Haftalık Huzursuz Psikoloji bültenine üye ol.

Teşekkürler!

Ben omzumda bu çuvalla yürüyemiyorum anne




Ana fikir: “Ebeveynleri Suçlamak” yazıma bir okuyucumdan gelen mektubu kendisinin de izniyle paylaşıyorum.


Böyle dürüst açıklamaları okuyunca benzer sıkıntılarla boğuşan birçok kişinin yalnızlıklarının bir nebze azalacağını, hatta hayatlarını kurtaracak adımı atmak için güç bulacaklarını biliyorum. Bu nedenle kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum.


İyi okumalar, huzurlu günler,







Otuz dokuz yaşındayım.


Hafızama göre tahminen beş yaşındayken arkadaşımın babasının istismarına maruz kaldım. Dokuz yaşıma kadar devam eden korkunç zamanlardı. Üstelik bu kişi ile ilgili o kadar çok şey konuşuluyordu ki yine de benim onların evine oyun oynamaya gidiyor olmama kimse bir şey demiyor ya da bana olanları görmüyorlardı.


Annem... Nasıl farketmemiş olabilirdi ki! Farklı bir sokağa taşındığımızda bitebilmişti bu kabus. Anlatmaya korkuyordum çünkü babamız annemizi neredeyse her gün döverdi. Annemin de belki gücü anca bize yeterdi o da başımıza bir şey gelse bizi suçlardı.


Sanki bu berbat durumu anlatsam ben suçlanacakmışım ya da kendimi anlatamayacakmışım gibi korkardım.


Aradan altı - yedi yıl geçti kendimi tedavi ettiğime artık inandığım zamanlarda başarılı olduğum için seçildiğim büyük bir spor kulübünün antrenörü tarafından tacize uğradım. Ben on beş yaşındaydım antrenör ise altmış yaşlarında.


Korktum, kulüpten ayrıldım.


“Neden ben, yine neden bu oldu” soruları ile şimdi şimdi anladığım ağır bir depresyon dönemini daha kendi kendime atlatmaya çalıştım. Anlatsam anlamazlardı. Arada derede büyüyen, çok başarılı bir öğrenci ve sporcu olduğum halde takdir edilmeyen bir çocuktum. Sonrasında ne zaman yalnız hissetsem hep aynı düşünce oluşmaya başladı:


“Beni ne zaman anladılar ki şimdi anlayacaklar?”


Ama bundan iki yıl önce yine aynı girdaba girdiğim hayattan yaşamaktan keyif almadığım bir dönemde tutamadım kendimi ve bağıra bağıra anlattım her şeyi. Annem ve büyük ablam yıkıldı. Bir çocuk nasıl bunları kendi başına atlatıp büyüyebilirdi onlar anlamadan! Sonra düşündüm, annem on beş yaşında evlenmiş on altı yaşında anne olmuş. O yaşlardan başlamış koca şiddeti. İlkokul mezunu bir ev hanımı. Ben üniversite mezunu onlarca eğitim almış bir kadınım. Ben bu yaşımda hala hata yapabiliyorsam annem elbette ki yapabilirdi. Yediği dayaklar, hor görülmeler ve dört çocuk sahibi olmak.


O gün annemle konuştum. “Ben omzumda bu çuvalla yürüyemiyorum anne,” dedim. “Artık bu yükü yere bırakmalıyım. Geçmiş kötüydü ama bugünümü ve yarınımı da kötü etkilesin istemiyorum. Her şeyi siliyorum ve bundan sonraki yaklaşımların, anneliğin benim için önemli,” dedim.


Dört kardeşten tek evli olan ve çocuğu olan benim. Belki ben daha iyi anlıyorum annemi. Ama ne zaman onu hatalı görmekten vazgeçtim, o zaman hafifledim.


On dört yaşında bir kızım var ve onunla ilişkime çok dikkat ediyorum. Sevgimi sonsuz veriyorum. Bir gün benim destek aldığım psikiyatri doktoru kızımla sohbet etmek istedi. “İstersen annen içeride beklesin tek konuşalım,” dedi kızıma. Kızım dedi ki “annem benim her şeyimi bilir o yüzden çıkmasına gerek yok.”


O an ne hissettiğimi tahmin edeceğinize inanıyorum.