma aracı olarak kullanıldığında hem boşluk büyür, hem de kaygı.
4. Yatıştırılmayı beklerken daha fazla kaygıyla karşılaşmak bizi hüsrana uğratır.
Rollo May, “Sevmeyi yeniden öğrenmeliyiz,” demiş ve Auden’in hüzünlü mısralarını yazmıştı:
“Böylece, sevmeyi öğrenirken / En sonunda ona öğretilen / Sevmediğini bilmekti.”
…
Peki neyi yanlış biliyoruz? Yazar Leo Buscaglia’ya göre esas yanılgımız, bir his olan sevgiyle, bir eylem olan sevgiyi karıştırmaktır.
Bir his olarak sevgi doğal ve kendiliğindendir. Bir eylem olarak sevgi ise çocukluğumuzdan bu yana öğrendiğimiz tepkiler bütünüdür.
Bir insanı his olarak çok severken, otomatik tepkilerimiz nedeniyle sanki onu hiç sevmiyormuşuz gibi hissettirebiliriz.
Sevmeyi öğrenmek, otomatik tepkilerimizi ehlileştirirken, kendimize ve partnerimize sabredebilmeyi öğrenmektir.
Enjoy the silence
Milan Kundera, hayatlarımızı zaman içinde tamamlanan bir müziğe benzetmemizi ister. İlişki, iki kişinin müziğinin uyum içinde kaynaşmasıdır.
“İnsan henüz epeyce gençse ve yaşam denen müzik parçası hala açılış notalarındaysa, yaşamın şurasını burasını değiştirip yeniden yazabilir, karşısındakiyle motif değiştokuşu yapabilir”
Ama yazara göre geç yaşta karşılaşan iki insanın müzik parçaları az çok tamamlanmıştır ve her motif, her eşya, her sözcük her biri için farklı anlam taşır.
…
Benim için sevginin anlamı, seninkiyle aynı mıdır? Benim için kıskançlığın anlamı, seninkiyle aynı mıdır? Benim için tatilin, dostluğun, yardım istemenin, eski sevgilinin, yalnız kalma ihtiyacının anlamı seninkiyle aynı mıdır?
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği’nin karakterleri birbirlerini anlamak için sürekli tartışır, tartışır, tartışır. Ama Kundera’ya göre onlar tartıştıkça aralarındaki uçurum açılır:
“...karşılıklı sarf ettikleri sözcüklerin anlamını apaçık anlasalar da, aralarında akıp giden ırmağın anlambilimsel fısıltısını duymayı başaramıyorlardı.”
…
Kundera, konuşmaya bu kadar önem atfetmememizi önerir. Böylelikle sözcüklerin boyunduruğundan kurtulur, bir kucaklamanın çözeceği yatıştırılma problemini, binlerce soğuk kelimeyle daha beter hale getirmeyi bırakabiliriz.
“...sözcüklerimiz de yavaş yavaş, ürkek ürkek, utangaç aşıklar gibi birbirine yaklaşır, birinin müziği ötekinin müziğiyle kaynaşmaya başlar.”
Sevmeyi öğrenmek, Depeche Mode’un şarkısındaki gibi sessizliği kullanmayı öğrenmektir:
“Hep istediğim, hep ihtiyaç duyduğum, şimdi kollarımın arasında / sözcükler gereksiz, sadece zarar verirler şu ana.”
…
C.S. Lewis, güvencenin imkansız, kalp kırıklığının garanti olduğunu söyler ama buna rağmen anlaşmayı kabul etmemizi tavsiye eder.
“Kırılmamak mı istiyorsunuz?” diye sorar yazar, “O zaman kalbinizi kimseye vermeyin. Gidin hobiler bulun, lüks eşyalar edinin. Kalbinizi bencilliğinizin tabutuna kilitleyin. Orada zamanla kalbiniz kırılmaz bir şeye dönüşür. ”
Ve yazara göre, kırılmamak bir lanettir.
“Çünkü, cennet dışında, sevmenin tehlikelerinden korunabileceğiniz tek yer cehennemdir.”
Kaynaklar:
C.S. Lewis - The Four Loves
Richard Attenborough - Shadowlands
Rollo May - Kendini Arayan İnsan
W.H. Auden - The Age of Anxiety
Leo Buscaglia - Love
Milan Kundera - Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
Depeche Mode - Enjoy The Silence







Yorumlar