top of page

Haftalık Psikoloji Bülteni'ne üye ol

Teşekkürler.

HUZURSUZ EMOŞ.jpg

Bitmeyen kendimizi tanıma yolculuğu

  • 18 Tem
  • 2 dakikada okunur

Bir kişi, yeryüzünün resmini yapmaya kalkışır.


Yıllar boyunca bir mekanı illerin, krallıkların, dağların, koyların, teknelerin, adaların, balıkların, odaların, aletlerin, yıldızların, atların, insanların resimleriyle doldurur.


Ölmeden az bir zaman önce bakar ki sabırla gerçekleştirilen bu labirent, kendi yüzünün çizgilerini taşıyor.


...


Borges’in bu kısa anlatısı, insanın kendini tanımasının, deneme ve yanılmalarla dolu, hayat boyu süren bir süreç olduğunu hatırlatır.


Ve o son adımı atmadan, ne olduğumuzu bilemeyiz.


Yine de yaşımız ilerledikçe "artık olmuş olmayı," "sabitlenmeyi" dileriz.


Keşfetmek için yolda olmak, hele bir de yan yollara sapmış olmak bize günah gibi gelir.


Ne yazık ki yol, bize, “keşfetmeyi” değil, “varamamış olmayı” hatırlatır. Hemen varmak, ulaşmak, yerleşmek isteriz.


...


Oysa Lao Tzu, iyi bir seyyahın ne sabit bir planının, ne de bir yere varmak gibi bir niyetinin olduğunu söyler.


İyi bir seyyah, yolculuğun bitmeyeceğini bilen; karşılaştıkları, deneyimledikleri ve topladıklarıyla sürekli değiştiğinin, dönüştüğünün, bütünleştiğinin farkında olandır.


“Yol, kendine bir yer bulamamış kişinin özlemidir.” diye yazar Oruç Aruoba, “kendi yerini yerleşiklikte bulamayan kişi, onu yolculukta arar."


Biz de Aruoba rehberliğinde çıkalım kendini bulma yoluna...


Yoldaki zorluklar için farklı bir perspektif


Belirsizlik bizi yorar.


Hayatın kavşaklarında rahat karar vermek için isteklerimizin, arzularımızın, hedeflerimizin sabit olmasını isteriz.


Oysa her dönem kendi sürprizleriyle gelir.


Oruç Aruoba, belirsizliğe, güzel şeylerin mümkünatı olarak bakmamızı ister:


“Yaşamın belirsizlikleri acı verir bize;” diye yazar, “ama, bunları, yaşamın daha hala belirlenebilecek -hem de, bizim belirleyebileceğimiz-yanları olarak görüp, bunlardan mutlu bile olabiliriz.”


...


Zaten canımızı acıtan belirsizlik değil güvensizliktir.


Kendimiz hakkında keşfedeceklerimizden korkarız. İdeal olandan ne kadar uzak olduğumuzu fark etmekten korkarız. Zayıf yanlarımızdan korkarız.


Aruoba, bu korkunun yağmurlu havada dışarıya delik deşik şemsiyeyle çıkmak gibi hissettirdiğini söyler.


Ama tuhaf bir mesaj vermeyi de ihmal etmez: Bir zamanlar güçsüz gördüğümüz yanlarımız, zamanla en güvendiğimiz yanlarımıza dönüşür.


Ve bizi durduran o rahatsızlık hissi, yoğunlaşır yoğunlaşır ve fırlatır bizi yola.


...


Keşke kendimizi keşfetmeyi önceleyen bir toplumda yaşasaydık. Tersine, kim olduğumuzu on sekiz yaşına gelmeden bulmamız ve ona göre adımlar atmamız beklenir.


İçinde bin farklı tohum taşıyan bizler, kendimiz için tek bir toprağın olduğuna inandırılırız. O toprağı bulamadıkça suçlu hissederiz.


“Tek bir yön tutturamamış olmanın acısını çekeriz hep, ama, aslında, o 'tek' yön, olsaydı-bulunsa, bulunabilseydi- sonumuz olurdu.” der Aruoba.


"Ben oldum," demek huzur verir ama yaşatamadığımız yönlerimizin mezarına dönüşür.


...


Kendini bulma yolculuğunun en zorlu dönemecidir ayrılıklar: İnsanlardan, alışkanlıklarımızdan, işlerimizden, topraklarımızdan ayrılırız.


Pişmanlık hissetmekten ölesiye korkarız.


“Neredeler ki şimdi, bizim için bir zamanlar yaşamsal önemi olan o ötekiler" diye sorar Aruoba, "nerelere gittiler, nerelerde kaldılar: Biz, arıyor, soruyor muyuz onları- neyiz ki biz zaten?”


"Anılar, ve anılar, ve anılar, ve


unutmalar, ve unutulmuşluklar..."


Ama unutur ya da unutulur muyuz sahiden?


...


İyi bir seyyah, hayat denen labirentte karşılaştığı her şeyin hikayesinde bir yeri olduğunu bilir ve o olgunlukla seyreder anları.


Borges’in bir şiirinde anımsattığı gibi: Parlak ayı güzelce seyretmeliyiz; bir gün tüketeceğiz yazgının bize bağışladığı anların toplamını.


O gün, bir bakmışız, çıkmaz sokaklarla dolu sandığımız labirent yüzümüzü oluşturuyor.


Ve rehberimiz, yoldaşımız, Oruç Aruobamız bize yolun sırrını fısıldıyor:


Yol, iki yer arası değildir -


Yer, iki yol arasıdır.



Kaynaklar:

Jorge Luis Borges - Yaratan

Jorge Luis Borges - The Sum

Oruç Aruoba - Yürüme

Yorumlar


30.000 üyeli haftalık Huzursuz Bülten'e ücretsiz abone olabilirsin:

Teşekkürler.

HUZURSUZ BEYİN

  • Instagram
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
bottom of page