Çocuğa coronavirüsü anlatmak



İsveç melodik death metal şampiyonu Dark Tranquility’nin Icıpher adlı nadide eserinde şöyle bir söz geçer:


“Beni en çok endişelendiren şey, başkalarında gördüğüm korkudur.”


Çocuklar da size bakar, korkularınızı görür ve endişelenmeye başlar. Kulaklarını dört açarlar ve o endişeyle ilgili bilgi toplarlar. Sizin için belirsiz olan durum onlar için iyice belirsizdir.


Üstelik sizin sahip olduğunuz başa çıkma mekanizmaları onlarda gelişmemiştir ve ne Çin’in nerede olduğunu bilirler, ne de istatistiki olarak binde bir ihtimalin ne olduğunu kavrayabilirler.


Ki biz yetişkinler de, genel olarak istatistiki bilgiyi anlayabilme ve kavrayabilme konusunda gerçekten çok beceriksiziz.


Ama çocuklarla konuşmak kolaydır, çünkü karşımıza “abi bence bunu Amerika yapıyor, Çin son zamanlarda çok gelişmişti, bak dikkat ettiysen...” gibi minimum bilgiyi maksimum komplo teorileriyle karıştırıp üstüne “ben çok zeki olduğum için büyük resmi görüyorum" ego sosuna bandırıp peşin hükümlü bir şekilde gelmezler.


Onlarla orta yolu bulmak gerçekten çok daha kolaydır.


The Guardian, geçtiğimiz günlerde coronavirüsün çocuklara nasıl anlatılması gerektiği konusunda uzmanlarla yaptığı bir röportajı yayımladı. Uzmanlara göre nasıl konuştuğumuz, en az ne konuştuğumuz kadar önemli:


1. Bütün dikkatinizi çocuğa verebileceğiniz, yorgun, aç veya stresli olmadığınız bir zamanı seçin. Yüz yüze konuşmak daha iyi olsa da, bir şey izlerken veya araba kullanırken yan yana geldiğinizde de konuşabilirsiniz. Akşamları konuşulan konular daha ürkütücü etki bıraktığından gündüz konuşması yapılması daha iyi olur.

2. Öncelikle açık uçlu sorular sorarak çocuğunuzun neler bildiğini ve neler hissettiğini öğrenin. Konuşmanızın sınırlarını buna göre ayarlayabilirsiniz.


3. Çocuğunuzun endişelerini onaylayın ama nazikçe gerçekleri sıralayın ve size bilginin nereden geldiğini (doktorlar, profesörler, uzmanlar) açıklayın.


4. Konuşmayı çocuğun kontrolüne bırakın, siz daha çok cevap verin ama aşırı bilgiyle de doldurmayın.


Uzmanlara göre yapacağınız konuşma gerçekleri kapsamalı. Hatta, iyi bir fırsat olduğu için hem hijyenin öneminden, hem vücudun nasıl çalıştığından, hatta evrimden de bahsedebilirsiniz.


Gerçekler: Coronavirüs yeni bir virüs değil. Alışkın olduğumuz COVID-19’un başka bir türü sadece. Henüz çare bulamadığımız için bu kadar sorun çıkıyor. İyi haber; virüsün bulaştığı çoğu kişi zamanla tamamen iyileşiyor. Ama özellikle yaşlı ve sağlık problemleri olan kişiler için durum zorlaşıyor.


1. Her zaman olması gerektiği gibi, kısa kesin ve gerçeklerden bahsedin. Olumlu taraflarına odaklanın; virüsün yeni olmadığından, bütün dünyanın hep beraber çare aradığından ve daha önce de salgınların olduğundan ama hep çare bulunduğundan bahsedin.


2. Olur da hastalık kapsa dahil, büyük ihtimalle hapşırıkla atlatacağından, çünkü çocuklara pek bir şey olmadığından bahsedin. Sevdiği hayvanların da bundan etkilenmeyeceğini ekleyin.


3. Bu durumu, çocuklarınıza vücudun virüslerle nasıl savaştığını açıklamak için fırsat olarak kullanabilirsiniz.


4. Bu durumu, evde bazı rutinleri değiştirmek için kullanabilirsiniz: el yıkama, elle gözlere dokunmama, el sıkışma yerine ayak tokalaşması gibi.


5. Belirsizlik durumunda kendilerini kontrolde hissetmeleri için onlara hijyenle ilgili kısa görevler verebilirsiniz.


Önemli not: Anlattıklarınız kadar ses tonunuzu da önemseyecekleri için sesiniz sakin ve güven verici olmalı.




Yazan: Emre Özarslan (Huzursuz Beyin)


Alıntılar: The Guardian - Stop a worry becoming catastrophic: how to talk to your kids about the coronavirus


Instagram: https://www.instagram.com/huzursuz.beyin/

Facebook: https://www.facebook.com/huzursuzbeyin/

Twitter: https://twitter.com/huzursuz_beyin

LinkedIn: https://www.linkedin.com/in/huzursuzbeyin/