Çelişkisiz hayat, yarım hayattır.
- 18 Tem
- 3 dakikada okunur
Çelişkilerden hoşlanmayız. Ama her çelişki daha gelişmiş bir benliğe ulaşma fırsatı sunar bize.
Jung, ebeveynlik ve kişisel projeleri arasında sıkışan dostuna ikisinden de vazgeçmemesi gerektiğini yazar:
“Ebeveynliğe devam et, senin için doğrusu bu. Ama diğerini yadsıma; yaratıcı projelerin de senin için doğru, çünkü en başından beri içinde saklıydılar.”
Jung, mükemmelliyetçiliği bırakıp, iki yolda da ilerleyerek dengeyi bulması gerektiğini söyler.
…
Sevdiklerimizle vakit geçirmek veya kendimize alan açmak, özgün olmak veya onaylanmayı beklemek, bağımsızlık veya aidiyet…
Jung’a göre bu tür çelişkilerin çözümü bulunmaz. “Aşmak için yapmamız gereken,” der Jung, “nihayetinde kendi doğamızdan kaynaklanan zıtlıklara karşı sabırlı bir tahammül olabilir.”
Buna “uzlaştırıcı üçüncü,” adını koyar:
İki seçenekten birini seçmek yerine gerilime olabildiğince dayanmak ve benliğimizin bütün çelişkileri içine alabilecek kadar büyümesini beklemek…
…
Evet, çelişkiler acı verir. Ama insan zaten irili ufaklı çelişkilerden oluşur.
Arkadaşına, “Sen, birbiriyle çelişen parçalarını acı ateşinde eriterek sabit bir forma kavuşmayı dileyen öfkeli bir çatışmanın kendisisin,” diye yazar ve onu teselli eder:
“Çelişkinin olmadığı bir hayat, yarım bir hayattır.”
İnsan bütün çelişkileriyle bütünleşerek büyümeli. Tıpkı Walt Whitman’ın ünlü dizelerindeki gibi:
“Kendimle çelişiyor muyum? Pekala öyleyse, kendimle çelişiyorum.
Büyüğüm ben, çokluklar var içimde.”
…
Bugün, bu çelişkilerin biyolojik boyutunu biliyoruz. Nörobilimci David Eagleman, beynimizi temsili demokrasiye benzetir.
“Bizim bir beynimiz ama birden çok zihnimiz var,” der Eagleman. Frontal lob, diyet yapmamızı isterken, haz odaklı sistemlerimiz o çikolatalı keki yemek isteyebilir:
“Pastaya uzanıp uzanmamaya bir türlü karar veremeyiz çünkü davranışımıza yön veren direksiyonun üzerindeki küçük ellerin sayısı çoktur.”
İşte Jung, direksiyonu ele geçirmek isteyen bütün o küçük elleri tanımamızı salık verir.
Yaratıcı kaos
Jung’a göre, çelişkilerin yarattığı kaos içinde büyümemiz için üç bileşen bulunur: İçgörü, dayanıklılık, eylem.
İçgörü: Hangi çelişkilerle daha sık karşılaştığımızı fark etmek ve bunları kaydetmek. Örneğin özgürlük - aidiyet ikilemi.
Dayanıklılık: Bu çelişkilerin hangi yönlerimizi gösterdiğini anlamak ve çıkan gerilime katlanmak.
Eylem: Çelişkinin her iki ucu için de küçük de olsa pratik adımlar atmak.
…
Karen Horney de İçsel Çatışmalarımız’da benzer fikri öne sürer:
“Çatışmaları bilinçli şekilde yaşamak, ne kadar rahatsız edici olsa da, çok kıymetli bir meziyet olabilir,” diye yazar psikanalist, “Çatışmalarımızla yüzleşip kendi çözümlerimizi aradıkça, içsel anlamda da bir o kadar bağımsız ve güçlü oluruz.”
Çelişkilerin farkına varmamak ve kendimizi çelişkisiz sanmak ise bizi cansızlaştırır:
“Cansızlıktan kaynaklanan yapay bir dinginlik hali imrenilecek bir şey değildir. Böylesi bir duygu bizi güçsüzleştirip her türden etkiye açık hale getirir.”
…
Horney, çelişkileri kabul etmenin getirdiği yaratıcılığı şöyle açıklar:
1. Çelişkilerimiz sıklıkla fikirler, inançlar ya da manevi değerler ile ilgilidir.
2. Çelişkilerin farkına varmak aynı zamanda bunları sürekli yeniden değerlendirmeye yarar.
3. Yeniden değerlendirdikçe kendi değer sistemimizi sürekli güncel tutmş oluruz.
Dolayısıyla çelişkilerin farkına varamadığımız veya onları yok saydığımız bir hayat, kendimizi güncelleyemediğimiz bir hayata dönüşür.
…
Bugün, çelişkinin yarattığı kaos, genişleme fırsatından ziyade irade sorunu olarak görülür.
Yıllar önce Nietzsche, insanların çelişkisiz görünmek için zihinsel zenginliklerinden vazgeçeceği bugünleri öngörmüştü.
“İnsanın toprağı hala yeterince zengin.” demişti filozof, “Ama bu toprak yoksul ve çorak olacak gelecekte, tek bir ağaç bile yeşermeyecek artık onda.”
“Diyorum ki size: Dans eden bir yıldız doğurabilmek için hala kaos olmalı insanın içinde.”
“Diyorum ki size: Hala kaos var içinizde.”
Kaynaklar:
Carl Gustav Jung - Letters of C. G. Jung Vol 1 1906-1950
Carl Gustav Jung - Collected Works 14
Carl Gustav Jung - Collected Works 8
Walt Whitman - Song to Myself
David Eagleman - Incognito
Karen Horney - İçsel Çatışmalarımız
Ralph Waldo Emerson - İnsanın Görkemi
Nietzsche - Böyle Söyledi Zerdüşt







Yorumlar