Aynı derin kuyudan: Sevdiğimiz insanların o kadar sevmediğimiz özellikleri




Etrafımızdaki insanlar hakkında konuşurken bazen şöyle deriz “Şu özelliğini çok seviyorum ama keşke bu kadar X olmasaydı.”


Genellikle de değerini fark edemediğimiz özellikler bu sevmediğimiz özellikleri olur. Çünkü sevdiğimiz ve sevmediğimiz özellikler, insanın karakterinde birbirinden bağımsız bir şekilde oturmazlar; karmakarışık ve derin biçimde bağlıdır birbirlerine.


Biri olmadan diğeri olmaz.


Çektiğimiz dertleri rahatça anlayabilecek, onlara güveneceğimiz aşırı duygusal insanlar, tam da bu yüzden, huysuzluğa ve depresifliğe daha yatkındır mesela. Huysuzlukları ve suratsızlıkları yüzünden günümüzü kararttıkları için bazen onlara kızarız. Derin sohbetleri ve anlayışlarıyla en karanlık günlerimizi aydınlatmış olanların onlar olduğunu unutarak.


Yanlarında zamanın nasıl geçtiğini bilmediğimiz hareketli ve eğlenceli insanlar ise daha umursamaz görünebilirler. Derinliğe ve duraklamaya ihtiyacımız olduğu bazı özel anlarda onların hareketliliği ve vurdumduymazlığı bizi incitebilir ve gücendirebilir. Oysa her şeyi umursasalardı bizi harekete geçirecek o enerjiyi bulamaz, o eğlendiğimiz insan olamazlardı.


Bu kriz günlerinde sakinliklerine ve ne kadar korksalar da duygularına mesafe koyarak yürüttükleri akıllarına güvendiğimiz insanlara, daha önce kim bilir kaç defa kalpsiz / duygusuz demişizdir acaba? Tam olarak ne istiyoruz onlardan? Beyinlerini ceplerinde taşıyıp ara sıra kullanmalarını mı?


İnsanların davranışlarına etki eden karakter özellikleri birbirlerine sıkı sıkıya bağlıdır.

Aynı derin kuyudan su alırlar.


Kuyuyu kurutmamaya özen göstermeliyiz.



Yazan: Emre Özarslan (Huzursuz Beyin)

Alıntılar: Brett & Kate McKay - Embracing the Coin of Character


Instagram: https://www.instagram.com/huzursuz.beyin/

Facebook: https://www.facebook.com/huzursuzbeyin/

Twitter: https://twitter.com/huzursuz_beyin

LinkedIn: https://www.linkedin.com/in/huzursuzbeyin/